Jeffrey Epstein dosyalarının yeni bölümlerinin kamuoyuna açılması, küresel ölçekte yeni bir skandal dalgası yarattı. ABD Adalet Bakanlığı’nın milyonlarca sayfalık belgeyi yayımlamasıyla birlikte, milyarder iş insanının yalnızca bir cinsel istismar şebekesinin merkezi olmadığı, aynı zamanda uluslararası elitlerle karmaşık ve karanlık bir ağ kurduğu bir kez daha ortaya çıktı.
Epstein, reşit olmayan kız çocuklarına yönelik fuhuş ağı kurduğu iddiasıyla yargılanırken 2019 yılında hapishanesinde ölü bulunmuştu. Ancak ölümünün ardından açılan soruşturmalar ve şimdi kamuoyuna sunulan yeni belgeler, dosyanın kapanmadığını, aksine daha da derinleştiğini gösteriyor.
Yazışmalar dehşeti gözler önüne serdi
Yayımlanan belgeler arasında yer alan e-postalar, Epstein’in çevresindeki kişilerle kurduğu ilişkinin boyutlarını ortaya koydu. Özellikle 2013 yılında Fransız diplomat Olivier Colom’a gönderdiği mesajda geçen “kızlarla dolu akvaryum” ifadesi büyük tepki topladı.
Bu yazışmalar, kadınların insan olarak değil bir tür “nesne” gibi görüldüğünü düşündüren bir dil içeriyor. Bir başka mesajda kadınların deniz canlılarına benzetilmesi ise kamuoyunda büyük infiale yol açtı.
Ünlü isimler yeniden gündemde
Dosyalarda adı geçen kişiler arasında İngiliz girişimci Nicole Junkermann da bulunuyor. Junkermann’ın Epstein’e gönderdiği “Benden bir çocuk sahibi olur musun?” mesajı, iş dünyasında ve medyada uzun süre konuşuldu.
Ancak asıl büyük tartışma, Microsoft’un kurucusu Bill Gates ile Epstein arasındaki bağlantılar üzerine yoğunlaştı. Dosyalarda yer alan bir e-postada, kimliği gizlenen bir kişinin Epstein’e “Bill Gates’e sorduğun ‘Fakir insanlardan nasıl kurtuluruz?’ sorusu üzerine düşündüm” demesi, ciddi soru işaretlerine yol açtı.
Gates daha önce yaptığı açıklamada Epstein ile görüşmesini “büyük bir hata” olarak nitelendirmiş ve pişman olduğunu dile getirmişti. Ancak dosyalarda yer alan iddialar, bu ilişkinin yalnızca kısa süreli bir tanışıklık olmadığını düşündürüyor.
Felsefeci yazarın tartışmalı sözleri
Belgelerde adı geçen Hindistan asıllı yazar Deepak Chopra da gündeme geldi. Sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada hiçbir suç faaliyetinde bulunmadığını belirtti. Ancak Epstein’e gönderdiği e-postada geçen “Tanrı bir kurgudur. Tatlı kızlar gerçektir” ifadesi, etik açıdan sert eleştirilere neden oldu.
Irkçı ve ayrımcı mesajlar
Dosyalarda yalnızca cinsel istismar değil, aynı zamanda ırkçı ve antisemitik içerikler de yer aldı. Masha Drakova isimli bir kişinin Epstein’e gönderdiği mesajlarda “Ne kadar Yahudiysen o kadar zekisin” gibi ayrımcı ifadeler dikkat çekti.
Bu yazışmalar, Epstein çevresindeki kişilerin yalnızca yasa dışı faaliyetlere değil, aynı zamanda tehlikeli ideolojilere de açık olduğunu gösterdi.
“İnsan avı” iddiası büyüyor
Belgeler arasında en ürkütücü olanlar ise “av” kelimesinin geçtiği yazışmalar oldu.
2002 tarihli bir e-postada “Adada kızlar için hazine avından bahsedebilir miyiz?” ifadesi yer aldı. Başka bir mesajda ise “Çulluk avı sona erdi” gibi cümleler görüldü.
Bu ifadeler, Epstein’in Karayipler’deki özel adasında yalnızca partiler değil, çok daha karanlık etkinliklerin düzenlenmiş olabileceği şüphesini güçlendirdi.
Ayrıca Fransız banker Ariane de Rothschild’ın imzasıyla gönderilen bir mesajda “Heyecan verici bir av” denilmesi, dosyaya adı karışan elit çevrelerin daha fazla sorgulanmasına yol açtı.
Murdoch bağlantısı da gündemde
Belgelerde Epstein’in medya devi Rupert Murdoch ile olan temaslarına dair yazışmalar da yer aldı. Bir e-postada Epstein’in “Ian, Rupert Murdoch ve eşinin yanında kalıyor” dediği görüldü.
Bu durum, Epstein’in yalnızca finans ve siyaset dünyasıyla değil, medya sektörünün en güçlü isimleriyle de yakın ilişkiler içinde olduğunu gösterdi.
Dosya kapanmadı, büyüyor
Yeni belgelerin yayımlanmasıyla birlikte ABD’de ve Avrupa’da soruşturmanın yeniden derinleştirilmesi çağrıları arttı. Birçok hukukçu, dosyada adı geçen kişilerin ifadeye çağrılması gerektiğini savunuyor.
Sosyal medyada ise #EpsteinFiles etiketi altında milyonlarca paylaşım yapılıyor. Kullanıcılar, yalnızca Epstein’in değil, onun çevresindeki güçlü isimlerin de hesap vermesi gerektiğini vurguluyor.
Önümüzdeki dönemde dosyanın daha fazla bölümünün yayımlanması bekleniyor. Her yeni belge, skandalın boyutlarını biraz daha büyütüyor.
Epstein dosyası artık yalnızca bir bireyin suçları değil, küresel bir güç ağının karanlık yüzü olarak görülüyor.
