Avrupa Birliği, finansal mimarisinde tarihî bir dönüşüme doğru ilerliyor. AB Konseyi’nin dijital euroyu hem çevrimiçi hem de çevrimdışı kullanılabilecek şekilde destekleme kararı, kıtanın para politikası ve ödeme sistemlerinde yeni bir dönemin başlangıcı olarak görülüyor. Bu hamle, yalnızca teknolojik bir yenilik değil; aynı zamanda Avrupa’nın ekonomik bağımsızlığını güçlendirmeye yönelik stratejik bir adım olarak değerlendiriliyor.
Daha önce Avrupa Parlamentosu, dijital euronun ağırlıklı olarak çevrimdışı kullanımına odaklanan bir model önermişti. Ancak AB Konseyi’nin yeni müzakere pozisyonu, dijital euronun internet bağlantısı olsun ya da olmasın her koşulda kullanılabilmesini öngörüyor. Bu yaklaşım, dijital euroyu geleneksel nakdin modern bir alternatifi hâline getiriyor.
Lagarde’den güçlü mesajlar
Avrupa Merkez Bankası (ECB) Başkanı Christine Lagarde, Strazburg’da yaptığı konuşmada dijital euronun yalnızca bir ödeme aracı değil, Avrupa’nın “ekonomik egemenlik projesi” olduğunu vurguladı. Avrupa Parlamentosu Genel Kurulu’nda yaptığı değerlendirmelerde Lagarde, enflasyonun bu yıl hedefin altına inebileceğini ancak orta vadede yüzde 2 seviyesinde istikrar kazanmasının beklendiğini belirtti.
Lagarde’ye göre dijital euro, Avrupa’nın küresel finans sistemindeki konumunu güçlendirecek ve kıtayı yabancı ödeme altyapılarına olan bağımlılıktan kurtaracak. Özellikle ABD merkezli büyük ödeme sistemlerine işaret eden Lagarde, Avrupa’nın kendi dijital parasını geliştirerek bu bağımlılığı azaltması gerektiğini söyledi.
‘Nakitin ruhu dijital dünyaya taşınacak’
ECB Başkanı, dijital euronun en kritik özelliğini şöyle tanımladı:
“Dijital euro, nakit paranın gizliliğini ve güvenliğini dijital dünyaya
