Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron, Hürmüz Boğazı’nda ABD’nin öncülüğünde kurulması planlanan koalisyon operasyonlarına Fransa’nın katılmayacağını net bir şekilde açıkladı. Macron, Ulusal Güvenlik ve Savunma Konseyi toplantısı öncesinde basın mensuplarına yaptığı açıklamada, Fransa’nın çatışmanın tarafı olmadığını ve tamamen savunma pozisyonunda olduklarını vurguladı. Cumhurbaşkanı, “Biz bu savaşı seçmedik ve bölgedeki vatandaşlarımızı ve üslerimizi korumak önceliğimizdir” ifadelerini kullandı.
Macron, açıklamasına 13 Mart’ta Irak’ın Erbil kenti yakınlarında hayatını kaybeden Fransız askerinin ailesine başsağlığı dileyerek başladı. Aynı saldırıda yaralanan askerlerin Fransa’ya getirildiğini belirterek, Fransa’nın önceliğinin bölgede güvenlik sağlamak ve vatandaşlarını korumak olduğunu ifade etti. Ayrıca Macron, Lübnan’ın toprak bütünlüğünü koruma ve Hizbullah’a karşı mücadelesinde Lübnanlı yetkililerle birlikte çalıştıklarını söyledi. Bu kapsamda Fransa, Orta Doğu’da herhangi bir çatışmaya taraf olmamakla birlikte, mevcut durumu yakından takip ediyor.
Cumhurbaşkanı, bölgedeki seyrüsefer özgürlüğü ve deniz güvenliğinin sağlanmasının da öncelikleri arasında olduğunu belirtti. Kızıl Deniz ve Babülmendep Boğazı’nın güvenliğini sağlamak amacıyla Avrupa Birliği kapsamında yürütülen Aspides misyonuna bağlı kalındığını hatırlatan Macron, bu misyonun başka operasyonları kapsayacak şekilde genişletilmeyeceğini vurguladı. Hürmüz Boğazı ile ilgili olarak Fransa’nın operasyonlara katılmayacağını net biçimde ifade eden Macron, “Biz çatışmanın tarafı değiliz ve bu nedenle mevcut bağlamda Hürmüz Boğazı operasyonlarına asla katılmayacağız. Ancak durum sakinleşirse, diğer ülkelerle birlikte gemilere refakat etme sorumluluğunu üstlenmeye hazırız” dedi.
ABD Başkanı Donald Trump, Hürmüz Boğazı’nda gemi trafiğinin güvenliğini sağlamak için 7 ülkeyle görüşmeler yürüttüğünü açıklamıştı. Trump, boğazdan dünya petrolünün büyük kısmının geçtiğini ve bunun yaklaşık yüzde 90’ının güvenliğinin sağlanması gerektiğini vurguladı. Ayrıca sosyal medya üzerinden yaptığı açıklamada, Çin, Fransa, Japonya, Güney Kore, İngiltere ve diğer ülkelerin gemilerini Hürmüz Boğazı’na göndermesi gerektiğini belirtti.
Fransa’nın bu kararı, ABD’nin bölgede kurmayı planladığı koalisyon girişimiyle önemli bir diplomatik duruş sergilediğini ortaya koyuyor. Macron, Fransa’nın önceliğinin askeri müdahaleye katılmak değil, vatandaşlarını ve bölgedeki üslerini korumak, bölgedeki gerilimi sınırlamak ve güvenliği sağlamak olduğunu belirterek, Orta Doğu’da Fransa’nın çatışmalara dahil olmayacağı mesajını net biçimde verdi.
İlgili karar ve açıklamalar, Hürmüz Boğazı’ndaki olası operasyonların diplomatik ve uluslararası boyutunu gözler önüne sererken, Fransa’nın bölgedeki stratejisini savunma ve güvenlik temelli olarak netleştirdiği yorumları yapılıyor. Bölgedeki gelişmelerin dikkatle takip edilmesi gerektiği, özellikle ABD’nin girişimleri ve Fransa’nın duruşu ışığında Hürmüz Boğazı’nda petrol ve deniz taşımacılığı güvenliğinin önümüzdeki dönemde kritik bir konu olarak öne çıkacağı öngörülüyor.
