Fransa’da ikamet eden ve Türkiye’de kesinleşmiş 47 yıl 5 ay 20 günlük hapis cezası bulunan iş insanı Cem Uzan, mal varlıklarının Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu (TMSF) tarafından el konulmasına karşı Paris İstinaf Mahkemesi’ne başvurdu. Mahkeme, 3 Şubat 2026 tarihli kararıyla istinaf talebini reddetti ve TMSF’nin haklı olduğunu teyit etti.
Uzan Ailesinin Türkiye’ye Verdiği Zarar
Cem Uzan ve ailesinin yönetiminde bulunan İmar Bankası’nda yapılan ikili kayıtlar ve usulsüz işlemler, yaklaşık 6,5 milyar dolar kamu zararına yol açtı. Bu zarar, devletin halktan topladığı vergilerle karşılandı. Günümüzde DİBS’e endekslendiğinde toplam zarar 17,4 milyar dolar olarak hesaplanıyor. Uzan Ailesi, kamu kurumlarını dolandırmak ve suç işlemek amacıyla örgüt kurmak ve yönetmek gibi suçlardan İstanbul 7., 8. Ağır Ceza Mahkemeleri ile Pamukova Asliye Ceza Mahkemesi’nde yargılandı ve kesinleşmiş hapis cezası aldı.
TMSF’nin Yurt Dışında Hukuki Mücadelesi
TMSF, Uzanların Türkiye’de sebep oldukları zararın tahsili için yurt dışında da hukuk mücadelesi yürütüyor. İstanbul 2. Asliye Ticaret Mahkemesi’nin Cem ve Murat Uzan aleyhine verdiği kararın Paris’te tenfiz edilmesi talep edilmişti. Paris Adli Mahkemesi, önceki kararı onamış ve Uzanlar istinafa başvurmuştu. Ancak istinaf mahkemesi başvuruyu reddetti.
Kararla birlikte TMSF lehine hükmedilen 4 milyon 22 bin 791,96 ABD doları, 1 milyon 667 bin 948,70 euro, 7 bin 7,84 sterlin ve 14 bin İsviçre frangı tutarındaki alacakların tahsil sürecinin önü açıldı. İki ay içinde olası temyiz başvurusu yapılsa bile, faizleriyle birlikte toplam yaklaşık 19 milyon dolarlık alacak icra sürecini durduramayacak.
TMSF’nin Diğer Uluslararası Başarıları
Uzan Ailesi’nin, Çukurova Elektrik (ÇEAŞ) ve Kepez Elektrik ile ilgili açtığı ve faizleriyle birlikte 23,5 milyar doları bulan Libananco davası da Türkiye lehine sonuçlanmıştı. Bu karar, Türkiye’nin uluslararası alanda haklarını koruma konusunda önemli bir örnek oluşturuyor.
Kararın Önemi
Paris İstinaf Mahkemesi’nin kararı, TMSF’nin uluslararası alandaki hak arama mücadelesi açısından kritik bir kazanım olarak değerlendiriliyor. Karar, Türkiye’nin kamu alacaklarının yurt dışında da korunabileceğini ve Uzan Ailesi’nin bu alacakları engelleme çabalarının sonuçsuz kalacağını ortaya koyuyor. Ayrıca, mahkeme kararında Türk mahkemelerinin yetkili olduğu ve Türk yargılamasında adil yargılanma ilkelerinin yerine getirildiği vurgulanması, Türkiye’nin hukuki egemenliği açısından da önem taşıyor.
