Marmara Denizi’nde son günlerde kaydedilen mikrodepremler, bölgedeki fay hareketliliğini yeniden gündeme taşıdı. Jeolog Prof. Dr. Osman Bektaş, özellikle Çınarcık Havzası çevresinde 10-13 kilometre derinlikte meydana gelen mikrodepremlere dikkat çekerek fayın derin kesimlerindeki hareketliliğin önemine işaret etti.
Bektaş, son 1-2 gün içinde Çınarcık Havzası’nın doğusunda yer alan Adalar Fayı ile batısındaki Çınarcık Fayı boyunca mikrodeprem aktivitesinin yoğunlaştığını belirtti.
10-13 KİLOMETRE DERİNLİKTEKİ DEPREMLER DİKKAT ÇEKTİ
Marmara’da meydana gelen mikrodepremlerin derinliği, uzman değerlendirmelerinde öne çıkan başlıklardan biri oldu.
Prof. Dr. Osman Bektaş, özellikle 10-13 kilometre derinlikte meydana gelen sarsıntıların, fayların daha derin bölümlerindeki hareketlerin anlaşılması açısından önemli olduğunu ifade etti.
Bektaş, bu hareketliliğin Marmara’daki fay sisteminin yalnızca yüzeye yakın kesimlerinin değil, derin bölümlerinin de takip edilmesi gerektiğini gösterdiğini belirtti.
1963 DEPREMİYLE BENZERLİĞE DİKKAT ÇEKTİ
Prof. Dr. Bektaş, değerlendirmesinde 2016 yılında yayımlanan bilimsel bir çalışmaya da dikkat çekti.
Baştürk ve diğer araştırmacıların çalışmasında, 1963 yılında meydana gelen 6,3 büyüklüğündeki Çınarcık depreminin yaklaşık 12 kilometre derinlikte Adalar Fayı ile bağlantılı olduğu belirtilmişti.
Bugün aynı bölgede 10-13 kilometre derinliklerde mikrodepremlerin görülmesi, geçmişte yaşanan sismik hareketlerle birlikte değerlendirildiğinde bilim insanları açısından önemli bir veri oluşturuyor.
FAYDA YAVAŞ KAYMA İHTİMALİ
Bektaş’ın açıklamasında dikkat çeken bir diğer nokta ise faydaki “creep” olarak adlandırılan yavaş kayma hareketi oldu.
Uzman isim, söz konusu derinliklerde kaydedilen mikrodepremlerin Adalar Fayı’nın derin kesimlerinde yavaş ve sürekli bir kayma hareketinin bulunabileceğine ilişkin önemli bir gözlem niteliğinde olabileceğini ifade etti.
Bu tür hareketlerin fayın stres birikimi ve davranışının anlaşılması açısından araştırılması gerektiği belirtiliyor.
SİLİVRİ DEPREMİ SONRASI STRES DEĞİŞİMİ
Marmara’daki hareketliliğin olası nedenleri arasında 2025’te meydana gelen 6,2 büyüklüğündeki Silivri depremi de gösterildi.
Bektaş, söz konusu depremin ardından fay sisteminde meydana gelmiş olabilecek gerilim transferine dikkat çekti. Bu nedenle son günlerdeki mikrodeprem aktivitesinin yalnızca tek bir nedenle açıklanamayabileceğini belirtti.
“İSTANBUL İÇİN KRİTİK VERİ” TARTIŞMASI
Marmara Denizi’ndeki faylar, İstanbul’a yakınlığı nedeniyle uzun süredir bilim insanlarının radarında bulunuyor. Çınarcık Havzası ve çevresindeki hareketlilik de bu nedenle yakından takip ediliyor.
Son mikrodepremler, bölgedeki fayların davranışlarına ilişkin yeni veriler ortaya koyarken, uzmanların değerlendirmeleri de kamuoyunda “İstanbul depremi yaklaşıyor mu?” sorusunu yeniden gündeme getirdi.
Ancak mikrodepremlerdeki artışın tek başına büyük bir depremin zamanını gösteren kesin bir işaret olmadığı unutulmamalı. Bu tür veriler, fayların mevcut durumunu anlamak ve deprem riskini bilimsel açıdan değerlendirmek için kullanılıyor.
