İspanya, ABD ile askeri iş birliği yaptığına dair son dönemde ortaya atılan iddiaları kesin bir dille yalanladı ve ülkenin Orta Doğu’daki askeri operasyonlara karşı tutumunun değişmediğini bir kez daha vurguladı. İspanya Dışişleri Bakanı Jose Manuel Albares, yaptığı açıklamalarda, Rota ve Moron’daki askeri üslerin İran’a yönelik saldırılarda kullanılmasına izin verildiği yönündeki spekülasyonların tamamen asılsız olduğunu belirtti. Albares, “İspanyol hükümetinin Orta Doğu’daki çatışmalar ve İran’daki saldırılarda üslerimizin kullanımı konusundaki tutumunda herhangi bir değişiklik olmadı” diyerek, ülkesinin barış yanlısı ve diplomatik dengeye önem veren duruşunu açıkça ortaya koydu.
Bu açıklamalar, ABD Başkanı Donald Trump yönetiminin İran’a yönelik saldırılarının ardından basında çıkan “İspanya üslerini ABD’ye açtı” iddialarının yayılmasının ardından geldi. Başbakan Pedro Sanchez, Trump ile yaptığı telefon görüşmesinde, İspanya’nın bu saldırılarda üslerini kullanmaya izin vermeyeceğini net bir şekilde dile getirdi. Sanchez’in, “İnsanlığın büyük felaketleri işte böyle başlıyor. Milyonların kaderiyle Rus ruleti oynayamazsınız” sözleri, İspanya’nın savaş karşıtı ve diplomatik yaklaşımını ortaya koydu. Bu açıklama, Washington’a hem sert hem diplomatik bir mesaj olarak iletildi.
Öte yandan İran Cumhurbaşkanı Mesud Pezeşkiyan, İspanya’nın tutumunu övgüyle değerlendirdi. Pezeşkiyan, İspanyol hükümetinin ABD ve İsrail’in Orta Doğu’daki askeri hamlelerine karşı sergilediği sorumlu duruşun Batı dünyasında hâlâ duyarlı vicdanların var olduğunu gösterdiğini ifade etti. Bu açıklama, Tahran yönetiminin İspanya’nın savaş karşıtı ve diplomatik yaklaşımını yakından izlediğini ortaya koyuyor ve İspanya’nın bölgesel çatışmalarda dengeli bir tutum sergilediğini gösteriyor.
Beyaz Saray’dan yapılan açıklamalar ise durumu farklı bir perspektifle ele aldı. Beyaz Saray Sözcüsü Karoline Leavitt, Trump’ın İspanya’nın üslerini ABD ordusuna açmadığı yönündeki açıklamasına atıfta bulunarak, ABD’nin İspanya ile iş birliğini sürdürdüğünü ileri sürdü. Leavitt, “İspanya ile ilgili olarak Başkan’ın mesajını açık ve net bir şekilde duyduklarını düşünüyorum ve anladığım kadarıyla ABD ordusu ile iş birliği yapmayı kabul ettiler. ABD ordusunun İspanya’daki meslektaşlarıyla koordinasyon içinde olduğunu biliyorum” dedi. Leavitt ayrıca, İran’a yönelik operasyonlarda yalnızca İspanya’dan değil tüm Avrupa ülkelerinden destek beklendiğini ve hedeflerinin “İran’daki haydut rejimi ezmek” olduğunu vurguladı.
İspanya Dışişleri Bakanı Albares, bu açıklamaları açık bir dille yalanlayarak, ülkesinin diplomatik ve askeri tutumunun değişmediğini belirtti. Albares, Ser radyosuna yaptığı açıklamada, “Bunu kesinlikle reddediyorum. İspanya hükümetinin Orta Doğu’daki savaş, İran’daki bombalamalar ve üslerimizin kullanımı konusundaki tutumu zerre kadar değişmedi” diyerek, İspanya’nın diplomatik çizgisini net bir şekilde ortaya koydu.
Albares ayrıca Türkiye’ye destek mesajı da iletti. İran’dan ateşlenen ve Türk hava sahasına yönelen balistik mühimmatın etkisiz hale getirilmesinin ardından Albares, Türkiye Dışişleri Bakanı Hakan Fidan ile telefon görüşmesi gerçekleştirdiğini açıkladı. Albares, görüşmede, “İran’ın Türkiye’ye yönelik füze saldırısını şiddetle kınadığımızı ve Türk hükümeti ile halkıyla dayanışmamızı ilettiğimi” belirtti. Bu mesaj, İspanya’nın yalnızca kendi ulusal çıkarlarını değil, bölgesel güvenliği de dikkate aldığını ve diplomatik ilişkilerde sorumluluk bilinciyle hareket ettiğini gösteriyor.
İspanya hükümeti, Orta Doğu’da gerilimin azaltılması ve diplomatik müzakerelerin yeniden başlatılması çağrısını da yineledi. Albares, tüm tarafların uluslararası hukuka saygı göstermesini talep ettiklerini belirterek, barış için aktif olarak çalıştıklarını vurguladı. Uzmanlar, İspanya’nın bu tutumunun Avrupa ülkeleri için de bir örnek teşkil ettiğini belirtiyor. Avrupa ülkelerinin, ABD ile olan askeri ve diplomatik ilişkilerini riske atmadan Orta Doğu’daki çatışmalara nasıl yaklaşacaklarını belirleme sürecinde İspanya’nın duruşunun önemli bir referans noktası oluşturduğu ifade ediliyor.
Analistler, İspanya’nın ABD ve İran arasındaki gerilimde net bir duruş sergilemesinin bölgesel istikrar açısından kritik öneme sahip olduğunu söylüyor. Üslerini İran’a karşı kullanmayı reddetmesi ve diplomatik kanalları önceliklendirmesi, olası bir çatışmanın geniş çaplı bir savaşa dönüşmesini önleyecek önemli bir faktör olarak değerlendiriliyor. Aynı zamanda Türkiye’ye destek mesajı, İspanya’nın bölgedeki güvenlik meselelerinde sorumluluk bilinciyle hareket ettiğini gösteriyor ve ülkelerin diplomatik ilişkilerinde barışçı bir yaklaşımın önemini bir kez daha ortaya koyuyor.
İspanya’nın ABD’ye yönelik bu sert ama dengeli açıklamaları, önümüzdeki dönemde Orta Doğu’daki diplomatik ve askeri gelişmelerin yönünü belirlemede etkili olacak gibi görünüyor. İspanya, hem Avrupa hem de uluslararası kamuoyu nezdinde barış ve diplomasi yanlısı duruşunu net bir şekilde ortaya koymuş oldu.
