Türkiye’de sosyal medyanın denetimi ve kullanıcıların sorumluluklarıyla ilgili tartışmalar devam ederken, Ceza Hukukçusu Prof. Ersan Şen’den dikkat çeken açıklamalar geldi. Şen, Adalet Bakanı Akın Gürlek’in hazırlıklarını sürdürdüğü sosyal medya yasası çerçevesinde kullanıcıların kimliklendirilmesinin zorunlu hale gelmesi gerektiğini vurguladı. Prof. Şen, bu konuda geç kalındığını belirterek e-Devlet üzerinden onaylı bir kimlik doğrulama sisteminin şart olduğunu ifade etti.
Ensonhaber YouTube kanalında Çağlar Cilara’nın moderatörlüğünde gerçekleştirilen programda konuşan Prof. Şen, günümüz toplumunda sosyal medyanın hayatın ayrılmaz bir parçası hâline geldiğini söyledi. “İnsanlar artık akıllı cep telefonlarıyla hayatlarını bütünleştirmiş durumdalar. Sosyal medyada yapılan paylaşımların sorumluluk sahibi olması gerekiyor. Hakaret, yalan veya iftira içermeyen paylaşımlarda ifade özgürlüğü korunmalı, ancak bununla birlikte kullanıcıların kimlikleri bilinmelidir” dedi.
Prof. Şen, sosyal medyanın denetimsiz kullanımı sonucunda pek çok risk ve tehdidin ortaya çıktığını belirterek, kullanıcıların anonimliği nedeniyle toplum üzerinde olumsuz etkilerin büyüdüğünü ifade etti. Bu nedenle sosyal medya kullanıcılarının, e-Devlet onaylı kimlik doğrulama sistemiyle tanımlanmasının zorunlu olduğunu söyledi. Şen, “Kimliklendirme yapılmalı, artık bu konuda çok geç kalındı. Sosyal medya platformları kişilerin istedikleri gibi hareket edeceği bir alan olmamalı. E-Devlet üzerinden onay sistemi ile kullanıcılar güvenli bir şekilde sosyal medyayı kullanmalı” ifadelerini kullandı.
Şen, ayrıca sosyal medya yasasının kullanıcıların sorumluluklarını net bir şekilde belirlemesi gerektiğini vurguladı. “Sosyal medyada yapılan paylaşımlar sadece kişisel bir etkinlik değil; toplumsal etkisi olan bir faaliyet olarak görülmeli. Bu yüzden kimlik doğrulaması olmadan yapılan paylaşımların takip edilebilmesi mümkün değil” dedi.
Prof. Şen, devletin sosyal medya platformlarının denetimini artırması gerektiğini, bunun hem suçların önlenmesi hem de toplumun güvenliğinin sağlanması açısından büyük önem taşıdığını söyledi. Bu yaklaşımın, özellikle hakaret, tehdit, dezenformasyon ve diğer suç unsurlarının yayılmasını engellemek için gerekli olduğunu vurguladı.
Konuşmasında, sosyal medya kullanıcılarının artık sadece eğlence veya haber paylaşımı amacıyla değil, aynı zamanda hukuki ve toplumsal sorumluluk bilinciyle hareket etmeleri gerektiğini belirten Prof. Şen, “Sosyal medya hayatımızın bir parçası. Ancak kullanıcıların kimlikleri ve sorumlulukları belli olursa, bu alan daha güvenli bir şekilde kullanılabilir. E-Devlet onaylı kimliklendirme, bunun için en etkili yöntemdir” dedi.
Prof. Şen’in açıklamaları, Türkiye’de sosyal medyanın düzenlenmesi ve kullanıcı güvenliğinin sağlanması konusundaki tartışmaları alevlendirdi. Uzmanlar, önümüzdeki dönemde yasayla birlikte e-Devlet onaylı kimlik doğrulama sisteminin hayata geçirilmesinin, sosyal medya platformlarında sorumluluğun artırılmasına ve hukuki boşlukların kapatılmasına önemli katkı sağlayacağını belirtiyor.
