Enerji piyasalarında son dönemde yaşanan dalgalanmalar, Türkiye’de elektrik ve doğal gaz fiyatlarına zam gelip gelmeyeceği sorusunu yeniden gündeme taşıdı. Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Alparslan Bayraktar, yaptığı son açıklamalarla bu tartışmalara açıklık getirdi. Bayraktar, özellikle Nisan ayını işaret ederek fiyatlara ilişkin yeni bir değerlendirme yapılacağını duyurdu.
Küresel ölçekte yaşanan jeopolitik gelişmelerin enerji fiyatları üzerindeki etkisine dikkat çeken Bayraktar, ABD, İsrail ve İran arasında yaşanan gerilimin petrol ve doğal gaz piyasalarında belirsizlik yarattığını ifade etti. Bu durumun Türkiye’ye doğrudan bir arz krizi yaratmadığını vurgulayan Bakan, yine de uluslararası piyasalardaki fiyat hareketlerinin yakından takip edildiğini belirtti.
Bayraktar, Türkiye’nin enerji arz güvenliği konusunda güçlü bir konumda olduğunu özellikle vurguladı. Ham petrol tedarikinde Irak ve Suudi Arabistan gibi ülkelerle çalışıldığını belirten Bakan, bu kaynakların toplam tedarik içindeki payının yaklaşık yüzde 10 seviyelerinde olduğunu ifade etti. Bu nedenle söz konusu bölgelerde yaşanabilecek olası krizlerin Türkiye açısından ciddi bir risk oluşturmadığını dile getirdi.
Doğal gaz tarafında ise Türkiye’nin çok daha geniş ve esnek bir tedarik ağına sahip olduğunun altını çizen Bayraktar, “10’dan fazla ülkeden doğal gaz alıyoruz” diyerek çeşitlendirme stratejisinin önemine dikkat çekti. Uzun yıllardır sürdürülen bu politikanın, hem arz güvenliği hem de fiyat istikrarı açısından büyük avantaj sağladığını belirtti.
Ancak tüm bu güçlü altyapıya rağmen küresel piyasalardaki gelişmelerin tamamen göz ardı edilemeyeceğini söyleyen Bayraktar, özellikle spot piyasada doğal gaz fiyatlarının artmaya başladığını ifade etti. Petrol fiyatlarında da benzer bir dalgalanma yaşandığını belirten Bakan, “Savaş ve olası arz krizleri bizi de etkileyebilir” diyerek temkinli bir yaklaşım sergiledi.
Enerji fiyatlarının geleceğine ilişkin en kritik açıklama ise elektrik ve doğal gaz tarifeleriyle ilgili oldu. Bayraktar, 1 Nisan itibarıyla yeni bir değerlendirme yapılacağını belirterek, özellikle doğal gazda uygulanan destek programının da bu süreçte yeniden gözden geçirilebileceğini ifade etti. Bu açıklama, Nisan ayında olası bir fiyat güncellemesi yapılabileceği şeklinde yorumlandı.
Öte yandan Bakan Bayraktar, Türkiye’nin enerji altyapısını güçlendirmeye yönelik projeler hakkında da önemli bilgiler paylaştı. Kerkük-Yumurtalık Petrol Boru Hattı üzerinden günlük 250 bin varil petrol akışının sağlanacağını belirten Bayraktar, hattın toplam kapasitesinin ise 1,5 milyon varile kadar çıkabileceğini söyledi. Bu hattın, özellikle Hürmüz Boğazı’nda yaşanabilecek olası krizlere karşı alternatif bir güzergâh olarak stratejik önem taşıdığı vurgulandı.
Türkiye’nin enerji bağımsızlığı hedefleri doğrultusunda yürütülen çalışmalar da hız kesmeden devam ediyor. Karadeniz’de sürdürülen doğal gaz arama faaliyetlerine yeni sondajların ekleneceğini açıklayan Bayraktar, Batı, Orta ve Doğu Karadeniz’de kapsamlı çalışmalar yapılacağını belirtti. Önümüzdeki haftalarda başlayacak sondajların sonuçlarının 2-3 ay içinde alınmasının hedeflendiği ifade edildi.
Uluslararası enerji arayışları kapsamında Afrika’da da çalışmalar yürütüldüğünü belirten Bayraktar, özellikle Somali’de umut verici veriler elde edildiğini açıkladı. Yapılan sismik araştırmalar sonucunda belirlenen üç bloktan birinde petrol rezervi olabileceğine dair güçlü bulgular bulunduğunu söyleyen Bakan, bu ihtimalin sondaj çalışmalarıyla netlik kazanacağını ifade etti.
Enerji politikalarının geleceğine ilişkin değerlendirmelerde de bulunan Bayraktar, Türkiye’nin yeni bir “enerji mimarisi” oluşturma sürecinde olduğunu belirtti. LNG anlaşmaları, yüzer depolama ve gazlaştırma üniteleri (FSRU), nükleer enerji yatırımları ve yerli kaynakların geliştirilmesi gibi birçok başlıkta kapsamlı bir strateji yürütüldüğünü söyledi.
Bu kapsamda nükleer enerji projeleri de ön plana çıkıyor. Akkuyu Nükleer Güç Santrali’nin ardından Sinop ve Trakya’da da yeni santraller kurulmasının planlandığını belirten Bayraktar, toplamda 8 yeni reaktörün devreye alınmasının hedeflendiğini açıkladı. Türkiye’nin bu alanda hem teknik hem de insan kaynağı açısından önemli bir kapasiteye ulaştığı ifade edildi.
Tüm bu gelişmeler ışığında, enerji fiyatlarına ilişkin nihai kararın Nisan ayında yapılacak değerlendirme sonrasında netleşmesi bekleniyor. Küresel piyasalardaki dalgalanmalar ve jeopolitik riskler devam ederken, Türkiye’nin enerji arz güvenliğini koruma ve fiyat istikrarını sağlama yönündeki politikaları önümüzdeki süreçte belirleyici olacak gibi görünüyor.
