Milli takım sporcusu Reyhan Taşdelen, son yıllarda kazandığı şampiyonlukların gölgesinde, milli takım antrenörü A.G.’ye karşı ciddi taciz iddialarıyla gündeme geldi. 18 yaşındaki mental engelli para atlet, 2024 Dubai Grand Prix’de 400 metre ikinciliği, 2025 VIRTUS Avrupa Salon Atletizm Şampiyonası’nda 60 metre Avrupa şampiyonluğu ve 2024 İsveç Avrupa Şampiyonası’nda 400 metrede ikincilik gibi başarılar elde etmiş olmasına rağmen, antrenörünün tacizine maruz kaldığını anlattı. Reyhan Taşdelen, tacizin üç yıl boyunca devam ettiğini ve hem sözlü hem fiziki olarak kendisine uygulandığını belirtti. Yaşadığı psikolojik baskı nedeniyle 2025 Haziran ayında intihar girişiminde bulunduğunu ve ağır antidepresan tedavisi gördüğünü söyledi.
Taciz iddialarıyla ilgili olarak A.G., 20 Ocak’ta görülen ilk duruşmada tutuksuz yargılanmak üzere serbest bırakıldı ve dava 5 Mayıs’a ertelendi. Reyhan Taşdelen, üç yıl boyunca yaşadıklarını ailesinden sakladığını, bu sırada mental sağlığını toparlayamadığını ve sürecin kendisini ciddi şekilde etkilediğini ifade etti. “Onun sözleri kafamın içinde yankılanıyordu, nefes alamadığım da oluyordu. Dünya şampiyonluğuna en yakın isimken sonuncu oldum, elendim” diyerek, tacizin performansına ve psikolojisine olan etkisini gözler önüne serdi.
Annesi Habibe Develi de, kızının maruz kaldığı tehditleri açıklayarak, “Kızım ‘Bacağını kırarım, spor hayatını bitiririm, yürümez hale getiririm’ gibi tehditlere maruz kaldı” dedi. Reyhan Taşdelen, yaşadığı travmayı paylaşarak, sadece kendi değil, spor dünyasında benzer taciz ve istismar vakaları yaşayan diğer gençlerin de haklarını aramalarını teşvik etti. Tacize uğrayanların korkmamaları gerektiğini vurgulayan Taşdelen, ilgili kişinin en ağır cezayı almasını talep etti.
Dava dosyasında, A.G. suçlamaları reddederken, Reyhan Taşdelen ile aralarında herhangi bir duygusal ilişki olmadığını öne sürdü. Ayrıca, sporcunun özel hayatıyla ilgili bazı tuhaf iddialar ortaya atarak ifadesini savunmaya çalıştı. Ancak bu iddialar, kamuoyunda büyük tepki topladı ve spor camiasında ciddi tartışmalara yol açtı.
Olay, Türkiye’de spor dünyasında güç dengesinin kötüye kullanılabileceğini ve antrenör-sportcu ilişkilerinde ciddi etik ihlaller yaşanabileceğini gösteren örneklerden biri olarak değerlendiriliyor. Reyhan Taşdelen’in cesur açıklamaları, genç sporcuların tacize karşı seslerini duyurması ve haklarını araması açısından önem taşıyor. Yargı süreci devam ederken, olay hem spor camiası hem de kamuoyu tarafından yakından takip ediliyor.
Bu skandal, yalnızca bireysel bir taciz vakası değil, aynı zamanda spor dünyasında güvenlik, etik ve mental sağlık konularında farkındalık yaratacak ciddi bir mesele olarak ön plana çıkıyor. Reyhan Taşdelen, yaşadığı tüm zorluklara rağmen spor kariyerini sürdürmeye çalışıyor ve taciz olaylarının açığa çıkarılmasının, spor dünyasında kalıcı değişim yaratması gerektiğini vurguluyor.
