Dünya, su kaynaklarının hızla tükenmesi nedeniyle yeni ve tehlikeli bir döneme girdi. Birleşmiş Milletler Üniversitesi tarafından yayımlanan rapor, küresel ölçekte geri döndürülmesi güç sonuçlar doğurabilecek bir “su iflası” sürecinin başladığını ortaya koydu.
SU KRİZİ ARTIK KALICI BİR TEHDİT
Rapora göre dünyanın birçok bölgesinde su kaynakları, doğal yollarla yenilenebileceğinden çok daha hızlı tüketiliyor. Uzmanlar, yaşananların geçici bir kuraklık sorununun ötesine geçtiğini ve su yönetiminde köklü değişikliklere ihtiyaç duyulduğunu belirtiyor.
4 MİLYAR İNSAN SU KITLIĞI YAŞIYOR
Araştırmaya göre dünya genelinde yaklaşık 4 milyar insan, her yıl en az bir ay boyunca su kıtlığıyla karşı karşıya kalıyor.
1990 yılından bu yana büyük göllerin yarısından fazlasında su kaybı yaşanırken büyük yer altı su kaynaklarının yüzde 70’inde uzun vadeli azalma görülüyor.
Son 50 yılda Avrupa Birliği’nin yüz ölçümüne eşdeğer büyüklükte sulak alanın yok olduğu, buzulların ise 1970’ten bu yana yüzde 30 küçüldüğü belirtiliyor.
BÜYÜK ŞEHİRLERDE TEHLİKE BÜYÜYOR
Afganistan’ın başkenti Kabil, su kaynaklarının tamamen tükenmesi riskiyle karşı karşıya bulunan şehirler arasında gösteriliyor.
Meksiko’da yer altı sularının aşırı kullanımı nedeniyle bazı bölgelerde yılda yaklaşık 50 santimetrelik çökme yaşanıyor. ABD’nin güneybatısında ise Colorado Nehri’nin azalan suları ciddi bir paylaşım sorununa dönüşmüş durumda.
İKLİM DEĞİŞİKLİĞİ KRİZİ DERİNLEŞTİRİYOR
Artan sıcaklıklar, uzun süreli kuraklık ve bilinçsiz su tüketimi, mevcut kaynaklar üzerindeki baskıyı artırıyor. Uzmanlar, özellikle tarımsal sulamada kullanılan su miktarının azaltılması ve verimli üretim yöntemlerine geçilmesi gerektiğini vurguluyor.
DÜNYAYA ACİL ÖNLEM ÇAĞRISI
Raporda, su kaynaklarının korunması için modern sulama sistemlerinin yaygınlaştırılması, yer altı sularının denetlenmesi, sulak alanların korunması ve yapay zekâ destekli su takip sistemlerinin geliştirilmesi öneriliyor.
Araştırmacılar, önlem alınmaması durumunda su kıtlığının gıda güvenliğinden ekonomiye kadar birçok alanda daha ağır sonuçlar doğurabileceği konusunda uyarıyor.
