Alihan Kuriş suç örgütüne yönelik yürütülen soruşturmada adli süreç devam ederken, Adalet Bakanı Akın Gürlek’ten kamuoyuna yönelik dikkat çeken bir değerlendirme geldi.
Soruşturma kapsamında gözaltına alınan 38 şüphelinin adliyedeki işlemleri tamamlandı. Şüphelilerden 32’si tutuklanırken, 6 kişi hakkında ev hapsi şartıyla adli kontrol tedbiri uygulandı.
Yaşanan gelişmelerin ardından açıklama yapan Bakan Gürlek, suç örgütleriyle mücadelenin herhangi bir kimlik, inanç veya görünüş üzerinden değil, işlenen fiiller üzerinden yürütüldüğünü vurguladı.
“HUKUK DEVLETİ İLKELERİ ÇERÇEVESİNDE MÜCADELE EDİYORUZ”
Akın Gürlek, Türkiye’nin suç örgütleri ve çetelerle mücadelesinin kesintisiz sürdüğünü belirtti.
Örgütlerin hangi isim veya kisve altında faaliyet gösterdiğinin devlet açısından belirleyici olmadığını ifade eden Gürlek, esas olanın suç teşkil eden eylemler olduğunu dile getirdi.
Bakan Gürlek, devletin bu mücadeleyi hukuk devleti ilkeleri doğrultusunda sürdüreceğini belirterek, hiçbir yapının hukukun üzerinde olmadığının altını çizdi.
DİNİ DUYGULARIN İSTİSMARINA VURGU
Gürlek, açıklamasında özellikle vatandaşların inançlarının ve dini hassasiyetlerinin istismar edilmesi konusuna dikkat çekti.
Bazı yapıların dini duyguları kullanarak suç işlediği ve bu yöntemle haksız kazanç sağladığının tespit edilmesi halinde gerekli hukuki işlemlerin yapılacağını belirten Gürlek, Alihan Kuriş soruşturmasının da bu kapsamda değerlendirildiğini söyledi.
Adalet Bakanı, devletin vatandaşların inançlarını koruma konusunda hassas olduğunu ancak dini değerlerin suç faaliyetlerinin aracı olarak kullanılmasına müsaade edilmeyeceğini ifade etti.
“İNANÇ, SUÇ FAALİYETİNİN KALKANI OLAMAZ”
Bakan Gürlek’in açıklamasındaki en dikkat çekici ifadelerden biri de inanç ve suç ilişkisine yönelik oldu.
Gürlek, “İnanç ve dini değerler, hiçbir şekilde suç faaliyetlerinin aracı veya kalkanı haline getirilemez.” diyerek bu konuda devletin tavrının net olduğunu ortaya koydu.
Gürlek ayrıca herhangi bir inanç, dini yapı veya topluluğun kimliğinin tek başına soruşturma gerekçesi olamayacağını belirtti.
“ÖLÇÜT SUÇ TEŞKİL EDEN FİİLLER”
Adalet Bakanı, yürütülen soruşturmalarda temel kriterin kişilerin veya yapıların kimliği değil, ortaya konulan eylemler olduğunu vurguladı.
Gürlek, “Burada temel ölçüt, herhangi bir inanç, dini yapı veya topluluğun kimliği değil; suç teşkil eden fiiller ve bu fiillerle bağlantılı yapılanmalardır.” ifadelerini kullandı.
Bu mesajla birlikte soruşturmanın belirli bir inanç grubuna yönelik olmadığı, iddia edilen suç faaliyetleri ve bunlarla bağlantılı yapılanmaların hedef alındığı vurgulandı.
İNANÇ VE İBADET ÖZGÜRLÜĞÜ MESAJI
Akın Gürlek açıklamasının sonunda inanç ve ibadet özgürlüğünün korunacağı mesajını da verdi.
Devletin hukuken suç sayılan eylemlerle mücadele ederken vatandaşların inançlarını özgürce yaşama hakkını korumaya devam edeceğini belirten Gürlek, iki konunun birbirinden ayrılması gerektiğini ifade etti.
Soruşturmadaki son adımlarla birlikte 32 şüphelinin tutuklanması ve 6 şüpheli hakkında ev hapsi kararı verilmesi, dosyada önemli bir aşama olarak kayıtlara geçti. Adli sürecin bundan sonraki aşamasında soruşturmanın kapsamına ilişkin yeni ayrıntıların ortaya çıkması bekleniyor.
