Gazeteci Fatih Altaylı, dolandırıcılık davasıyla tutuklu yargılanan Seçil Erzan’ın kendisine gönderdiği mektubu bugünkü köşe yazısında paylaştı. Erzan, mektubunda teknik direktör Arda Turan ve bazı futbolcularla olan finansal ilişkilerini ayrıntılı bir şekilde anlattı. Erzan, Arda Turan’ın parasının sadece anaparasını değil, verdiğinin iki katını almak istediğini belirtirken, yaşadığı süreçte tüm malvarlığını kaybettiğini ve büyük bir ekonomik çıkmaza sürüklendiğini ifade etti.
Sürecin Başlangıcı: Mevduat Faizleri ve İlk Kriz
Seçil Erzan, bankacılık kariyerinde uzun yıllar Florya şubesi müdürü olarak görev yaptı. Galatasaray kulübü ile bankanın yaptığı ticari kredi sözleşmesi kapsamında, futbolcuların bireysel hesapları, sözleşme ödemeleri ve maaş işlemleri şubesi üzerinden yürütülüyordu. Bu süreçte Erzan, futbolcular ve teknik direktörlerle yakın ve güvene dayalı bir ilişki geliştirdi.
Mektubunda, mevduat faizlerinin düşmesinin kendisini ilk ekonomik açmaza sürükleyen etken olduğunu belirten Erzan, yüksek faiz talepleriyle birlikte küçük bir sorunun nasıl büyük bir krize dönüştüğünü detaylandırdı. Arda Turan ve bazı futbolcuların bankaya yatırdığı paralar için yüksek getiri beklentisi oluşmuş, Erzan ise bunu karşılayamadığı için sistem bir tür saadet zinciri gibi işlemeye başlamıştı.
Futbolcularla Finansal İşlemler ve Faizler
Erzan, mektubunda birçok örnek vererek yaşadığı süreci anlattı:
-
Semih Kaya, toplam 3,2 milyon dolarını Erzan’a yatırmış ve kısa süre sonra Bodrum’da 4 milyon euroya villa almıştı. Ödemeler Erzan tarafından gerçekleştirilmiş ve faiz kazancı da belgelerle ispatlanmıştı.
-
Selçuk İnan, “Ben çok kazanıyorum, sen de Seçil Ablaya para ver” diyerek diğer futbolculara da benzer yönlendirmelerde bulunmuştu.
-
Ayhan Akman’ın emlakçı aracılığıyla aldığı kredi ve yatırımların geri dönüşü de Erzan’ın kontrolü altındaydı.
-
Erkan Karaca, 600 bin dolarlık yatırımını üç gün içinde 680 bin dolara çıkarmış, ardından 1,1 milyon dolar daha talep etmişti. Bu işlemler için senetler imzalatılmış ve icra takibi başlatılmıştı.
Erzan, tüm bu süreç boyunca kendi menfaatinin olmadığını, yüzde 90 engelli annesinin tefeciler tarafından tehdit edildiğini ve büyük maddi kayıplar yaşadığını dile getirdi. Mektubunda, “Son güne kadar tüm malvarlığımı sattım. Florya’da 2 ev, Çorlu’da 2 ev, Trakya’da arsalar ve Bozcaada’da 3 arsamı elden çıkardım. Kirada oturmaya başladım, son 8 ay evimin kirasını ödeyemedim. Herkese faiz ödemeye çalıştım, para yetiştirmeye çalıştım. 1 TL menfaatim olmadı, kimsenin parasına dokunmadım” ifadelerini kullandı.
Fatih Terim ve Aile İle İlişkisi
Erzan, mektubunda Fatih Terim ile olan ilişkisini de ayrıntılı bir şekilde anlattı. Terim’in kendisine herhangi bir fon talebinde bulunmadığını, tüm ödemelerin karşılıklı güven çerçevesinde gerçekleştiğini ve terimin paralarının faiziyle geri alındığını belirtti. Mektupta, Terim’in kızı Buse Terim, yeğeni Terim Arıcan, eski damadı Volkan Bahçekapılı, kuzeni Emre Belozoğlu ve diğer aile üyelerinin de sürece dahil olduğuna değinildi.
Erzan, Arda Turan ile ilgili olarak, “Anaparasının daha fazlasını 1 ayda geri almış ancak çarpı 2 olarak beklemektedir. 2 katını alamadığı için ‘Paramın tamamını alamadım’ demektedir. Ancak yazışmalarımız tam tersidir” ifadelerini kullandı. Erzan, Arda Turan’ın alacağı olmadığını ve bazı belgelerde yanlış bilgiler yer aldığını da vurguladı.
Tefecilik ve Saadet Zinciri Süreci
Seçil Erzan, mektubunda tefecilerden para alma sürecinin nasıl başladığını ve giderek bir kısır döngüye dönüştüğünü ayrıntılı biçimde anlattı. Başlangıçta mevduat faizlerinin düşmesiyle ortaya çıkan küçük bir açmaz, futbolcuların yüksek getiri talepleri ve Erzan’ın bunları karşılayamamasıyla katlanarak büyümüştü. Sistem, kısa süre içinde bir saadet zinciri haline gelmiş, Erzan hem kendi hem de banka için riskli bir yola sürüklenmişti.
Mektubun Önemi ve Kamuoyu Etkisi
Fatih Altaylı, Seçil Erzan’ın mektubunu paylaşarak yaşanan sürecin yanlış anlaşılmalar ve hatalı yargılamalarla daha da karmaşık hâle geldiğini belirtti. Altaylı, Seçil Erzan’ın hak ettiğinden daha ağır bir cezaya çarptırıldığını ve dosyanın bazı yanlış maddeler üzerinden değerlendirildiğini de vurguladı. Mektup, hem Erzan’ın mağduriyetini gözler önüne seriyor hem de futbol ve bankacılık dünyasında yaşanan finansal ilişkilerdeki riskleri ortaya koyuyor.
Altaylı, Seçil Erzan’ın mektubunun devamını önümüzdeki yazılarında da paylaşacağını, böylece sürecin tüm detaylarının kamuoyu tarafından anlaşılacağını duyurdu.
