Orta Doğu’da son dönemde yaşanan jeopolitik gelişmeler, küresel enerji piyasalarında sert dalgalanmalara neden olurken, bu dalgalanmaların en somut yansıması akaryakıt fiyatlarında görüldü. Bölgedeki gerilimin ardından ilan edilen geçici ateşkes, petrol arzına ilişkin endişeleri önemli ölçüde azaltırken, fiyatlarda hızlı bir düşüşü beraberinde getirdi.
Süreç boyunca özellikle ABD, İsrail ve İran arasında yaşanan gerilimlerin etkisiyle petrol piyasalarında ciddi bir tedirginlik oluşmuş, Brent petrol fiyatları kısa sürede 75 dolar seviyelerinden 115 dolar seviyelerine kadar yükselmişti. Bu yükseliş, dünya genelinde enerji maliyetlerini artırırken, Türkiye gibi enerji ithalatçısı ülkelerde akaryakıt fiyatlarının hızla yukarı yönlü hareket etmesine yol açmıştı. Ancak son gelişmelerle birlikte tablo tamamen değişti.
Taraflar arasında sağlanan geçici ateşkes, piyasalar tarafından olumlu karşılanırken, özellikle Hürmüz Boğazı üzerinden petrol sevkiyatının yeniden güvenli hale gelmesi beklentisi, fiyatların düşüşünü hızlandırdı. Hürmüz Boğazı’nın dünya petrol ticaretinin en kritik noktalarından biri olması nedeniyle, bu bölgede yaşanan her siyasi gelişme doğrudan küresel fiyatlara yansıyor.
Bu gelişmelerin ardından petrol fiyatlarındaki düşüş, doğrudan akaryakıt pompalarına yansıdı ve benzin ile motorin fiyatlarında önemli indirimler gerçekleşti. Motorin fiyatlarında litre başına yaklaşık 12,94 TL’lik bir düşüş yaşanırken, benzinde de ortalama 1,09 seviyesinde bir indirim uygulandı. Bu oranlar, son aylarda görülen en sert indirimler arasında yer aldı.
Büyükşehirlerde güncellenen fiyatlara bakıldığında İstanbul, Ankara ve İzmir’de motorin fiyatlarının yeniden 70 TL bandına yaklaştığı, benzin fiyatlarının ise 60 TL seviyelerine gerilediği görüldü. İstanbul’da motorin 72,35 TL, Ankara’da 73,48 TL, İzmir’de ise 73,76 TL seviyelerine düştü. Benzin fiyatları ise İstanbul’da 62 TL civarına, Ankara’da 63 TL seviyelerine, İzmir’de ise 63 TL’nin biraz üzerine geriledi.
Enerji piyasası uzmanlarına göre bu düşüşün en temel nedeni, savaş riskinin azalmasıyla birlikte petrol piyasalarında oluşan “risk priminin” ortadan kalkmasıdır. Gerilim döneminde yatırımcılar olası arz kesintilerini fiyatlara dahil ederken, ateşkes sonrası bu beklentilerin tersine dönmesi fiyatların hızlı şekilde gerilemesine yol açtı.
Türkiye’de akaryakıt fiyatlarının belirlenmesinde önemli bir rol oynayan vergi sistemi ve rafineri maliyetleri de bu süreçte yeniden gündeme geldi. Özellikle eşel mobil sistemi sayesinde fiyat artışlarının bir kısmının vergi tarafında dengelenmesi, pompa fiyatlarındaki ani yükselişleri sınırlamıştı. Ancak motorin tarafında vergi limitlerinin etkisi nedeniyle bazı artışların doğrudan fiyatlara yansıdığı dönemler de yaşanmıştı.
Uzmanlar, mevcut düşüş trendinin devam etmesi halinde önümüzdeki günlerde yeni indirimlerin gündeme gelebileceğini ancak küresel jeopolitik risklerin tamamen ortadan kalkmadığını belirtiyor. Bu nedenle petrol fiyatlarında kalıcı bir istikrar sağlanmadan akaryakıt fiyatlarının da tam anlamıyla dengelenmesinin zor olduğu ifade ediliyor.
Sonuç olarak Orta Doğu’daki ateşkes süreci ve Hürmüz Boğazı üzerinden sağlanan lojistik rahatlama, küresel enerji piyasalarında önemli bir gevşemeye neden olmuş ve bu durum Türkiye’de akaryakıt fiyatlarına doğrudan ve sert bir indirim olarak yansımıştır.
