Sedef Güler cinayeti davasında mahkeme kararını açıkladı. İstanbul Büyükçekmece’de 7 Haziran 2024 tarihinde Mimar Sinan Sahili’nde halıya sarılı, elleri ve ayakları bağlı, ayaklarına ağırlık bağlanmış halde cansız bedeni bulunan 24 yaşındaki Sedef Güler’in ölümüne ilişkin dava Bakırköy 4. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görüldü.
Uzun süredir devam eden yargılama sürecinde, olayın detayları ve sanıkların savunmaları mahkeme dosyasına yansırken, savcılık makamı sanıkların ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasıyla cezalandırılmasını talep etmişti. İddianamede, cinayetin planlı şekilde işlendiği ve mağdurun savunmasız durumda bırakıldığı yönünde değerlendirmeler yer aldı.
Olayın geçmişine bakıldığında, Sedef Güler’in iş bulma vaadiyle kandırılarak bir adrese götürüldüğü, burada saldırıya uğradığı ve daha sonra öldürüldüğü iddiaları soruşturma dosyasına girmişti. Cinayetin ardından başlatılan polis çalışmaları sonucunda iki şüpheli kısa sürede yakalanarak tutuklanmış, bir sanık hakkında ise firari yakalama kararı çıkarılmıştı.
Mahkemede yapılan son duruşmada karar açıklandı. Heyet, sanıklardan Yavuz Güngör’ü “kasten öldürme” suçundan ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasına çarptırdı. Mahkeme, Fırat Baykara hakkında ise cinayete yardım ettiği ve suç delillerini gizlediği gerekçesiyle 18 yıl hapis cezası verdi.
Dosyada firari durumda bulunan Yiğit Hüseyin Ayvalık hakkında yargılamanın devamına karar verilirken, mahkeme ayrıca hakkında tutuklama kararı çıkarılmasına hükmetti. Böylece davada iki sanık hakkında kesinleşen cezalar açıklanırken, firari sanığın yakalanması için süreç sürüyor.
Cinayetin kamuoyunda büyük yankı uyandırmasının nedeni ise olayın vahşeti oldu. Genç kadının elleri ve ayakları bağlanmış halde bulunması, halıya sarılması ve üzerine ağırlık bağlanarak deniz kenarına bırakılması, Türkiye’de kadın cinayetleri tartışmalarını yeniden gündeme taşıdı.
Mahkeme sürecinde sanıkların savunmaları, deliller, telefon kayıtları ve olay yeri incelemeleri detaylı şekilde incelendi. Savcılık makamı, olayın planlı bir şekilde gerçekleştiğini ve sanıkların birlikte hareket ettiğini öne sürdü.
Verilen kararın ardından dava, özellikle kadın cinayetleri ve cezai yaptırımlar konusundaki tartışmaları yeniden alevlendirdi. Aile ve kamuoyu ise firari sanığın yakalanmasını ve kararın tam anlamıyla uygulanmasını bekliyor.
