TBMM’de gerçekleştirilen Dışişleri Komisyonu toplantısı, bu kez diplomatik başlıkların ötesine geçerek dikkat çekici bir tartışmaya sahne oldu. AK Parti Ankara Milletvekili ve Komisyon Başkanı Fuat Oktay, toplantı sırasında yaptığı sert çıkışla gündemin odağına yerleşti. Oktay, Dışişleri Bakanı Hakan Fidan’ın yardımcılarını ve bakanlık bürokratlarını, hazırlıkların yetersiz olduğu gerekçesiyle herkesin önünde açık şekilde eleştirdi.
2018–2023 yılları arasında Türkiye Cumhurbaşkanı Yardımcılığı görevini yürüten Oktay, komisyonda ele alınan uluslararası anlaşmalar ve dış politika başlıklarına ilişkin sunumları yeterli bulmadığını dile getirdi. Yapılan bilgilendirmelerin yüzeysel kaldığını savunan Oktay, özellikle askeri ve ekonomik boyutu bulunan kritik konularda komisyon üyelerine net, anlaşılır ve detaylı bilgi sunulması gerektiğini vurguladı.
“BU SUNUMLARLA DENETİM YAPAMAYIZ”
Toplantı sırasında söz alan Oktay, sunumların içeriğine ilişkin eleştirilerini giderek sertleştirdi. Komisyonun yasama ve denetim görevini sağlıklı biçimde yerine getirebilmesi için, yapılan bilgilendirmelerin çok daha kapsamlı olması gerektiğini ifade eden Oktay, mevcut sunumların bu ihtiyacı karşılamadığını söyledi. Diplomatik bir dil kullanıldığını ancak bunun, komisyon üyelerinin konuya hâkim olmasını zorlaştırdığını dile getirdi.
DW Türkçe’nin aktardığına göre Oktay, özellikle stratejik öneme sahip anlaşmalarda risklerin, maliyetlerin ve siyasi sonuçların açık biçimde ortaya konulması gerektiğini belirtti. Bu tür bilgilerin eksik sunulmasının, komisyon çalışmalarını işlevsiz hale getirebileceğini savundu.
ELEŞTİRİLER DOĞRUDAN VE SERT GELDİ
Oktay’ın eleştirilerini doğrudan Hakan Fidan’ın yardımcılarına ve bakanlık bürokratlarına yöneltmesi, toplantıya damga vuran anlardan biri oldu. Hazırlıksız gelindiği izleniminin oluştuğunu söyleyen Oktay, bu durumun kabul edilemez olduğunu belirtti. Komisyon üyelerinin, önlerine gelen dosyalar hakkında açık ve net bilgi almak zorunda olduğunu vurgulayan Oktay, “Bu sunumlarla sağlıklı değerlendirme yapmak mümkün değil” mesajı verdi.
Sunumların ardından yapılan ek bilgilendirme de Oktay’ı tatmin etmedi. Yeniden söz alan Oktay, aktarılan bilgilerin kendi zihninde net bir tablo oluşturmadığını ifade ederek eleştirilerini sürdürdü.
MUHALEFETTEN “BAKAN BİZZAT GELSİN” ÇIKIŞI
Toplantıda yaşanan bu gerginliğin ardından muhalefet milletvekilleri, Dışişleri Bakanı Hakan Fidan’ın doğrudan komisyona katılarak bilgi vermesi gerektiği yönünde talepte bulundu. Muhalefet temsilcileri, özellikle dış politika gibi hayati konularda bakanın bizzat sunum yapmasının, hem şeffaflık hem de sağlıklı denetim açısından önemli olduğunu savundu.
Bu talep üzerine söz alan Komisyon Başkanı Fuat Oktay, bakan yardımcılarının bakanı temsilen toplantılara katıldığını hatırlattı. Oktay, bu durumun teamüllere uygun olduğunu belirterek, Hakan Fidan’ın her toplantıya katılmasının zorunlu olmadığını dile getirdi. Ancak buna rağmen, sunumların niteliğinin artırılması gerektiği yönündeki eleştirisini yineledi.
MECLİS KULİSLERİNDE YANKI BULDU
Fuat Oktay’ın komisyondaki çıkışı, toplantı salonuyla sınırlı kalmadı. Yaşananlar kısa sürede Meclis kulislerinde de konuşulmaya başlandı. Oktay’ın sert tavrının, önümüzdeki dönemde Dışişleri Komisyonu’nda daha sıkı bir denetim anlayışının sinyali olduğu yorumları yapıldı.
Bazı kulislerde, bu çıkışın Dışişleri Bakanlığı bürokrasisine yönelik bir “uyarı” niteliği taşıdığı değerlendirilirken; bazı yorumlarda ise komisyon çalışmalarında sunum ve hazırlık standartlarının yükseltilmesinin kaçınılmaz olduğu vurgulandı.
GÖZLER SONRAKİ TOPLANTILARA ÇEVRİLDİ
Komisyonda yaşanan bu tartışma, TBMM’de dış politika başlıklarının ele alınış biçimini yeniden gündeme taşıdı. Özellikle uluslararası anlaşmalar, güvenlik politikaları ve ekonomik boyutu olan dosyalarda daha şeffaf ve detaylı bilgilendirme beklentisi güçlenmiş oldu.
Gözler şimdi, önümüzdeki Dışişleri Komisyonu toplantılarında bakanlık heyetinin nasıl bir hazırlıkla Meclis’e geleceğine çevrilmiş durumda. Yaşanan bu çıkışın, komisyon çalışmalarında yeni bir dönemin başlangıcı olup olmayacağı ise önümüzdeki süreçte netlik kazanacak.
