Jeffrey Epstein skandalına ilişkin yeni belgelerin kamuoyuna açıklanması, İngiltere’de siyasi dengeleri altüst etti. 2019 yılında cezaevinde ölü bulunan Epstein’a ait milyonlarca e-posta, fotoğraf ve yazışmanın ortaya çıkmasıyla birlikte, küresel çapta birçok ismin karıştığı skandalın en büyük etkisi İngiltere’de hissedildi. Belgelerde yer alan isimler ve iddialar, Londra’da art arda istifaları tetikledi ve Başbakan Keir Starmer’in geleceğini tartışmaya açtı.
Yayımlanan 3 milyondan fazla belgenin, siyaset, iş dünyası ve eğlence sektöründen çok sayıda tanınmış ismin Epstein ile temasını ortaya koyduğu iddia edildi. Skandalın merkezi ABD olsa da, belgelerin İngiltere’yi daha sert vurduğu görülüyor. Özellikle eski Washington Büyükelçisi Peter Mandelson’ın adının geçmesi ve Epstein’dan 75 bin dolar aldığı iddiaları, ülkede büyük bir krizin fitilini ateşledi.
Mandelson’ın adıyla başlayan süreç, hükümet içinde zincirleme istifalara dönüştü. İlk olarak Mandelson ile bağlantılı tartışmalar nedeniyle siyasi baskı artarken, ardından Başbakan Starmer’in en yakın isimlerinden Başbakanlık Genel Sekreteri Morgan McSweeney görevinden ayrıldı. Bunun hemen ardından Starmer’ın İletişim Direktörü Tim Allan da istifa ettiğini duyurdu. Bu gelişmeler, İngiliz basınında “Starmer istifa etmeye zorlanabilir” yorumlarını beraberinde getirdi.
Kulislerde konuşulan senaryoya göre, Starmer’ın görevden çekilmesi ya da baskılar sonucu istifa etmesi halinde yerine İçişleri Bakanı Şabana Mahmud’un geçmesi bekleniyor. Böyle bir durumda Mahmud, İngiltere tarihinin ilk Müslüman başbakanı olacak. Ancak bu ihtimal, ülkede tartışmaları da beraberinde getirdi. Bazı kesimler bunu “tarihi bir eşik” olarak görürken, bazı gruplar sosyal medyada sert eleştiriler yöneltiyor.
Şabana Mahmud, 1980 yılında Keşmir kökenli Pakistanlı bir ailenin çocuğu olarak Birmingham’da dünyaya geldi. Çocukluğunun bir bölümünü babasının işi nedeniyle Suudi Arabistan’da geçirdi, ardından İngiltere’ye dönerek eğitim aldı ve siyasete atıldı. Son yıllarda İşçi Partisi içinde hızla yükselen Mahmud, şu an İçişleri Bakanı olarak görev yapıyor. İngiltere daha önce de Hint kökenli Rishi Sunak ile farklı etnik kökenden bir başbakan deneyimi yaşamıştı.
Epstein skandalı ise küresel çapta yankı uyandırmaya devam ediyor. Reşit olmayan onlarca kız çocuğuna cinsel istismarda bulunmak ve uluslararası bir fuhuş ağı kurmakla suçlanan Epstein, 2019’da New York’taki hücresinde ölü bulunmuştu. Yayımlanan dosyalarda Prens Andrew, Donald Trump, Bill Clinton, Al Gore, Kevin Spacey ve Michael Jackson gibi birçok ünlü ismin adı geçiyor.
Her ne kadar FBI, “müşteri listesi”nin varlığına dair kesin bir kanıt bulamadığını açıklasa da, belgelerin siyasi etkileri özellikle İngiltere’de giderek büyüyor. Önümüzdeki günlerde yeni istifalar, soruşturmalar ve hatta başbakan değişikliği yaşanabileceği konuşuluyor. Epstein dosyalarının İngiltere siyasetinde ne kadar derin bir sarsıntı yaratacağı ise henüz belirsiz.
