ABD yönetimi, Ocak ayının ilk günlerinde Venezuela’ya yönelik düzenlenen askeri operasyonun ardından bu ülkeden elde edilen petrolün ilk resmi satışını gerçekleştirdiğini duyurdu. Washington yönetimi tarafından yapılan açıklamada, satıştan 500 milyon dolar gelir elde edildiği belirtilirken, bu gelişme küresel enerji piyasalarında ve uluslararası kamuoyunda geniş yankı uyandırdı.
Askeri Operasyonun Ardından Kritik Adım
ABD ordusu, 3 Ocak Cumartesi sabaha karşı Venezuela’nın başkenti Karakas’ı hedef alan geniş çaplı bir hava operasyonu düzenlemişti. Operasyonun ardından ABD Başkanı Donald Trump, Venezuela Devlet Başkanı Nicolas Maduro ve eşi Cilia Flores’in yakalanarak ülke dışına çıkarıldığını açıklamıştı. Söz konusu operasyon, Latin Amerika tarihinin en sıra dışı askeri müdahalelerinden biri olarak değerlendiriliyor.
Trump, operasyonu “muhteşem ve kusursuz” olarak nitelendirirken, Venezuela’nın bundan sonra ABD denetiminde yeni bir yönetim sürecine gireceğini öne sürmüştü.
Petrol Satışıyla Yeni Süreç Başladı
Askeri ve siyasi gelişmelerin ardından ABD yönetimi, Venezuela’dan elde edilen petrolün ilk satışını gerçekleştirdi. Beyaz Saray yetkilileri, satışın uluslararası piyasalarda yapıldığını ve 500 milyon dolarlık gelir sağlandığını duyurdu. Yetkililer, bu satışın yalnızca bir başlangıç olduğunu, önümüzdeki haftalarda yeni petrol sevkiyatlarının da yapılacağını ifade etti.
ABD kaynaklarına göre, petrol satışından elde edilen gelirler ABD hükümetinin kontrolünde bulunan Katar’daki banka hesaplarında tutuluyor. Bu hesaplar, Washington tarafından “tarafsız ve güvenli finansal bölge” olarak tanımlanıyor.
Trump’tan Dev Yatırım Planı
Başkan Donald Trump, petrol satışının ardından yaptığı açıklamada, Amerikan enerji şirketlerinin Venezuela’nın uzun yıllardır ihmal edilen ve büyük ölçüde çökmüş olan enerji altyapısını yeniden ayağa kaldırmak için en az 100 milyar dolarlık yatırım yapacağını iddia etti.
Trump, bu yatırımlar sayesinde:
Venezuela’nın petrol üretiminin 18 ay içinde yüzde 50 artırılacağını,
ABD’de enerji fiyatlarının düşürüleceğini,
Küresel petrol piyasalarında arz güvenliğinin sağlanacağını
savundu.
Beyaz Saray Sözcüsü Taylor Rogers da, Trump yönetiminin “daha önce benzeri görülmemiş büyüklükte yatırımlar yapmaya hazır” enerji şirketleriyle temas halinde olduğunu açıkladı.
Petrol Devlerinden Temkinli Mesajlar
Ancak hükümetin iyimser açıklamalarına karşın, enerji sektörünün önde gelen şirketleri daha temkinli bir yaklaşım sergiliyor. ExxonMobil CEO’su Darren Woods, Beyaz Saray’da yapılan kapalı toplantıda, Venezuela’nın mevcut koşullar altında “yatırılamaz” bir ülke olduğunu dile getirdi.
Woods, geçmişte Venezuela’da yabancı şirketlere ait varlıklara el konulduğunu hatırlatarak, yeni yatırımlar için net yasal güvenceler ve uzun vadeli hukuki çerçeve oluşturulması gerektiğini vurguladı.
İndirimli Petrol, Kontrollü Gelir
Reuters’a yansıyan bilgilere göre, piyasaya sunulan Venezuela ham petrolü, Kanada ve Orta Doğu menşeli petrol fiyatlarının altında, indirimli oranlarla alıcılara sunuluyor. ABD yönetimi, bu yöntemin hızlı satış ve piyasa payı kazanımı için tercih edildiğini savunuyor.
Yetkililer, elde edilen gelirin bir bölümünün Venezuela’daki sağlık ve temel kamu hizmetlerinin iyileştirilmesinde kullanılacağını belirtse de, fonların nasıl ve ne ölçüde harcanacağına ilişkin nihai kararın tamamen ABD hükümetine ait olacağı ifade ediliyor.
Uluslararası Tepkiler ve Belirsizlik
ABD’nin Venezuela petrolünü satışa sunması, uluslararası arenada da tartışmaları beraberinde getirdi. Bazı ülkeler ve insan hakları örgütleri, bu sürecin uluslararası hukuk ve egemenlik ilkeleriyle çeliştiğini savunurken, bazı analistler ise gelişmeyi “küresel enerji dengelerini yeniden şekillendirecek bir hamle” olarak değerlendiriyor.

