Türkiye genelinde düzenlenen dev operasyon, yatırım yoluyla vatandaşlık sisteminde yıllardır konuşulan usulsüzlük iddialarını yeniden gündemin merkezine taşıdı. Adalet Bakanı Akın Gürlek’in açıkladığı soruşturmada, sahte ekspertiz raporları ve gerçeği yansıtmayan satış işlemleriyle yüzlerce yabancı uyruklu kişinin Türk vatandaşlığı kazandığı tespit edildi. İstanbul merkezli 16 ilde eş zamanlı gerçekleştirilen operasyonlarda onlarca şüpheli gözaltına alınırken, milyarlarca liralık mal varlığına da el konuldu.
İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı Örgütlü Suçlar Soruşturma Bürosu tarafından yürütülen soruşturma kapsamında, uzun süredir teknik ve fiziki takip altında bulunan şüphelilerin, yatırım yoluyla vatandaşlık elde etmek isteyen yabancı uyruklu kişiler için organize bir sistem kurduğu belirlendi. İddiaya göre suç örgütü, piyasa değeri oldukça düşük olan gayrimenkulleri sahte ekspertiz raporlarıyla yüksek bedelli göstererek vatandaşlık başvurularında kullanıyordu.
Türkiye’de belirlenen yatırım şartlarını yerine getiren yabancıların vatandaşlık alabilmesine imkan tanıyan sistemin açıklarını kullandığı öne sürülen örgütün, taşınmazların gerçek satış bedellerini gizlediği, resmi kayıtlara ise çok daha yüksek rakamlar işlendiği ifade edildi. Böylece vatandaşlık için gerekli yatırım şartı sağlanmış gibi gösterilirken, gerçekte ülkeye girmesi gereken sermayenin önemli bir kısmının Türkiye’ye hiç gelmediği ortaya çıktı.
Soruşturma dosyasında yer alan bilgilere göre örgüt, yalnızca sahte ekspertiz raporları hazırlamakla kalmadı. Aynı zamanda para transferlerini de gerçeğe aykırı şekilde düzenleyerek resmi kurumların denetimlerini aşmaya çalıştı. Mali incelemelerde bazı işlemlerin yalnızca kağıt üzerinde gerçekleştirildiği, yatırım yapılmış izlenimi oluşturmak amacıyla karmaşık para hareketleri kurgulandığı tespit edildi.
Adalet Bakanı Akın Gürlek, yürütülen soruşturmada elde edilen bulguların son derece çarpıcı olduğunu belirterek, yaklaşık 2,5 milyar liralık yatırımın fiilen Türkiye’ye giriş yapmadığının belirlendiğini açıkladı. Bakan Gürlek’in verdiği bilgilere göre, vatandaşlık kazanmak isteyen yabancı uyruklu kişilerden çeşitli şekillerde menfaat sağlandı ve toplam 687 kişinin bu yöntemlerle Türk vatandaşlığı elde ettiği tespit edildi.
Operasyon kapsamında haklarında gözaltı kararı verilen 90 şüpheliden 72’si yakalanırken, firari durumdaki diğer şüphelilerin yakalanmasına yönelik çalışmaların sürdüğü bildirildi. Polis ekipleri sabahın erken saatlerinde çok sayıda adrese eş zamanlı baskın düzenledi. Operasyonlarda çok sayıda dijital materyal, evrak ve mali kayıt da incelemeye alınmak üzere emniyet birimlerine götürüldü.
Soruşturmanın en dikkat çeken yönlerinden biri ise mal varlıklarına yönelik uygulanan tedbirler oldu. Yetkililer, suçtan elde edildiği değerlendirilen gelirlerin aklandığı iddiasıyla 7 şirkete el konulduğunu ve bu şirketlere kayyum atandığını açıkladı. Ayrıca bin 45 gayrimenkul, Bodrum’da faaliyet gösteren bir otel, 15 araç, bir yat ve 10 banka hesabına da tedbir kararı uygulandı. El konulan mal varlıklarının toplam değerinin milyarlarca lirayı bulabileceği değerlendiriliyor.
Yetkililer, soruşturmanın yalnızca organizasyonu kuran kişilerle sınırlı kalmayacağını belirtiyor. Usulsüz işlemler sonucunda vatandaşlık aldığı belirlenen kişilerin dosyaları da yeniden inceleniyor. İçişleri Bakanlığı ve ilgili kurumların koordinasyonunda yürütülen çalışma kapsamında, hileli yöntemlerle vatandaşlık kazandığı tespit edilen kişilerin vatandaşlıklarının iptal edilmesi için hukuki süreç başlatıldı.
Adalet Bakanı Akın Gürlek yaptığı açıklamada, devletin vatandaşlık hukukunu istismar eden yapılara karşı tavizsiz bir mücadele yürüttüğünü vurguladı. Gürlek, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın liderliğinde adalet ve güvenlik kurumlarının koordinasyon içerisinde çalıştığını belirterek, soruşturmayı yürüten savcılara ve operasyonu gerçekleştiren emniyet personeline teşekkür etti.
Uzmanlara göre operasyon, yatırım yoluyla vatandaşlık uygulamalarında denetim süreçlerinin daha da sıkılaştırılabileceğinin işareti olarak değerlendiriliyor. Vatandaşlık gibi stratejik öneme sahip bir alanda gerçekleştirilen usulsüzlüklerin yalnızca ekonomik değil, aynı zamanda güvenlik boyutuyla da ele alınması gerektiği ifade ediliyor.
Kamuoyunda geniş yankı uyandıran soruşturmanın önümüzdeki günlerde daha da büyüyebileceği belirtiliyor. İncelenen mali kayıtlar, şirket ilişkileri ve uluslararası para hareketleri doğrultusunda yeni gözaltı kararlarının alınabileceği, soruşturmanın farklı illerde ve farklı sektörlerde yeni bağlantıları ortaya çıkarabileceği değerlendiriliyor. Türkiye’nin son yıllardaki en kapsamlı vatandaşlık operasyonlarından biri olarak gösterilen soruşturma, hem yatırım sistemi hem de vatandaşlık süreçleri açısından önemli sonuçlar doğurmaya hazırlanıyor.
