2011 yılında hayatını kaybeden ünlü sunucu ve oyuncu Defne Joy Foster’ın annesi Hatice Foster, yıllar süren sessizliğini bozarak kızının ölümü hakkında dikkat çeken açıklamalarda bulundu. Foster, kızının ölüm gecesi yaşananları ve sonrasında yaşadığı hukuki, duygusal ve maddi süreçleri anlattı. Foster, kızının ölümünde FETÖ’nün parmağı olabileceğini öne sürerek Türkiye gündemini sarsan iddialarda bulundu.
“Kızımın Ölümünü Haberlerden Öğrendim”
Hatice Foster, kızının vefatını o dönemde haberlerden öğrendiğini söyledi:
“Kızımın vefatını haberlerde gördüm. O gece önce kocasıyla Taksim’e gitmişler. Daha sonra iki kız arkadaşı, Defne’yi Fransız Sokağı’na çağırmış. Kocası gelmemiş, kızım tek başına arkadaşlarının yanına gitmiş. Gecenin ilerleyen saatlerinde Tolga Karel de dahil Kerem Altan’ın evine gitmiş.”
Foster, kızının astım rahatsızlığı olduğunu ve kullandığı ilaçları alkolle birlikte aldığı gece yaşananları detaylandırdı:
“Defne’de alerjik astım vardı, ilaç kullanıyordu. Ben de aynı rahatsızlığa sahibim. O gece alkolle birlikte ilaçlarını kullandı. Ama daha önce bu kombinasyonu defalarca denemiştik, hiçbir şey olmamıştı. Bu yüzden kızımın ölümü bana çok şüpheli geliyor.”
“Talimat Verip Kızımı Öldürtmüş Olabilirler”
Hatice Foster, kızının ölümünde ilaç ve alkol kombinasyonunun sorumlu tutulmasına inanmadığını belirtti:
“İlaçla birlikte alkol alınca reaksiyon yaptı dendi ama biz bunu defalarca yaptık, hiçbir şey olmadı. Kızımın ölümü sadece alkol ve ilaçla açıklanamaz. Kerem Altan, kızımın ölümüne sebep oldu. Reaksiyon falan yalan, üstünü örtmek için söylendi. Kızımın ölümünden kısa süre önce Türkiye’de bu terör örgütüne (FETÖ) ilk dikkat çeken kişi oydu. Bence talimat verip kızımı öldürtmüş bile olabilirler.”
Foster, olayın ardından Kerem Altan’ın Amerika’ya taşınmasını da şüphelerini doğrulayan bir durum olarak değerlendirdi:
“O gecenin bir diğer tanığı Tolga Karel de apar topar Amerika’ya taşındı. Çok enteresan geliyor bana. Ben kızımı kaybettim, ne Ahmet Altan ne de oğlu başınız sağ olsun bile demedi. Kızımın ölümünde büyük bir ihmal var. Güya sokaklarda doktor aramış. 112’yi arasa kızım kurtulacaktı. Ama her şey örtbas edilmeye çalışıldı.”
Torunu Can ve Maddi Mağduriyet
Hatice Foster, kızının mal varlığının kocası tarafından alındığını ve torunu Can ile görüşemediğini belirterek büyük bir üzüntü yaşadığını ifade etti:
“Üvey annesi önce kızımın kocasını aldı, sonra oğlunu aldı ve şimdi Amerika’ya gittiler. Zaten kızımla evliyken damadımla ilişkisi vardı. Defne çok çalışkandı. Evi, bankadaki parası ve altınları vardı. Hepsini kocası aldı. Bari torunumla arama girilmeseydi. Torunumun yüzüne hasret kaldım.”
Hatice Foster, kızının ölüm günü son konuşmalarını da hatırladı:
“Öldüğü gün konuşmuştuk. Beni aramıştı. ‘Anneciğim nasılsın? Seni çok seviyorum. Bir şeye ihtiyacın var mı?’ demişti. Beni her gün arardı, halimi hatırımı sorardı. Onun bu sevgi dolu yaklaşımı hâlâ aklımda.”
Davanın Yeniden Görülmesini İstiyor
Foster, kızının ölümüne ilişkin dava sürecine de değindi:
“Avukatımız Ersan Taştekin, kızımın ölümü tüm yönleriyle ortaya çıksın diye çok mücadele etti. Avukatı da şüpheli şekilde hayatını kaybetti. Kızım çok sağlıklı ve hayat doluydu. Ben açıkçası öldürülmüş olabileceğini düşünüyorum. Davanın yeniden görülmesini istiyorum. Maddi durumum yok ama güçlü bir avukat gönüllü olarak bu davayı üstlenirse, adaletin yerini bulmasını isterim. Ben ölmeden önce bu davanın sonuca ulaşmasını istiyorum, benden sonra takip edecek kimse yok.”
Foster, Kerem ve Ahmet Altan’a yönelik hislerini de şöyle dile getirdi:
“Kızımın hayatını çaldılar, beni de kızımın acısıyla baş başa bıraktılar. Bana yaşattıklarını Allah onlara da yaşatsın.”
Hatırlatmalar ve Toplumsal Etki
Defne Joy Foster’ın ölümü ve Hatice Foster’ın açıklamaları, Türkiye’de magazin ve hukuk gündeminde uzun süre tartışılacak gibi görünüyor. Foster’ın iddiaları, sadece kişisel bir dram değil; aynı zamanda genç bir kadının ölümünün arkasındaki soru işaretlerini, hukuki eksiklikleri ve sosyal adaletin önemini bir kez daha gündeme taşıdı.
