Türkiye’de ekonomik kriz, yoksulluk ve nakit sıkıntısı milyonlarca vatandaşın borçlarını ödeyemez hâle gelmesine neden oldu. Bu durum, icra dairelerinde yoğun bir dosya akışıyla kendini gösteriyor. UYAP verilerine göre, icra ve iflas dosyalarının sayısı 24 milyonun üzerine çıkarak rekor seviyeye ulaştı. Üstelik her gün ortalama 30 bin yeni dosya icra dairelerine işleme alınıyor. Borçluluk krizi, vatandaşları hem ekonomik hem de psikolojik olarak derinden etkiliyor.
İcra Dairelerinde Rekor Dosya Artışı
Birgün’ün derlediği UYAP verilerine göre 28 Aralık 2025 itibarıyla icra dairelerindeki icra ve iflas dosyası sayısı 24 milyon 205 bin 787’ye ulaştı. Geçen yılın aynı döneminde bu rakam 22 milyon 420 bin 608 seviyesindeydi. Yani yalnızca bir yılda icra-iflas dosyalarında yaklaşık 1,8 milyonluk bir artış yaşandı.
2025 yılı boyunca dairelere gelen toplam dosya sayısı 10 milyon 605 bin 201 oldu. Özellikle Aralık ayında, yıl sonu finansal baskılar ve borç geri ödemelerinin artmasıyla dosya sayısı ciddi şekilde yükseldi; Aralık ayında 909 bin 55 yeni dosya işleme alındı.
Günlük veriler de tabloyu net bir şekilde ortaya koyuyor. 28 Aralık Pazar günü 15 bin 226 yeni icra ve iflas dosyası icra dairelerinde kayda geçti. 26 Aralık Cuma günü ise dairelere gelen dosya sayısı 34 bin 398 oldu. Bu veriler, borç krizinin yılın son haftasında bile hız kesmediğini gösteriyor.
Borç Krizinin Vatandaşa Etkisi
Her geçen gün artan icra-iflas dosyalarının dairelerden çıkışı ise oldukça yavaş ilerliyor. Ülke nüfusunun neredeyse dörtte birine denk gelen dosya sayısı hâlâ kapanmayı bekliyor. Yıl başından bu yana kapanarak dairelerden çıkan dosya sayısı yalnızca 26 bin 91 ile sınırlı kaldı. Bu durum, borçluluk krizinin çözümünün neredeyse imkânsız hâle geldiğini ortaya koyuyor.
Vatandaşların borçlanmasında en büyük kalemleri banka kredileri ve kredi kartları oluşturuyor. Ödenemeyen borçlar nedeniyle bankaların takip listesine giren alacak tutarı da hızla artıyor. Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumu (BDDK) verilerine göre, 19 Aralık ile biten haftada bankaların takipteki alacakları bir önceki haftaya göre 3 milyar 141 milyon lira yükseldi ve toplam tutar 572 milyar 147 milyon liraya çıktı.
Takipteki alacakların büyük kısmına, yani 423 milyar 107 milyon lirasına özel karşılık ayrıldı. Yılın başında takipteki borç bakiyesi ise yalnızca 293 milyar 695 milyon lira seviyesindeydi. Bu durum, borç krizinin yıl içinde dramatik şekilde derinleştiğini ve vatandaşların ekonomik açıdan giderek zorlandığını gösteriyor.
Ekonomik ve Sosyal Sonuçlar
Borç krizinin geniş kitleleri etkilediği ve icra dairelerinde ciddi bir yoğunluk yarattığı görülüyor. Milyonlarca vatandaş borçlarını ödeyemediği için yeni icra dosyalarıyla karşı karşıya kalıyor. Krizin diğer boyutu, vatandaşın nakde erişimdeki güçlükleri ve borç bakiyelerinin hızla artması. Bu durum, geri ödemeleri neredeyse imkânsız hâle getiriyor ve iflas riskini yükseltiyor.
Ekonomistler, artan icra-iflas dosyalarının finansal istikrar ve bireysel ekonomik güvenlik açısından ciddi tehdit oluşturduğunu belirtiyor. Bankaların takipteki alacak tutarının hızla yükselmesi, borç ödeyemeyen vatandaşların sayısının artması ve ekonomik kriz, hem sosyal hem de ekonomik açıdan derin etkiler yaratıyor.
Yeni Yılda Borçluluk Krizi
2026’ya girerken, milyonlarca vatandaş yeni icra dosyalarıyla karşı karşıya kalacak. Borç krizinin çözümü için uzun vadeli ekonomik önlemler alınmadığı sürece, icra dairelerindeki yoğunluk ve finansal sıkıntılar artmaya devam edecek. Uzmanlar, borç krizinin sadece bireyleri değil, aynı zamanda ekonomik sistemi de tehdit ettiğini vurguluyor.
Vatandaşlar, borçların artması ve icra dairelerinde işlem gören dosya sayısının hızla yükselmesiyle ekonomik ve psikolojik baskı altında kalıyor. Krizin etkileri önümüzdeki dönemde de hissedilmeye devam edecek gibi görünüyor.
