Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK), 2025 yılı Gayrisafi Yurt İçi Hasıla (GSYH) verilerini açıkladı. Buna göre, Türkiye ekonomisi 2025 yılını yüzde 3,6 büyüme ile kapattı. 2025’in dördüncü çeyreğinde ise GSYH, önceki yılın aynı dönemine göre yüzde 3,4 arttı.
Cari fiyatlarla GSYH, 2025 yılında 63 trilyon 20 milyar 906 milyon TL olarak hesaplandı. ABD doları cinsinden kişi başına GSYH ise 18 bin 040 dolar oldu.
SEKTÖREL ANALİZ: İNŞAAT VE HİZMETLER ÖNE ÇIKTI
GSYH’yi oluşturan sektörler incelendiğinde, 2025 yılında inşaat sektörü yüzde 10,8 ile en yüksek büyüme oranına ulaşırken, bilgi ve iletişim faaliyetleri yüzde 8 artış gösterdi. Ticaret, ulaştırma, konaklama ve yiyecek hizmetleri yüzde 4,6, diğer hizmet faaliyetleri yüzde 4,3, mesleki, idari ve destek hizmetleri yüzde 4 büyüdü. Finans ve sigorta sektörü yüzde 3,8, sanayi sektörü yüzde 2,9, gayrimenkul faaliyetleri yüzde 2,7 büyüme kaydetti. Kamu yönetimi, eğitim, insan sağlığı ve sosyal hizmet faaliyetleri ise sadece yüzde 1 arttı. Tarım sektörü, iklim ve üretim sorunları nedeniyle yüzde 8,8 geriledi.
HANEHALKI TÜKETİMİ VE DEVLET HARCAMALARI
Yerleşik hanehalklarının nihai tüketim harcamaları 2025 yılında yüzde 4,1 artarken, 4. çeyrekte bu oran yüzde 5,2’ye yükseldi. Devletin nihai tüketim harcamaları ise yüzde 0,9 azaldı. Gayrisafi sabit sermaye oluşumu ise yüzde 5,4 artış gösterdi.
Hanehalkı tüketiminin GSYH içindeki payı yüzde 54,4 olarak gerçekleşti. Bu veriler, bireysel harcamaların ve iç talebin ekonomideki büyümenin ana motoru olduğunu ortaya koyuyor.
DIŞ TİCARETTE KARMAŞA: İHRACAT DÜŞTÜ, İTHALAT ARTTI
2025 yılında mal ve hizmet ihracatı bir önceki yıla göre yüzde 0,3 azalırken, ithalat yüzde 4,9 arttı. Dördüncü çeyrekte ise ihracat yüzde 2,3 düşerken ithalat yüzde 3,8 yükseldi. Bu durum, özellikle enerji ve ara malları ithalatındaki artış ve küresel talepteki dalgalanmalardan kaynaklandı.
İŞ GÜCÜ ÖDEMELERİ VE NET İŞLETME ARTIĞI
2025 yılında iş gücü ödemeleri bir önceki yıla göre yüzde 40,4 artarken, net işletme artığı/karma gelir yüzde 44,2 yükseldi. Dördüncü çeyrekte iş gücü ödemeleri yüzde 36,9, net işletme artığı/karma gelir ise yüzde 44,2 arttı. İş gücü ödemelerinin GSYH içindeki payı yüzde 36,9, net işletme artığının payı ise yüzde 44,1 oldu.
EKONOMİDE DENGELER VE RİSKLER
Ekonomik büyüme genel olarak istikrarlı bir görünüm sergilese de, tarım sektöründeki düşüş ve ihracattaki gerileme dikkat çekiyor. Özellikle tarım ve enerji maliyetlerindeki yükseliş, ithalatın artmasına yol açarken dış ticaret dengesini olumsuz etkileyebilir.
Buna karşılık, inşaat, bilgi-iletişim ve hizmet sektörlerindeki güçlü büyüme, iç talebin ekonomiyi desteklediğini gösteriyor. Hanehalkı tüketimindeki artış, ekonomik canlılığın sürdüğünü ve vatandaş harcamalarının ekonomiye katkı verdiğini ortaya koyuyor.
GELECEĞE BAKIŞ
2026 yılı için ekonomik beklentiler, büyümenin yüzde 4 civarında olacağı yönünde. Ancak küresel enerji fiyatları, Orta Doğu’daki jeopolitik gelişmeler ve iç talepteki dalgalanmalar, Türkiye ekonomisi için potansiyel riskler arasında yer alıyor.
Ekonomi uzmanları, hanehalkı tüketiminin, sabit sermaye yatırımlarının ve finans sektöründeki büyümenin, kısa vadede büyüme üzerinde belirleyici olacağını belirtiyor. Tarım ve ihracatta iyileşme sağlanması, sürdürülebilir bir ekonomik denge için kritik görülüyor.
