Türkiye, üç yıl önce bugün tarihinin en yıkıcı doğal afetlerinden biriyle sarsıldı. 6 Şubat 2023’te Kahramanmaraş merkezli meydana gelen iki büyük deprem, yalnızca şehirleri değil, milyonlarca insanın hayatını kökünden değiştirdi. “Asrın felaketi” olarak anılan bu deprem zinciri, acısıyla, yıkımıyla ve ardından gelen büyük dayanışmasıyla Türkiye’nin hafızasına kazındı.
Saat 04.17’de Pazarcık’ta 7.7 büyüklüğünde gerçekleşen ilk sarsıntı, uykudaki kentleri yerle bir etti. Henüz yaralar sarılmaya başlanmadan saat 13.24’te Elbistan merkezli 7.6 büyüklüğündeki ikinci deprem geldi. Bu iki sarsıntı, Kahramanmaraş başta olmak üzere 11 ili etkileyerek geniş bir coğrafyada ağır tahribata yol açtı.
Yaklaşık 120 bin kilometrekarelik alanda 14 milyon insan doğrudan etkilendi. Resmi rakamlara göre 53 bin 537 vatandaş hayatını kaybetti, 107 bin 213 kişi yaralandı. Hatay’dan Adıyaman’a, Gaziantep’ten Malatya’ya kadar pek çok şehirde sokaklar sessizliğe büründü, mahalleler harabeye döndü.
Hasar tespit çalışmalarında tablo oldukça ağır çıktı. 35 bin 355 bina tamamen yıkıldı; 17 bin 491 bina ise acil yıkılacaklar listesine alındı. Yüz binlerce yapı ağır ya da orta hasarlı olarak kaydedildi. Birçok ilçe ve köyde yaşam neredeyse sıfırdan başlamak zorunda kaldı.
Felaketin hemen ardından Cumhurbaşkanlığı kararıyla ülke genelinde 7 gün milli yas ilan edildi. Deprem bölgesinde ise Olağanüstü Hal yürürlüğe girdi. Devlet tüm kurumlarıyla sahaya inerken, AFAD, JAK, UMKE, itfaiye ekipleri ve uluslararası arama kurtarma ekipleri gece gündüz çalıştı.
Toplam 650 bin personel bölgede görev yaptı. Yüz binlerce çadır kuruldu, yüzlerce konteyner kent oluşturuldu. Aileler geçici de olsa barınacak bir yer buldu; sıcak yemek, su ve temel ihtiyaçlar hızla ulaştırıldı.
Sağlık sistemi de büyük darbe aldı. Bölgede bulunan 116 hastanenin önemli bir kısmı hasar gördü. Kültürel miras da zarar gördü; yüzlerce tarihi yapı yıkıldı ya da ağır hasar aldı.
Ekonomik bilanço da oldukça ağır oldu. Depremin Türkiye’ye maliyeti yaklaşık 103,6 milyar dolar olarak hesaplandı. En büyük zarar kalemi konut hasarı olurken, kamu binaları ve altyapıdaki yıkım da büyük bir yük oluşturdu.
Felaket sonrası yüz binlerce kişi başka şehirlere göç etmek zorunda kaldı. TÜİK verilerine göre 715 binden fazla kişi deprem bölgesini terk etti. En fazla göç Hatay’dan gerçekleşti.
Ancak yıkımın ardından yeniden inşa süreci de hızla başladı. Devlet, bölgeye 106 milyar lirayı aşkın kaynak aktardı. 2025 yılı sonuna kadar 455 bin konut tamamlanarak hak sahiplerine teslim edildi. Yeni mahalleler, okullar, hastaneler ve iş yerleri inşa edildi.
Bugün, 6 Şubat’ın üçüncü yılında Türkiye’nin dört bir yanında anma törenleri düzenleniyor. Depremde hayatını kaybedenler için dualar ediliyor, enkaz alanlarına karanfiller bırakılıyor. Aileler acılarını paylaşırken adalet taleplerini de yineliyor.
Üç yıl sonra yaşam büyük ölçüde yeniden kurulmuş olsa da, 6 Şubat depremleri Türkiye için unutulmayacak bir travma olarak tarihe geçti. Bu felaket, hem dayanışmanın gücünü hem de depreme karşı hazırlığın ne kadar hayati olduğunu bir kez daha gösterdi.

