Recep Tayyip Erdoğan, Etiyopya’ya gerçekleştirdiği günübirlik temasların ardından yurda dönüş yolunda uçakta gazetecilerin sorularını yanıtladı. Gündeme ilişkin kapsamlı değerlendirmelerde bulunan Cumhurbaşkanı Erdoğan, özellikle Avrupa’nın güvenlik mimarisi, Türkiye-Avrupa Birliği ilişkileri, Afrika açılımı, bölgesel krizler ve iç siyasete dair dikkat çeken mesajlar verdi.
“Avrupa’nın güvenliği Türkiye’siz düşünülemez”
Erdoğan, Avrupa’nın mevcut savunma ve güvenlik mekanizmalarının Türkiye’yi dışlayarak sürdürülebilir olamayacağını söyledi. Küresel dengelerin hızla değiştiğine işaret eden Cumhurbaşkanı, Avrupa’nın da bu değişime uyum sağlaması gerektiğini belirtti.
Türkiye’nin uzun yıllardır Avrupa Birliği’ne tam üyelik perspektifiyle yaklaştığını hatırlatan Erdoğan, buna rağmen siyasi ve ideolojik engellerle karşılaşıldığını ifade etti. “Türkiye olmadan Avrupa’da sağlam bir güvenlik denklemi kurulamaz” diyen Erdoğan, Türkiye’nin jeopolitik konumu, askeri kapasitesi ve kriz bölgelerine yakınlığı nedeniyle Avrupa güvenliği açısından vazgeçilmez olduğunu dile getirdi.
Türk Silahlı Kuvvetleri’nin NATO içindeki konumuna da değinen Cumhurbaşkanı, Türkiye’nin yalnızca diplomatik masalarda değil, sahada da etkin bir aktör olduğunu söyledi. Terörle mücadele, sınır güvenliği, göç yönetimi ve bölgesel krizlerin kontrol altına alınması konularında Türkiye’nin üstlendiği rolün Avrupa’nın güvenliğiyle doğrudan bağlantılı olduğunu vurguladı.
Avrupa Birliği’ne mesaj
Erdoğan, Avrupa Birliği’nin dar siyasi hesaplarla hareket etmek yerine stratejik bir bakış açısı benimsemesi gerektiğini belirtti. Türkiye’yi dışlayan bir güvenlik mimarisinin eksik kalacağını ifade eden Cumhurbaşkanı, yeni bir savunma yapılanması hedefleniyorsa bunun Türkiye ile birlikte inşa edilmesi gerektiğini söyledi.
Avrupa’nın enerji güvenliği, düzensiz göç, terör tehdidi ve bölgesel istikrarsızlık gibi başlıklarda Türkiye ile iş birliğini güçlendirmesinin kendi çıkarına olacağını kaydeden Erdoğan, karşılıklı kazanım temelinde bir yaklaşım çağrısı yaptı.
Afrika açılımı ve Etiyopya temasları
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Addis Ababa ziyaretinin Türkiye’nin Afrika politikası açısından önemli bir adım olduğunu ifade etti. Abiy Ahmed ile yapılan görüşmelerde ticaret, enerji, savunma sanayii, ulaştırma ve altyapı projelerinin ele alındığını belirtti.
Afrika Birliği’ne ev sahipliği yapan Addis Ababa’nın diplomatik açıdan kıtanın merkezi konumunda olduğunu söyleyen Erdoğan, Türkiye’nin Afrika ile ilişkilerini eşit ortaklık ve karşılıklı saygı temelinde yürüttüğünü vurguladı.
Son yıllarda Afrika’daki büyükelçilik sayısının 44’e çıkarıldığını hatırlatan Cumhurbaşkanı, ticaret hacminin 35 milyar dolara yaklaştığını ve Türk müteahhitlik firmalarının kıtada milyarlarca dolarlık projelere imza attığını söyledi. Eğitim alanında da on binlerce Afrikalı öğrencinin Türkiye’de öğrenim gördüğünü belirtti.
Bölgesel krizler ve diplomasi vurgusu
Erdoğan, Orta Doğu’daki gelişmelere de değinerek İran ile Amerika Birleşik Devletleri arasında yaşanan gerilimlerin diyalog yoluyla çözülmesi gerektiğini söyledi. Türkiye’nin çatışmaları körükleyen değil, köprü kuran bir aktör olduğunu ifade eden Cumhurbaşkanı, askeri tırmanmanın bölgeyi daha büyük belirsizliklere sürükleyeceği uyarısında bulundu.
Gazze’de kalıcı ateşkes ve iki devletli çözüm vurgusu da yapan Erdoğan, insani yardımların kesintisiz sürmesi gerektiğini ve Türkiye’nin barış çabalarını desteklemeye devam edeceğini dile getirdi.
“Terörsüz Türkiye” hedefi
Cumhurbaşkanı Erdoğan, iç güvenlik politikalarına ilişkin değerlendirmelerinde “Terörsüz Türkiye” hedefinin kararlılıkla sürdürüldüğünü belirtti. Terörle mücadelenin sadece güvenlik boyutuyla değil, hukuki ve toplumsal yönleriyle de ele alındığını ifade eden Erdoğan, bu sürecin sabır ve kararlılıkla yürütüldüğünü söyledi.
Suriye’deki gelişmelerin de yakından takip edildiğini belirten Cumhurbaşkanı, Türkiye’nin sınır güvenliği ve bölgesel istikrar konularında aktif rol üstlenmeye devam edeceğini kaydetti.
İç siyasete dair mesajlar
Erdoğan, iç siyasete ilişkin sorulara yanıt verirken muhalefete yönelik eleştirilerde bulundu. Siyasi rekabetin hakaret diliyle değil, proje ve vizyon üzerinden yürütülmesi gerektiğini ifade eden Cumhurbaşkanı, hükümet olarak kendi gündemlerine odaklandıklarını söyledi.
Yeni anayasa çalışmalarına ilişkin ise henüz net bir takvim bulunmadığını, ancak hazırlıkların sürdüğünü belirtti.
Genel tablo
Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın açıklamaları, Türkiye’nin çok boyutlu bir dış politika yaklaşımı sürdürdüğünü ve özellikle Avrupa güvenlik mimarisi tartışmalarında aktif bir rol talep ettiğini ortaya koydu.
Hem Avrupa Birliği’ne hem NATO’ya hem de bölgesel aktörlere verilen mesajlarda Türkiye’nin jeopolitik öneminin altı çizilirken, Afrika açılımı ve diplomasi vurgusu da dikkat çekti. Önümüzdeki dönemde Türkiye-Avrupa ilişkileri, bölgesel krizler ve güvenlik başlıklarının gündemdeki ağırlığını koruması bekleniyor.
