Türkiye’de hekim hataları (malpraktis) nedeniyle açılan davalar, hem sağlık sistemi hem de sigorta sektörü üzerinde giderek büyüyen bir mali yük oluşturuyor. Hürriyet yazarı Nogay Doğan, bugünkü köşesinde hekim hatalarının yol açtığı davaların uzun sürmesini ve bu süreçlerin sigorta şirketlerine getirdiği mali yükü ayrıntılarıyla ele aldı. Doğan’ın aktardığı verilere göre, hekim hatalarına bağlı davalarda sigorta şirketlerinin ayırdığı toplam tazminat tutarı 2,3 milyar TL’ye ulaşmış durumda.
Hekim Sigortası: Zorunlu ve Kapsamlı
2010 yılında yürürlüğe giren düzenleme ile Türkiye’deki tüm doktorlar, görev yaptıkları kuruma bakılmaksızın hastalara verebilecekleri zararlar için sigorta yaptırmak zorunda. Sigortacılık literatüründe “Tıbbi Kötü Uygulama Sorumluluk Sigortası” olarak adlandırılan bu uygulama, halk arasında ise “hekim sigortası” olarak biliniyor. Türkiye genelindeki 234 bin doktorun tamamı bu sigortaya dahil.
Hekim sigortasının amacı, bir doktorun ihmali veya kusuru sonucu hastanın zarar görmesi durumunda, tazminat ödemesinin sigorta tarafından yapılmasını sağlamak. Bu sistem, hem hastaların mağduriyetini gidermeyi hem de doktorları olası mali risklerden korumayı hedefliyor.
Sistem Nasıl İşliyor?
Malpraktis iddialarında hasta veya yakınları, zararın tıbbi bir hata sonucu olup olmadığını belirlemek üzere yasal süreci başlatıyor. Mahkeme, zararın kaynağını belirledikten sonra hekim hatası kesinleşirse, sigorta şirketi tazminatı ödemekle yükümlü hale geliyor.
Hekimlerin risk gruplarına göre ayrılması ve primlerin buna göre belirlenmesi, sistemin en önemli işleyiş mekanizmalarından biri. Hekimler dört risk grubuna ayrılıyor ve ödenecek tazminat tutarları 1 milyon TL ile 4 milyon TL arasında değişiyor. Ödenecek azami tutar ise 9 milyon TL ile sınırlı.
Malpraktis Davaları ve 10 Yıllık Süre
Hekim hatası davaları, hem hassas hem de suistimale açık davalar olarak biliniyor. Hekimlere karşı açılacak davalarda zaman aşımı süresi 10 yıl. Bu uzun süre, bazı kesimlerce davaların gelir kapısı hâline getirilmesine de yol açabiliyor.
Nogay Doğan’ın aktardığı verilere göre, her yıl ortalama 500’ün üzerinde hekim hatası davası açılıyor. Son 10 yılda açılan dava sayısı ise 7 bini aşmış durumda. Uzayan davalar, hem mağdurların tazminat almasını geciktiriyor hem de hekimleri uzun süren yargı süreçleriyle karşı karşıya bırakıyor.
Milyarlarca Liralık Bekleyen Tazminat
Son 5 yılda hekim hatalarından dolayı mağdurlara ödenen tutar 44 milyon TL. Ancak asıl büyük yük, hâlâ sonuçlanmamış davalardan kaynaklanıyor. Sigorta şirketleri, dava sonuçlanana kadar ödemesi gereken tazminatları “muallak tutar” olarak ayırıyor.
Devam eden davalar nedeniyle sigorta şirketlerinin ayırdığı tutar 2,2 milyar TL seviyesinde. Ödenen miktar da eklendiğinde, hekim hatalarından kaynaklı toplam sigorta yükümlülüğü 2,3 milyar TL’ye ulaşıyor. Bu rakam, sağlık sistemindeki tüm aktörler için ciddi bir mali tabloyu gözler önüne seriyor.
Hekimler ve Sağlık Sistemi Üzerindeki Etkiler
Uzayan malpraktis davaları, hekimleri de ciddi şekilde etkiliyor. Davaların uzun sürmesi, doktorların psikolojik ve mali baskı altında kalmasına yol açıyor. Ayrıca yüksek tazminat riskleri, bazı hekimleri ve sağlık kurumlarını daha temkinli ve hatta riskten kaçınan bir yaklaşım içine itiyor. Bu durum, sağlık hizmetlerinin sunumunu dolaylı olarak etkileyebiliyor.
Mağdurlar açısından ise uzun süren davalar, hak ettikleri tazminatı almak için yıllarca beklemeyi gerektiriyor. Özellikle büyük tazminatlar söz konusu olduğunda, davaların hızlandırılması hem mağdur vatandaşların haklarını alması hem de sistemin adil işlemesi açısından kritik öneme sahip.
Uzayan Davaların Sona Ermesi Önemli
Doğan, davaların bir an önce sonuçlanmasının hem mağdurların tazminatlarına kavuşması hem de hekimlerin belirsizlikten kurtulması açısından elzem olduğunu vurguluyor. Sigorta sisteminin devreye girmesi ve milyarlarca liralık fonun ayrılması, hem sağlık sektörünün hem de sigorta şirketlerinin yükünü artırıyor.
Özetle, Türkiye’de hekim hataları nedeniyle açılan davalar, sadece sağlık sektörünü değil, sigorta şirketlerini ve ekonomiyi de ciddi şekilde etkiliyor. 2,3 milyar TL’lik tazminat yükü, hem hukuki sürecin hızlanmasının hem de sağlık sektöründeki risk yönetiminin önemini gözler önüne seriyor.
