İstanbul Altın Rafinerisi A.Ş. hakkında yürütülen soruşturmada dikkat çeken yeni bulgular ortaya çıktı. Florya’da bir villanın kilerinde ele geçirilen yaklaşık 350 kilogram altının, şüpheliler tarafından “miras” olduğu gerekçesiyle savunulduğu öne sürüldü.
İstanbul Altın Rafinerisi A.Ş.’ne yönelik yürütülen operasyon, suç örgütü kurma, kara para aklama ve kamu kurumlarını zarara uğratma iddialarıyla geniş bir dosyaya dönüşmüş durumda. Soruşturma kapsamında çok sayıda kişi tutuklanırken, bazı isimler hakkında adli kontrol kararları verildi.
Florya’daki villada 350 kilo altın bulundu
Florya bölgesindeki bir villanın kilerinde bulunan altınların, soruşturmanın en dikkat çekici bölümlerinden biri olduğu ifade ediliyor. Ele geçirilen altınların piyasa değerinin milyarlarca lirayı bulduğu belirtilirken, altınların farklı noktalar arasındaki transfer süreci de dosyaya yansıdı.
İddialara göre, gözaltı süreçlerinin ardından bazı çalışanların Kuyumcukent’teki bir depodan alınan altınları söz konusu villaya taşıdığı tespit edildi.
“Miras” ve “emanet” savunması gündemde
Dosyada yer alan ifadelerde, altınların aile büyüklerinden kaldığı ve bu nedenle “miras” olduğu, bazı durumlarda ise “emanet” olarak saklandığı yönünde savunmalar yapıldığı aktarıldı. Ancak savcılık makamının bu beyanları ikna edici bulmadığı ve suçtan kaçmaya yönelik açıklamalar olarak değerlendirdiği ifade edildi.
Sahte ihracat ve teşvik iddiaları
Soruşturma dosyasında, altın ticareti üzerinden yürütüldüğü iddia edilen karmaşık bir finansal sistem de yer aldı. İddialara göre ithal edilen altınlar Türkiye’de üretilmiş gibi gösterilerek sahte ihracat beyanları düzenlendi ve devlet teşviklerinden haksız kazanç sağlandı.
Ayrıca Dubai bağlantılı şirketler üzerinden yapılan işlemlerle ihracat hacminin olduğundan yüksek gösterildiği, “altın içerikli kimyasal ürün” adı altında ticari hareketlilik oluşturulduğu öne sürüldü.
Milyarlarca liralık para trafiği
Mali Suçları Araştırma Kurulu (MASAK) raporlarına göre şirketin para hareketlerinde son yıllarda olağanüstü bir artış yaşandı. Para giriş-çıkış hacminin trilyon lira seviyelerine ulaştığı belirtilirken, bu durumun kara para aklama şüphesini güçlendirdiği ifade edildi.
Soruşturma genişliyor
Yetkililer, dosyanın yalnızca altın ve ihracat işlemleriyle sınırlı olmadığını, farklı şirketler ve paravan yapılar üzerinden yürütülen işlemlerin de incelendiğini belirtiyor. Soruşturmanın ilerleyen günlerde daha da genişleyebileceği ifade ediliyor.
