İsrail basını ve güvenlik kaynaklarından gelen bilgilere göre, ABD Başkanı Donald Trump, İran ile henüz nihai bir anlaşmaya varılmamış olsa bile 28 Mart Cumartesi günü ateşkes ilan etmeyi değerlendirebilir. Kanal 12 televizyonunun haberinde, bu olasılığın bölgedeki güvenlik çevrelerinde ciddi şekilde tartışıldığı belirtildi. ABD ve İsrail’in Şubat sonunda başlattığı ortak operasyonlar, İran’a karşı yoğun bir hava ve deniz saldırısı şeklinde sürerken, İran da misilleme saldırılarını hem kendi topraklarında hem de Körfez ülkelerindeki ABD üslerine yönelterek karşılık veriyor. Operasyonlar sırasında İran’ın balistik füzeleri, insansız hava araçları ve üst düzey liderlerinin hedef alındığı, bu süreçte eski lider Ali Hamaney’in yanı sıra birçok üst düzey yetkilinin öldüğü bildirildi.
İsrailli kaynaklar, Trump’ın olası ateşkesi ilan etmesi durumunda İsrail’in sahada hâlâ yürütmesi gereken operasyon ve hedeflerin bulunduğunu vurguladı. Bu çerçevede, İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu’nun evinde yapılan toplantılarda, ABD’nin el frenini çekmeden önce İsrail’in gerçekleştirmesi gereken öncelikli hedefler belirlenmiş. Habere göre, olası bir ateşkes gelirse İsrail, operasyonlarda elde ettiği kazanımları maksimize etmek ve hedeflerini tamamlamak için hazırlıklarını sürdürecek. Ateşkes sağlanmazsa, saldırılar planlandığı şekilde devam edecek ve yeni hedefler belirlenecek.
Kanal 12’ye konuşan kaynaklar, İran ile ABD arasında ayrıntılı bir anlaşmanın düşük ihtimalle gerçekleşeceğini ancak muhtemel bir çerçeve anlaşmaya hazırlıklı olunması gerektiğini ifade etti. Bu kapsamda, ateşkes senaryosunun gündeme gelmesi, diplomatik sürecin sahadaki askeri operasyonlarla koordineli yürütülmesinin bir sonucu olarak değerlendiriliyor. ABD ve İsrail’in operasyonları, hem İran’ın saldırı kapasitesini sınırlamak hem bölgedeki güvenlik dengelerini korumak hem de müttefiklerin güvenliğini sağlamak amacıyla yürütülüyor.
ABD ve İsrail’in saldırıları sırasında, İran’ın misilleme kapasitesi ciddi şekilde sınırlanmış durumda. İran’ın kullandığı füzeler Tahran’da sergilenirken, operasyonlar sonucunda birçok stratejik nokta imha edildi. Operasyonların üç haftayı aşkın süredir devam ettiği, hedeflerin vurulması ve sahadaki askeri üstünlüğün sağlanmasıyla birlikte diplomatik süreçlerin hız kazandığı ifade edildi. İsrailli yetkililer, sahadaki askeri başarıların, olası ateşkes ve diplomatik anlaşmaların pazarlık sürecinde önemli bir avantaj sağladığını belirtiyor.
Haberde ayrıca, İran ile ABD arasında yürütülen görüşmelerin halen sürdüğü ve Trump’ın olası ateşkes kararının sadece diplomatik bir manevra değil, aynı zamanda sahadaki güç dengelerini etkileyecek stratejik bir adım olduğu vurgulandı. ABD ve İsrail’in sahadaki operasyonları ve diplomatik hazırlıkları, İran’ın nükleer emellerini sınırlamak, bölgedeki enerji akışını güvenceye almak ve Ortadoğu’daki güvenlik dengesini korumak için eş zamanlı yürütülüyor.
Özetle, İsrail basını 28 Mart tarihini olası ateşkes günü olarak öne çıkarırken, ABD Başkanı Donald Trump ve İsrail yönetimi, hem sahada hem masada stratejik planlamalarını sürdürüyor. Ateşkes senaryosu gündemde olsa da operasyon ve hedeflerin yürütülmesi devam edecek ve taraflar olası diplomatik anlaşmaya hazırlanıyor. Bu süreç, hem bölgedeki güvenlik dengeleri hem de İran’ın saldırı kapasitesinin kontrol altında tutulması açısından kritik önem taşıyor.
