ABD’li Cumhuriyetçi Senatör Lindsey Graham’ın yaşamını yitirmesinin ardından sosyal medya platformlarında ve bazı podcast yayınlarında ortaya atılan iddialar uluslararası kamuoyunun gündemine oturdu. Senatörün ölümünün doğal nedenlerden kaynaklanmadığını öne süren çeşitli paylaşımlar kısa sürede geniş kitlelere ulaşırken, olayın arka planına ilişkin farklı senaryolar dile getirildi. Ancak şu ana kadar ABD makamları tarafından bu iddiaları doğrulayan herhangi bir resmi açıklama yapılmadı.
Uzun yıllardır ABD Senatosu’nun en tanınan isimlerinden biri olan Lindsey Graham, özellikle dış politika, savunma ve uluslararası güvenlik konularındaki sert açıklamalarıyla dikkat çekiyordu. Rusya’ya yönelik yaptırımların artırılmasını savunan Graham, Ukrayna savaşının başlamasının ardından Moskova yönetimine karşı en sert tutumu benimseyen Amerikalı siyasetçiler arasında gösteriliyordu.
Senatörün hayatını kaybetmesinin ardından bazı İsrailli podcast yayıncıları ve sosyal medya kullanıcıları, Graham’ın özel bir zehir kullanılarak öldürülmüş olabileceğini ileri sürdü. Söz konusu yorumlarda olayın arkasında Rusya’nın bulunabileceği iddia edilirken, bu değerlendirmeleri destekleyen herhangi bir resmi delil veya adli bulgu kamuoyuyla paylaşılmadı.
Paylaşımlarda Rus istihbarat servislerinin geçmişte benzer yöntemlerle ilişkilendirildiği yönünde yorumlar yapılırken, Graham’ın ölümüyle ilgili yürütülen resmi soruşturmalardan bu yönde herhangi bir sonuç açıklanmadı. Bu nedenle uzmanlar, sosyal medyada dolaşan bilgilerin doğrulanmadan kesin gerçek olarak kabul edilmemesi gerektiği konusunda uyarılarda bulunuyor.
İddiaların gündeme gelmesinde Graham’ın son dönemde yürüttüğü siyasi faaliyetlerin de etkili olduğu değerlendiriliyor. Cumhuriyetçi senatör, Rus petrolü satın alan ülkelere yönelik ağır ekonomik yaptırımlar öngören yasa tasarısının en güçlü destekçileri arasında yer alıyordu. Bazı yorumcular, bu nedenle Graham’ın Moskova açısından önemli bir siyasi figür haline geldiğini öne sürerken, bu görüşler bağımsız kaynaklar tarafından doğrulanmış değil.
Öte yandan Graham’ın NATO Zirvesi öncesinde Türkiye’nin F-35 savaş uçağı programına yeniden dahil edilmesine yönelik olumlu mesajlar vermesi de uluslararası basında dikkat çekmişti. Türkiye’nin programa dönüşüne sıcak yaklaşan açıklamalarının ardından İsrail ve Yunanistan’da bazı çevrelerin bu tutuma tepki gösterdiği yönünde haberler yayımlandı. Ancak bu gelişmeler ile senatörün ölümü arasında resmi makamlar tarafından kurulmuş herhangi bir bağlantı bulunmuyor.
İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu’nun da Türkiye’ye F-35 satışı konusunda çekincelerini dile getirdiği bilinirken, Graham’ın ölümü sonrasında sosyal medyada bu gelişmeler arasında ilişki kurmaya çalışan çok sayıda paylaşım yapıldı. Uzmanlar ise bu tür değerlendirmelerin somut deliller yerine varsayımlara dayandığını belirtiyor.
Lindsey Graham’ın son resmi temaslarından biri Ukrayna Devlet Başkanı Volodimir Zelenski ile gerçekleştirdiği görüşme oldu. Kiev’de yapılan görüşmede Ukrayna’nın hava savunma ihtiyaçları, Batı’nın askeri desteği ve Rusya’ya yönelik yeni yaptırım paketleri ele alındı. Görüşmenin ardından açıklama yapan Graham, Çin’in Rusya üzerindeki ekonomik etkisini kullanarak savaşın sona erdirilmesinde önemli rol oynayabileceğini ifade etmişti.
Graham ayrıca Pekin yönetiminin Moskova üzerindeki nüfuzunu barış süreci için değerlendirmesi gerektiğini belirterek, savaşın sona ermesi adına uluslararası toplumun daha koordineli hareket etmesi çağrısında bulunmuştu. Bu açıklamalar, ölümünden kısa süre önce yaptığı son değerlendirmeler arasında yer aldı.
ABD’li yetkililer ise Graham’ın ölüm nedenine ilişkin soruşturmanın sürdüğünü belirtirken, kamuoyuna yalnızca resmi makamların açıklamalarının dikkate alınması gerektiğini vurguluyor. Şu ana kadar zehirlenme, suikast ya da başka bir kasıtlı eylem ihtimalini doğrulayan herhangi bir adli rapor yayımlanmış değil.
Uzmanlara göre böylesine yüksek profilli isimlerin yaşamını yitirmesinin ardından sosyal medyada çok sayıda iddia ve komplo teorisinin dolaşıma girmesi alışılmış bir durum. Ancak hukuki ve adli süreçler tamamlanmadan ortaya atılan iddiaların kesin bilgi olarak değerlendirilmemesi gerektiği ifade ediliyor.
Lindsey Graham’ın ölümüne ilişkin resmi soruşturmanın tamamlanmasının ardından adli makamların hazırlayacağı raporun, kamuoyunda tartışılan iddialara açıklık getirmesi bekleniyor. O tarihe kadar sosyal medyada dolaşan suikast ve zehirlenme iddiaları ise doğrulanmamış spekülasyon niteliğini koruyor.
