Orta Doğu’da gerilim her geçen gün artarken Irak’tan gelen bir açıklama bölge siyasetinde geniş yankı uyandırdı. Irak Cumhurbaşkanı Abdul Latif Rashid’in eşi ve Irak’ın First Lady’si Shanaz Ibrahim Ahmed, Kürtlerin büyük güçlerin jeopolitik hesaplarında kullanılacak bir araç olmadığını belirterek sert bir mesaj verdi. Ahmed, yaptığı yazılı açıklamada Kürtlerin geçmişte yaşadıkları deneyimlere dikkat çekerek, “Kürtleri rahat bırakın, biz kiralık silahlar değiliz” ifadelerini kullandı.
Bölgedeki savaş gerilimi tırmanıyor
Son günlerde Orta Doğu’da yaşanan gelişmeler bölgesel bir savaş ihtimalini gündeme getirdi. ABD ve İsrail’in İran’a yönelik başlattığı saldırıların altıncı gününe girildiği belirtilirken İran’ın misilleme saldırılarıyla birlikte çatışmalar daha geniş bir coğrafyaya yayılma riski taşıyor.
Uluslararası medyada yer alan bazı haberlere göre, İran’a karşı yürütülen askeri operasyonlarda Irak ve İran’daki Kürt silahlı grupların da sürece dahil olabileceği iddia ediliyor. Bu iddialar özellikle ABD ve İsrail basınında geniş yer bulurken, bazı kaynaklar bölgedeki Kürt gruplarının İran’a karşı yeni bir cephe oluşturabileceğini öne sürdü.
Ayrıca ABD Başkanı Donald Trump’ın bölgedeki bazı Kürt aktörlerle temas kurarak İran’a karşı savaşta taraf olmaları yönünde baskı yaptığı da iddialar arasında yer aldı. İddialara göre Trump yönetimi, Kürt gruplara “ya ABD ile birlikte hareket edeceksiniz ya da İran’ın yanında yer alacaksınız” şeklinde bir tercih dayatıyor.
Bu gelişmelerin ardından bölgede askeri hareketlilik de artmış durumda. ABD’nin İran’daki Kürt bölgelerinde bulunan Islamic Revolutionary Guard Corps hedeflerine saldırılar düzenlediği, İran’ın ise buna karşılık olarak hem kendi topraklarındaki hem de Irak’taki bazı Kürt hedeflerini vurduğu ileri sürülüyor.
Irak’ta gerilim yükseliyor
Yaşanan gelişmeler Irak’ta da siyasi ve güvenlik açısından ciddi bir gerilim yaratmış durumda. Özellikle Irak Kürt Bölgesel Yönetimi sınırlarında yaşanan hareketlilik bölgedeki dengelerin hassasiyetini ortaya koyuyor.
Bu ortamda Irak’ın First Lady’si Shanaz Ibrahim Ahmed tarafından yapılan açıklama hem Irak’ta hem de uluslararası kamuoyunda dikkat çekti. Ahmed, Kürtlerin tarih boyunca büyük güçlerin çıkar hesapları nedeniyle ağır bedeller ödediğini belirterek, benzer bir sürecin tekrar yaşanmaması gerektiğini vurguladı.
“Kürtler paralı asker değildir”
Ahmed açıklamasında Kürt halkının dış güçlerin jeopolitik rekabetinde kullanılmasına tepki gösterdi. Kürtlerin herhangi bir ülkenin çıkarları için savaşacak paralı askerler olmadığını belirten Ahmed, şu ifadeleri kullandı:
“Kürtleri rahat bırakın. Biz paralı asker değiliz. Kürt halkı tarih boyunca defalarca büyük güçlerin vaatlerine inanarak mücadele etti ancak çoğu zaman yalnız bırakıldı.”
Ahmed’e göre bu tarihsel deneyimler Kürt toplumunda derin bir hafıza oluşturmuş durumda ve bu nedenle Kürtlerin bir kez daha küresel güç mücadelelerinde piyon olarak kullanılmayı kabul etmesi son derece zor.
1991 ayaklanmasına atıf yaptı
First Lady Ahmed, açıklamasında özellikle 1991 yılında Irak’ta yaşanan Kürt ayaklanmasına değindi. Kürtlerin 1991 Kurdish Uprisings in Iraq olarak bilinen ve Kürtçe “Raparin” olarak adlandırılan süreçte büyük umutlarla ayaklandığını hatırlatan Ahmed, uluslararası toplumun daha sonra Kürtleri yalnız bıraktığını söyledi.
Ahmed, o dönemde Saddam Hussein yönetimine karşı başlatılan ayaklanmanın ağır bir şekilde bastırıldığını belirterek şu ifadeleri kullandı:
“1991’de Kürtler Saddam Hüseyin rejimine karşı ayaklanmaya çağrıldı. Ancak uluslararası öncelikler değiştiğinde Kürtler yalnız bırakıldı. Rejim ayaklanmayı bastırmak için helikopterler ve tanklar kullandığında kimse bizi savunmaya gelmedi. Bu acı deneyim Kürt halkının hafızasında derin bir iz bıraktı.”
Ahmed, bugün Kürtlerin o dönemi “Raparin” olarak andığını ve bu sürecin öğrettiklerini unutmadıklarını ifade etti.
Rojava örneğini hatırlattı
Ahmed ayrıca Suriye’nin kuzeydoğusunda yer alan Rojava bölgesinde yaşanan gelişmelere de değindi. Kürt güçlerinin burada Islamic State’e karşı yürütülen mücadelede ön saflarda yer aldığını hatırlatan Ahmed, savaşın ardından verilen sözlerin büyük ölçüde tutulmadığını savundu.
Ahmed’e göre bu tür deneyimler Kürt halkının uluslararası güçlere karşı temkinli yaklaşmasına neden oluyor.
“Kürtler çok sık yalnızca güçlerine veya fedakârlıklarına ihtiyaç duyulduğunda hatırlanıyor” diyen Ahmed, bunun artık kabul edilemez olduğunu vurguladı.
“Kürtler piyon olmayı kabul etmeyecek”
Irak Kürtlerinin bugün geçmişe kıyasla daha istikrarlı bir yaşam kurmaya başladığını belirten Ahmed, bu nedenle Kürtlerin küresel güçlerin çatışmalarında kullanılmayı kabul etmeyeceğini söyledi.
Ahmed açıklamasını şu sözlerle tamamladı:
“Bugün Irak Kürtleri nihayet hayatta bir nebze istikrar ve saygınlık kazandı. Bu nedenle dünyanın süper güçleri tarafından piyon olarak kullanılmayı kabul etmeleri çok zor, hatta imkânsızdır. Yaşanan deneyimler ortada, verilen boş vaatler ortada. Bu nedenle bu çatışmaya dahil olan tüm taraflara sesleniyorum: Kürtleri rahat bırakın. Biz paralı asker değiliz.”
Yeni iddialar ortaya atıldı
Öte yandan İsrail basınında yer alan bazı haberlere göre Irak’taki bazı Kürt silahlı grupların İran’a yönelik sınırlı bir kara operasyonu başlattığı iddia edildi. Ancak bu iddialar henüz bağımsız kaynaklar tarafından doğrulanmış değil.
Bölgedeki gelişmeler yakından izlenirken Kürt grupların bu gerilimde nasıl bir rol oynayacağı Orta Doğu’daki güç dengeleri açısından kritik bir konu olarak değerlendiriliyor.
Uzmanlara göre İran, Irak, ABD ve İsrail arasındaki gerilimin daha da tırmanması halinde bölgedeki birçok aktör bu çatışmanın içine çekilebilir. Bu nedenle Irak’tan gelen bu açıklama, yalnızca Kürt siyasetinin değil aynı zamanda bölgedeki dengelerin geleceği açısından da önemli bir mesaj olarak görülüyor.
