1992’de Azerbaycan’ın Hocalı kasabasında yaşanan katliam, ülkede derin bir yara bırakmış ve tarih kitaplarına unutulmaz bir trajedi olarak kazınmıştır. Kadın, çocuk ve yaşlıların hedef alındığı bu saldırı, Azerbaycan halkı için acının ve kaybın simgesi haline gelmiştir.
Hocalı, Sovyetler Birliği’nin dağılma sürecinde stratejik öneme sahip bir yerleşim yeriydi. Bölgede bulunan tek havaalanı, kasabayı hem askeri hem de lojistik açıdan kritik bir hedef hâline getirmişti. 1991’in sonlarında Ermeni güçleri tarafından ablukaya alınan kentte, 11 bini aşkın nüfus çatışmalar nedeniyle yaklaşık 3 bine düşmüştü. Kuşatma sırasında yardım yalnızca helikopterle ulaştırılabiliyordu ve kasaba halkı giderek izole bir yaşam sürmeye başlamıştı.
25 Şubat 1992 gecesi, Sovyet ordusuna bağlı 366. motorize alayın desteğiyle Hocalı’ya üç koldan saldırı başlatıldı. Ertesi gün, sivillerin hedef alındığı katliam yaşandı. Azerbaycan resmi verilerine göre, bu saldırılarda 106 kadın, 70 yaşlı ve 63 çocuk olmak üzere toplam 613 Azerbaycan Türkü hayatını kaybetti. 487 kişi ağır yaralı olarak kurtulurken, 1275 kişi esir alındı; esirlerden 150’sinden bir daha haber alınamadı. Katliam sırasında 8 aile tamamen yok edildi; 25 çocuk her iki ebeveynini, 130 çocuk ise anne veya babasını kaybetti. Tanık ifadeleri ve adli tıp raporları, sivillerin ağır işkencelere maruz kaldığını ortaya koymaktadır.
Uluslararası Hukuk ve Tanınma
Azerbaycan yönetimi, Hocalı’da yaşananların başta 1949 Cenevre Sözleşmeleri ve BM Soykırım Sözleşmesi olmak üzere birçok uluslararası hukuk metninin ihlali olduğunu savunuyor. Azerbaycan Parlamentosu, Hocalı Katliamı’nı “soykırım” olarak nitelendirdi. Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi ise 22 Nisan 2010 tarihli kararında Hocalı’daki olayları savaş suçu ve insanlığa karşı suçlarla eşdeğer olarak değerlendirdi. Bugüne kadar 18 ülkenin parlamentoları ve ABD’nin 24 eyalet meclisi, Hocalı’yı kınayan kararlar aldı.
Karabağ Süreci ve Sonrası
1990’larda Dağlık Karabağ’da genişleyen çatışmalar, Şuşa, Laçın, Kelbecer, Ağdam, Fuzuli, Gubadlı, Zengilan ve Cebrayıl gibi bölgelerin işgaline yol açtı. Yüz binlerce kişi yerinden edilirken, Azerbaycan’ın tarihi ve kültürel mirası büyük zarar gördü. 2020 yılında Azerbaycan ordusunun yürüttüğü operasyonlarla Karabağ’daki işgal büyük ölçüde sona erdi. Bakü yönetimi, “Karabağ Azerbaycan’dır” söylemiyle toprak bütünlüğünün yeniden tesis edildiğini ilan etti.
Hafızalarda Silinmeyen Acı
Hocalı Katliamı, Azerbaycan toplumunda derin bir travma olarak hafızalarda yerini koruyor. Her yıl 26 Şubat’ta düzenlenen anma törenlerinde hayatını kaybedenler yad ediliyor ve uluslararası topluma adalet çağrısı yineleniyor. Azerbaycan Milli Marşı’ndaki “Senden ötürü can vermeye cümle hazırız” dizeleri ise ülkede bağımsızlık ve vatan vurgusunun sembolü olmaya devam ediyor. Hocalı, sadece bir kasaba değil, Azerbaycan halkının özgürlük ve direniş sembolü olarak hafızalarda yaşamaya devam ediyor.



