Tunceli’de 2020 yılından bu yana kayıp olarak aranan Gülistan Doku soruşturması kapsamında tutuklanan Mustafa Türkay Sonel’in emniyet ve savcılıkta verdiği ifadelerin ayrıntıları ortaya çıktı. Dosyada yer alan beyanlarında Sonel, kendisine yöneltilen suçlamaların tamamını reddederek olayla hiçbir bağlantısının bulunmadığını savundu.
Şüpheli Sonel, ifadesinde Gülistan Doku ile hayatında hiçbir şekilde karşılaşmadığını, kendisini tanımadığını ve adını yalnızca kaybolma haberlerinden sonra öğrendiğini söyledi. Hakkındaki iddiaların gerçeği yansıtmadığını belirten Sonel, soruşturma sürecinde adı geçen olaylarla ilgisinin olmadığını vurguladı.
Soruşturma dosyasında ismi geçen bazı kişilerle arkadaşlık ilişkisi bulunduğunu kabul eden Sonel, özellikle Uğurcan Açıkgöz ve Umut Altaş ile lise döneminden tanıştığını ifade etti. Ancak bu ilişkilerin sosyal arkadaşlıktan öteye geçmediğini, herhangi bir suç unsuruyla bağlantısının bulunmadığını dile getirdi.
Sonel, Hanımeli Kafe’ye gitmesine ilişkin soruya ise arkadaşlarıyla birlikte vakit geçirmek amacıyla orada bulunduğunu belirterek, Gülistan Doku’yu tanımadığı için mekânda bulunması halinde bile fark etmesinin mümkün olmadığını söyledi.
Dosyada yer alan daraltılmış baz kayıtlarına ilişkin iddialar da Sonel’in ifadesinde yer aldı. 27 Aralık 2019 tarihinde Gençlik Merkezi çevresinde bulunduğuna dair kayıtların hatırlatılması üzerine Sonel, olayın üzerinden uzun zaman geçtiğini ve detayları net olarak anımsamadığını ifade etti. Aynı şekilde bazı telefon görüşmeleriyle ilgili sorulara da kesin bir yanıt veremediğini, konuşmaların günlük yaşam ve arkadaş sohbetleri kapsamında olabileceğini söyledi.
Soruşturmanın en dikkat çeken başlıklarından biri olan Sarısaltuk Viyadüğü çevresindeki baz kayıtları da sorgulamada gündeme geldi. Sonel, o bölgede arkadaşlarıyla araçla zaman zaman dolaştıklarını, ancak bunun dışında herhangi bir olayla bağlantısının bulunmadığını savundu.
Dosyada yer alan bazı delil niteliğindeki materyaller ve tanık beyanlarıyla ilgili iddiaları da reddeden Sonel, kendisine yöneltilen suçlamaları “itibar suikastı” olarak değerlendirdi. Olayla ilişkilendirilen eşyaların ve iddiaların gerçeği yansıtmadığını, tamamen yanlış yorumlandığını ifade etti.
Silah iddialarına da açıklık getiren Sonel, gerçek silahlarla hiçbir ilgisinin olmadığını, yalnızca airsoft sporu ile ilgilendiğini belirtti. Araçta silah bulunduğu yönündeki iddiaların da bu kapsamda yanlış anlaşılmadan kaynaklandığını savundu.
İletişim kayıtlarıyla ilgili olarak ise Sonel, yıllardır aynı telefon hattını kullandığını ve bu hattın sadece kendisine ait olduğunu söyledi. Görüşmelerin içeriğinin sıradan arkadaş konuşmaları olduğunu ve olayla ilişkilendirilemeyeceğini ifade etti.
İfadesinin sonunda Sonel, Gülistan Doku ailesine saygı duyduğunu, yaşanan acının farkında olduğunu ancak kendisinin bu olayla hiçbir bağlantısının bulunmadığını tekrar ederek suçlamaları kabul etmediğini belirtti.
