Milliyetçi Hareket Partisi (MHP) Genel Başkanı Devlet Bahçeli, Ramazan Bayramı’nın ardından partisinin grup toplantısında önemli ve kapsamlı açıklamalarda bulundu. Türkiye’nin terörle mücadele sürecini ve “Terörsüz Türkiye” hedefini detaylı bir biçimde ele alan Bahçeli, bu hedefin hem devlet aklı hem de tarihi bir fırsat kapısı olduğunu vurguladı.
Bahçeli, konuşmasında şunları kaydetti:
“Daha güçlü bir Türkiye amacımızdır. Daha müreffeh bir millet gayemizdir. Daha kuvvetli bir devlet gayretimizdir. Gönüllerinde vatan, millet ve bayrak sevgisi olan herkesle aynı parlak geleceğin taliplisi ve takipçisiyiz. Milliyetçi-ülkücü hareket olarak katran dökmüş gecelerde ayazları yendik, gözyaşlarımızı içimize akıtıp ya kader dedik. Türk milletine hizmetten asla geri dönmedik.”
Terörsüz Türkiye Hedefi: Kalıcı ve Stratejik Bir Yolculuk
Bahçeli, Terörsüz Türkiye hedefinin geçici veya mevsimlik bir politika olmadığını belirtti. Devletin yürütücülüğünde adım adım ilerleyen bu süreçte, ilgili komisyonların hazırladığı rapor doğrultusunda demokratik ve hukuki düzenlemeler hayata geçirilecek.
“Yola çıktık, inşallah varacağız. Hedef koyduk, Terörsüz Türkiye dedik, Allah’ın izniyle başaracağız” sözleriyle sürecin kararlılıkla yürütüleceğini ifade etti. Terörün on yıllardır Türkiye’nin önünü tıkadığını, ancak bu sürecin sonunda Türk milleti için ortak bir payda oluşacağını dile getirdi.
Bahçeli, bu hedefin aynı zamanda Türkiye’nin küresel güç olma fırsatını da beraberinde getirdiğini vurguladı:
“Asırlar öncesinde olduğu gibi devletimizin küresel güç olması için yeni bir imkan doğmuştur. Türk ve Türkiye Yüzyılı atılımı bunun için muteber bir yol haritasıdır.”
Toplumsal ve Kültürel Boyut: Birlik ve Kardeşlik
Bahçeli, Terörsüz Türkiye hedefinin sadece güvenlik boyutuyla sınırlı olmadığını, aynı zamanda toplumsal ve kültürel bir dönüşümü de içerdiğini vurguladı. Türk ve Kürt kardeşliğinin güçlenmesi, ortak kader paydasında buluşulması ve milli birliğin pekiştirilmesi sürecin temel taşları olarak gösterildi.
“Kukla ile kuklacı aynı maldır, birinin fiili ötekinin suretidir. Biz kuklaları ve kuklacıları aramızdan söküp çıkarıyoruz. Dilimiz birdir, dinimiz birdir, vatanımız birdir, Türk ile Kürt bozulamayacak kardeşliğin nişanesidir” ifadeleriyle toplumsal bütünleşmenin önemine dikkat çekti.
Bahçeli, bayramların ve manevi günlerin, toplumsal dayanışma, yardımlaşma ve gönül birliğini pekiştiren bir fırsat olduğunu belirtti:
“Ramazan Bayramı ile Nevruz Bayramı bu yıl birbirini tamamladı. Milli birlik ve kardeşliğimizin güçlenmesi, iç barış ve huzurun teminatıdır. Aramıza saçılmak istenen nifak tohumlarını birer birer çürütmek için her zamankinden fazla arzuluyuz.”
Bölgesel ve Uluslararası Perspektif
Bahçeli, konuşmasında bölgesel krizlere ve uluslararası gelişmelere de değindi. Özellikle İran’daki çatışmalar, bölgesel savaş senaryoları ve uluslararası güçlerin müdahaleleri üzerinde durdu. Birleşmiş Milletler’in etkisizleştiğini, bazı ülkelerin haksız ve orantısız müdahaleler yaptığını belirtti. İsrail ve ABD’nin İran’a yönelik saldırıları ve bölgedeki jeopolitik gerilimin artışı karşısında Türkiye’nin kararlılığını vurguladı.
“Siyonist emperyalist haydutluğun bölgedeki saldırıları, Ramazan demedi, bayram demedi. Masum halkın, çocukların ve savunmasız sivillerin katledilmesine artık tahammül edemiyoruz. Türkiye, hilalin şan ve şerefi ile birliği ve dirliği hakim kılacaktır” dedi.
Türkiye’nin Stratejik Vizyonu ve Gelecek Planları
Bahçeli, Türkiye’nin tarihsel mirasına ve stratejik vizyonuna da dikkat çekti. Selçuklu Devleti’nden Osmanlı’ya, oradan Cumhuriyet’e uzanan süreçte Türk devletlerinin stratejik vizyonunun, günümüz süper güç hedefi için bir rehber olduğunu belirtti:
“Bu yol bizi süper güç Türkiye’ye taşıyacaktır. Türkiye, milletin değerleri, inançları ve ülküleriyle kendi milli statüsünü pekiştirebilirse, insanlık barışa, huzura ve adalete daha yakın olacaktır.”
Bahçeli, Türkiye’nin uluslararası alandaki rolünün saldırgan değil, adalet ve paylaşım odaklı olacağını vurguladı. Bölgesel çatışmaların sona ermesi, masum halkın korunması ve barışın hakim olması için Türkiye’nin öncü rol üstlenmesi gerektiğini söyledi.
Şehitler ve Ulusal Dayanışma
Konuşmasında Katar’da düşen helikopter kazasında şehit düşen askerler ve ASELSAN çalışanlarını da anan Bahçeli, milletin birlik ve dayanışmasının önemine dikkat çekti. Aziz şehitlere rahmet, ailelerine ve dost ülkelere başsağlığı diledi:
“Acılı ailelerine, mesai arkadaşlarına, milletimize ve dost ülke Katar’a başsağlığı dileklerimi iletiyorum. Şehitlerimizin fedakarlığı ve kahramanlığı unutulmayacaktır.”
Manevi ve Ahlaki Boyut
Bahçeli, konuşmasını manevi ve ahlaki değerlere de bağladı. Ramazan ayının ruhsal arınma ve vicdan muhasebesi için bir fırsat olduğunu, Nevruz Bayramı’nın ise diriliş ve yeniden yeşermeyi simgelediğini söyledi. İnsanların iç dünyasını yenilemeden dışarıda değişim olamayacağını vurguladı.
“Bir Müslüman’ın kalbi selime ulaşması kişiye özeldir ve efalimiz, yani eylemlerimizle hakikat yolunda Allah yolunda doğru tercihlerle yaşamamız ölçüsünde değerlidir” ifadelerini kullandı.
