Kamuoyunda “Casperlar” olarak bilinen yeni nesil silahlı suç örgütüne yönelik yürütülen soruşturma, Türkiye’de suç örgütlerinin ve kamu görevlileri arasındaki bağlantıların boyutunu bir kez daha ortaya koydu. İstanbul Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen soruşturma kapsamında, aralarında 9 polis memurunun bulunduğu 18 şüpheli gözaltına alındı. İşlemleri tamamlanan zanlılardan 17’si tutuklanırken, 1 kişi adli kontrol talebiyle hakimliğe sevk edildi ve sonrasında tutuklanarak cezaevine gönderildi.
Örgüt liderleri ve uluslararası bağlantılar
Soruşturma dosyasına göre örgütün elebaşı İsmail Atız, kırmızı bültenle arandıktan sonra 3 Temmuz 2025’te Almanya’da yakalandı, ancak 7 Temmuz’da serbest bırakıldı. Serbest bırakılmasının ardından Almanya’da Türk kökenli bazı kişilere yönelik silahlı saldırı düzenletebileceğine dair ihbar alındığı ifade edildi.
Bu dönemde Atız ile bağlantılı olarak hareket eden “Hamuş” kod adlı Güven Şeren gözaltına alındı. Alman adli makamlarının dijital incelemesi sonucunda, Atız’ın PolNet (Polis Bilişim Ağı) üzerinden Şeren’e gönderdiği sorgu sonuçlarının Türkiye’ye bildirildiği ortaya kondu.
Kamu görevlileri aracılığıyla yasa dışı gelir
Soruşturma belgelerinde, Serkan Cemal Güney liderliğinde ve İbrahim Tankoş’un yöneticiliğinde kurulan ayrı bir yapı ortaya çıktı. Bu yapılanmanın kamu görevlileri aracılığıyla örgüte yasa dışı gelir sağladığı tespit edildi:
-
Gümrük memuru S.A., Sao Paulo’dan gelen kişilerin yanlarında getirdiği uyuşturucu maddeleri teslim aldı ve örgüte aktardı.
-
Bakırköy Adliyesi’nde görevli zabıt katibi E.B., kırmızı bülten sorgulamaları yaptı ve bazı bilgileri polis memurları aracılığıyla örgüt yöneticilerine ulaştırdı.
-
Tankoş, bir kişinin kimlik numarasını polis memuru E.Ç.’den temin ederek örgüt içerisinde kullandı.
Bu yöntemle örgüt, yalnızca uyuşturucu ticareti değil, kamu görevlilerinin yardımıyla farklı yasa dışı gelir kaynakları da oluşturdu.
Dijital deliller ve SKY uygulaması
Soruşturma kapsamında uluslararası suç örgütleri tarafından kullanılan “SKY” şifreli mesajlaşma uygulaması verileri incelendi. Uygulama üzerinden Türkiye bağlantılı mesajlaşmaların bazı polis memurları aracılığıyla örgüt yöneticilerine sızdırıldığı tespit edildi. Bu dijital deliller, örgütün uluslararası faaliyetleri ile Türkiye’deki bağlantılarının ortaya konmasında önemli rol oynadı.
Tutuklamalar ve adli süreç
Toplam 18 şüpheliden 17’si tutuklanarak cezaevine gönderildi. 1 kişi adli kontrol ile hakimliğe sevk edildi ve ardından tutuklandı. Dosyada, bazı zanlıların halihazırda cezaevinde bulundukları da belirtildi.
Savcılık ve emniyet yetkilileri, soruşturmanın çok yönlü ve titizlikle yürütüldüğünü, ek gözaltılar ve tutuklamaların gündeme gelebileceğini açıkladı. Örgütün lider kadrosu, kamu görevlileri bağlantıları, uluslararası iletişim ve dijital materyallerin incelenmesiyle suç örgütünün tüm faaliyetleri ortaya çıkarılmaya çalışılıyor.
Operasyonun önemi
Bu operasyon, Türkiye’de organize suç örgütlerinin modern yöntemler ve dijital iletişim kanallarıyla faaliyet gösterdiğini, aynı zamanda bazı kamu görevlileri ile bağlantı kurarak yasa dışı gelir elde edebildiklerini gözler önüne serdi. Yetkililer, soruşturmanın devam ettiğini ve gelişmelerin kamuoyuyla paylaşılacağını belirtti.
Olay, hem ulusal güvenlik hem de adli sistem açısından önemli bir dönemeç olarak değerlendiriliyor.
