Türkiye’nin deprem kuşağında yer aldığı gerçeği, her geçen gün yaşanan sarsıntılarla bir kez daha hatırlatılırken, bu kez gözler Karadeniz Bölgesi’ne çevrildi. Dün gece saat 23.15’te Trabzon’un Ortahisar ilçesine yaklaşık 28 kilometre uzaklıkta meydana gelen deprem, bölge halkında kısa süreli tedirginliğe yol açtı. Afet ve Acil Durum Yönetimi Başkanlığı’nın (AFAD) paylaştığı bilgilere göre, depremin büyüklüğü 3.8, yerin 14.61 kilometre derinliğinde gerçekleşti.
Her ne kadar düşük şiddetli bir deprem olarak kayıtlara geçse de, Karadeniz’de meydana gelen bu sarsıntı uzmanların uzun süredir yaptığı uyarıları yeniden gündeme taşıdı. Özellikle “Karadeniz deprem üretmez” algısının yanlış olduğuna dikkat çeken bilim insanları, bölgenin ciddi bir sismik potansiyele sahip olduğuna vurgu yapıyor.
DEPREM KENT GENELİNDE HİSSEDİLDİ
Trabzon merkez ve çevre ilçelerde hissedilen deprem sonrası vatandaşlar kısa süreli panik yaşarken, bazı kişiler evlerinden dışarı çıktı. Sosyal medyada çok sayıda kullanıcı depremi hissettiklerini belirten paylaşımlar yaptı. Sarsıntının ardından Trabzon Valiliği tarafından yapılan resmi açıklamada, kent genelinde herhangi bir can veya mal kaybının yaşanmadığı bildirildi.
Valilik açıklamasında, ilgili kurumların sahada gerekli tarama ve incelemeleri yaptığı, şu ana kadar olumsuz bir ihbarın ulaşmadığı belirtildi. Yetkililer, vatandaşları paniğe kapılmamaları ve resmi kaynaklardan yapılacak açıklamaları takip etmeleri konusunda uyardı.
“KARADENİZ SANILDIĞI KADAR SAKİN DEĞİL”
Depremin ardından değerlendirmelerde bulunan Jeoloji Uzmanı Prof. Dr. Osman Bektaş, Karadeniz’in sismik açıdan çoğu zaman göz ardı edildiğini ancak bunun büyük bir yanılgı olduğunu ifade etti. Bektaş, Karadeniz sahil şeridinde ve deniz tabanında aktif fay sistemlerinin bulunduğunu belirterek, bölgenin deprem üretme kapasitesine sahip olduğunu söyledi.
“Karadeniz bir deprem kaynağıdır” diyen Bektaş, özellikle küçük ölçekli depremlerin, bölgedeki fayların tamamen sakin olduğu anlamına gelmediğini vurguladı. Bu tür sarsıntıların, daha büyük depremler öncesinde bir uyarı niteliği taşıyabileceğine dikkat çekti.
“6.6 BÜYÜKLÜĞÜNDE DEPREM HER AN OLABİLİR”
Prof. Dr. Osman Bektaş’ın en çarpıcı açıklaması ise olası büyük deprem senaryosuna ilişkin oldu. AFAD verilerine işaret eden Bektaş, Karadeniz sahil kesiminin 6.6 büyüklüğünde bir depreme hazırlıklı olması gerektiğini söyledi. Bu büyüklükte bir depremin özellikle kıyıya yakın yerleşim alanlarında ciddi yapısal hasarlara yol açabileceğini ifade etti.
“Depremin ne zaman olacağını bilmemiz mümkün değil. Ancak ‘her an olabilir’ gerçeğini kabul ederek hazırlık yapmak zorundayız” diyen Bektaş, riskin küçümsenmesinin büyük sonuçlara yol açabileceği uyarısında bulundu.
KIYI KENTLERİ DAHA FAZLA RİSK ALTINDA
Uzmanlara göre Karadeniz Bölgesi’nde özellikle Trabzon, Rize, Giresun, Ordu ve Samsun gibi sahil kentleri daha yüksek risk taşıyor. Bu kentlerde yapılaşmanın büyük ölçüde kıyı şeridine yakın olması, zemin özelliklerinin bazı bölgelerde zayıf olması ve eski yapı stokunun fazlalığı risk faktörlerini artırıyor.
Ayrıca Karadeniz’e özgü yoğun yağışlar ve heyelan riski de, olası bir deprem sonrası oluşabilecek ikincil afetlerin etkisini artırabilecek unsurlar arasında yer alıyor. Uzmanlar, depremle birlikte heyelan ve altyapı hasarlarının da yaşanabileceği senaryolara dikkat çekiyor.
“KÜÇÜK DEPREMLER ALIŞKANLIK HALİNE GELMEMELİ”
Bilim insanları, bölgede zaman zaman meydana gelen küçük depremlerin vatandaşlar tarafından “alışıldık” hale getirilmesinin son derece tehlikeli olduğunu vurguluyor. Küçük sarsıntıların, büyük depremlerin olmayacağı anlamına gelmediğini belirten uzmanlar, tam tersine bu hareketliliğin dikkatle izlenmesi gerektiğini ifade ediyor.
Deprem bilincinin artırılması, yapıların dayanıklılığının kontrol edilmesi ve yerel yönetimlerin afet planlarını güncellemesi gerektiği vurgulanıyor.
UZMANLARDAN NET MESAJ: HAZIRLIK HAYAT KURTARIR
Uzmanlar, Karadeniz Bölgesi için de deprem çantası hazırlanması, toplanma alanlarının öğrenilmesi, binaların risk analizlerinin yapılması ve vatandaşların bilinçlendirilmesi gerektiğini vurguluyor. Deprem gerçeğiyle yaşamanın, korkuyla değil, doğru önlemlerle mümkün olabileceği belirtiliyor.
Son yaşanan 3.8’lik deprem herhangi bir olumsuzluğa yol açmamış olsa da, yapılan uyarılar Karadeniz’in deprem riskinin göz ardı edilmemesi gerektiğini bir kez daha ortaya koydu. Uzmanların çağrısı net: Hazırlıksız yakalanmamak için bugünden adım atılmalı.
