ABD Başkanı Donald Trump başkanlığında Washington’da düzenlenen Gazze Barış Kurulu’nun ilk toplantısına katılan Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, Türkiye’nin Gazze’de barış, istikrar ve insani yardımlara yönelik tüm katkılara hazır olduğunu açıkladı. Fidan, toplantıya Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ı temsilen katıldığını belirterek, Türkiye’nin bölgede hem diplomatik hem de sahadaki etkili katkılarını vurguladı.
Gazze’deki İnsani Durum ve Ateşkesin Önemi
Toplantıda yaptığı konuşmada Fidan, İsrail’in Gazze’deki saldırılarına dikkat çekti. “İki yıl süren büyük acılar ve insani kriz sonrasında, ABD Başkanı Trump’ın kişisel çabaları ve uluslararası işbirliği sayesinde ateşkes sağlanmıştır. Ancak bölgedeki insani durum hâlâ kırılgan ve ateşkes ihlalleri devam etmektedir” ifadelerini kullandı.
Bakan Fidan, bölgede hızlı ve koordineli bir müdahalenin önemine işaret ederek, Türkiye’nin Gazze’ye halihazırda sağladığı insani yardımın yanı sıra sağlık ve eğitim sektörlerinin yeniden yapılandırılması ve polis gücünün eğitilmesi gibi alanlarda da katkı sağlayabileceğini belirtti. Fidan, Türkiye’nin ayrıca Uluslararası İstikrar Gücü’ne asker göndermeye hazır olduğunu açıkladı.
“Cumhurbaşkanı Erdoğan, Gazze’nin güvenliği, istikrarı ve toparlanması konusunda tam kararlılığını sürdürmektedir. Türkiye, barışın sağlanması ve kalıcı hale getirilmesi yönündeki çabaları desteklemeye devam edecektir. Bu barışın temelinin iki devletli çözüm olduğuna inanıyoruz. Bölgedeki tüm halkların yararı için birlikte çalışalım” ifadeleriyle konuşmasını tamamladı.
Gazze Barış Kurulu’nun Tarihçesi ve Kuruluş Süreci
Gazze Barış Kurulu’nun temelleri, 23 Eylül 2025’te Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın da aralarında bulunduğu sekiz Müslüman liderin ABD Başkanı Donald Trump ile Gazze’de ateşkes ve barış sağlanması amacıyla yaptığı görüşmeye dayanıyor. Bu görüşme, bölgede diplomatik sürecin hız kazanmasına ve Barış Planı’nın açıklanmasına zemin hazırladı.
Plan çerçevesinde 13 Ekim 2025’te Şarm el-Şeyh Barış Zirvesi düzenlendi. Türkiye, ABD, Katar ve Mısır tarafından imzalanan ortak bildiriyle ateşkes sağlanmış ve Barış Planı’nın ilk aşaması resmileşmiş oldu. Bu adım, bölgede güvenliğin sağlanması ve sivillerin korunması açısından kritik bir dönüm noktası olarak değerlendirildi.
Barış Planı, BM Güvenlik Konseyi’nin 17 Kasım 2025 tarihli ve 2803 sayılı kararı ile uluslararası meşruiyet kazandı. Ardından 14 Ocak 2026’da, Gazze’nin idaresini üstlenmek üzere 15 Filistinli teknokratın yer aldığı Gazze Yönetimi Ulusal Komitesi oluşturuldu. Aynı gün ABD’nin Orta Doğu Özel Temsilcisi Steve Witkoff, Barış Planı’nın ikinci aşamasına geçildiğini açıkladı.
16 Ocak’ta ise Barış Kurulu’nun teşkili ve organlarda görev alacak isimler duyuruldu. Bu kapsamda Barış Kurulu, Yürütme Kurulu, Yüksek Temsilcilik Ofisi, Gazze Yürütme Kurulu ve Gazze Yönetimi Ulusal Komitesi resmen kurulmuş oldu. Türkiye, 22 Ocak’ta İsviçre’nin Davos şehrinde düzenlenen imza törenine Cumhurbaşkanı Erdoğan’ı temsilen katılarak Barış Kurulu Şartı’nı imzaladı.
Türkiye’nin Rolü ve Uluslararası Katkısı
Türkiye, Gazze’de yürütülen barış ve istikrar çalışmalarında hem diplomatik hem de sahada aktif rol üstleniyor. Fidan, Türkiye’nin insani yardımın yanı sıra sağlık, eğitim ve polis eğitimi alanlarında da katkı sağladığını vurguladı. Türkiye’nin Uluslararası İstikrar Gücü’ne asker göndermeye hazır olması, bölgede barışın korunması ve güçlendirilmesi açısından kritik bir adım olarak görülüyor.
Fidan, Türkiye’nin bölgedeki tüm taraflarla işbirliği içinde çalışmaya hazır olduğunu belirtti ve iki devletli çözümün, kalıcı barışın temelini oluşturduğunu vurguladı. Türkiye’nin çabalarının, Gazze’de yaşayan sivillerin güvenliği, insani koşulların iyileştirilmesi ve uzun vadeli istikrar açısından büyük önem taşıdığı ifade edildi.
Uluslararası İşbirliği ve Gelecek Perspektifi
Gazze Barış Kurulu’nun oluşturulması, bölgedeki uluslararası işbirliğinin güçlendirilmesi açısından da önemli bir adım olarak görülüyor. Türkiye, ABD, Katar ve Mısır’ın yanı sıra, bölgedeki diğer ülkelerle koordineli olarak çalışmayı sürdürecek. Bu kapsamda, Uluslararası İstikrar Gücü’nün etkinliği artırılacak ve Gazze’de güvenlik, kamu düzeni ve sivil yönetime destek sağlanacak.
Fidan, toplantıda yaptığı konuşmada, Gazze’deki barış sürecinin devam etmesi ve kalıcı hale gelmesi için Türkiye’nin her türlü katkıya hazır olduğunu bir kez daha vurguladı. Türkiye’nin aktif rolü, hem diplomatik hem insani hem de güvenlik boyutunda Gazze’de kalıcı bir istikrarın sağlanmasına hizmet edecek.
