Birleşik Kamu-İş Konfederasyonu Araştırma Merkezi (KAMU-AR), Haziran 2026 dönemine ilişkin açlık ve yoksulluk sınırı araştırmasının sonuçlarını kamuoyuyla paylaştı. Araştırmada, temel tüketim harcamalarındaki yükselişin devam ettiği belirtilirken, dört kişilik bir ailenin yaşam maliyetinin önceki aylara göre daha da arttığına dikkat çekildi. Raporda yer alan hesaplamalar, özellikle sabit gelirle geçimini sağlayan vatandaşların karşı karşıya kaldığı ekonomik tabloya ilişkin önemli veriler ortaya koydu.
Araştırmaya göre, dört kişilik bir ailenin sağlıklı ve dengeli beslenebilmesi için yapması gereken aylık gıda harcaması Haziran 2026 itibarıyla 37 bin 996 lira olarak hesaplandı. Böylece açlık sınırı yalnızca bir ay içinde 341 lira yükselirken, son bir yıllık dönemdeki artışın ise 10 bin 581 liraya ulaştığı bildirildi. Gıda fiyatlarındaki yükselişin temel tüketim harcamalarını doğrudan etkilediği belirtilen raporda, özellikle dar gelirli ailelerin bütçelerinin üzerindeki baskının arttığı ifade edildi.
Gıda dışındaki zorunlu yaşam giderlerinde de yükseliş sürdü. Barınma, ulaşım, sağlık, eğitim, giyim, haberleşme ve diğer temel ihtiyaçlar için yapılması gereken aylık harcama 78 bin 110 lira olarak hesaplandı. Bu kalemde bir aylık artış 1.920 lira olurken, yıllık bazda ise 21 bin 666 liralık yükseliş kaydedildi. Böylece açlık sınırı ile gıda dışı temel harcamaların toplamından oluşan yoksulluk sınırı 116 bin 106 liraya yükseldi.
KAMU-AR raporunda mevcut ücretlerin bu yaşam maliyetleri karşısındaki durumu da değerlendirildi. Araştırmada, mevcut asgari ücretin dört kişilik bir ailenin yalnızca temel gıda harcamalarının belirli bir bölümünü karşılayabildiği belirtilirken, toplam yaşam maliyetinin oldukça gerisinde kaldığı ifade edildi. Rapora göre aynı hanede dört kişinin asgari ücretle çalışması halinde oluşan toplam gelir dahi hesaplanan yoksulluk sınırının altında kalıyor.
Emekli maaşlarına ilişkin değerlendirmelerde de benzer bir tablo ortaya konuldu. Araştırmada, en düşük emekli aylığının aylık temel gıda harcamalarının tamamını karşılamaya yetmediği belirtilirken, emeklilerin artan yaşam maliyetleri karşısında alım gücünün zayıfladığı değerlendirmesi yapıldı. Rapor, özellikle sabit gelirli kesimlerin enflasyondan daha fazla etkilendiğine işaret etti.
Kamu çalışanlarının maaşları da araştırmanın önemli başlıklarından biri oldu. Verilere göre aile ve çocuk yardımı dahil en düşük memur maaşı ile ortalama memur maaşı, hesaplanan yoksulluk sınırının altında bulunuyor. KAMU-AR, mevcut hesaplamalara göre en düşük memur maaşının yoksulluk sınırına ulaşabilmesi için yaklaşık yüzde 87,6, ortalama memur maaşının ise yüzde 71,7 oranında artması gerektiğini belirtti.
Haziran ayına ilişkin araştırma, yükselen enflasyonun ve temel tüketim harcamalarındaki artışın hane bütçeleri üzerindeki etkisini bir kez daha ortaya koydu. Açlık ve yoksulluk sınırına ilişkin veriler, ekonomik göstergeler ile vatandaşların satın alma gücü arasındaki ilişkiyi değerlendiren çalışmalara yeni bir veri seti sunarken, raporda yer alan hesaplamalar ekonomi çevrelerinde ve kamuoyunda geniş yankı uyandırdı.
