Devlet Bahçeli, Türk Polis Teşkilatı’nın 181. kuruluş yıl dönümü dolayısıyla yaptığı grup konuşmasında hem emniyet mensuplarına destek mesajı verdi hem de iç ve dış politikaya ilişkin dikkat çeken değerlendirmelerde bulundu.
Bahçeli, konuşmasının önemli bir bölümünü polislerin çalışma koşullarına ayırarak, uzun mesailer, yoğun nöbet sistemi ve psikolojik yükün görmezden gelinemeyeceğini söyledi. Emniyet personelinin büyük bir fedakârlıkla görev yaptığını belirten Bahçeli, “Türk polisi yalnız değildir” ifadesiyle güvenlik güçlerine sahip çıkılması gerektiğini vurguladı. Fazla mesai sorununun çözülmesi ve çalışma şartlarının iyileştirilmesi gerektiğini de açık şekilde dile getirdi.
Ayrıca polislerin yaşadığı yıpranma ve stresin toplumsal güvenlik açısından da önemli bir mesele olduğuna dikkat çekerek, bu konuda devletin daha duyarlı olması gerektiğini ifade etti. Emniyet teşkilatının toplumun huzuru için kritik bir görev üstlendiğini belirten Bahçeli, polislerin moral ve motivasyonunun korunmasının önemine işaret etti.
Konuşmanın dış politika bölümünde ise dünya genelindeki çatışmalara değinen Bahçeli, özellikle Orta Doğu’daki gerilimin kalıcı barışa dönüşmesinin zor olduğunu savundu. Ateşkeslerin çoğu zaman geçici olduğunu ve büyük güç mücadelesinin devam ettiğini ifade etti.
Devlet Bahçeli, uluslararası sistemin mevcut yapısıyla barışı sağlayamadığını belirterek “Dünya Barış Konseyi” kurulması gerektiği yönündeki önerisini yineledi. Bu yapının Birleşmiş Milletler çatısı altında ABD, Rusya, Çin, Avrupa Birliği ve Türkiye gibi aktörleri kapsaması gerektiğini söyledi.
Orta Doğu’ya da değinen Bahçeli, Gazze ve Lübnan’daki çatışmaların bölgesel istikrarı tehdit ettiğini, sivil kayıpların artmasının kabul edilemez olduğunu ifade etti. İsrail’in saldırı politikalarını eleştirerek, bölgedeki insani krizin derinleştiğini belirtti.
Genel olarak konuşma, hem iç güvenlikte polis teşkilatına destek mesajı hem de küresel ölçekte barış ve yeniden yapılanma çağrısı içeren kapsamlı bir siyasi değerlendirme olarak öne çıktı.
