İran’ın yeni Yüksek Lideri Mücteba Hamaney, 28 Şubat’ta gerçekleştirilen kritik füze saldırısında ölümden saniyelerle kurtuldu. Sızdırılan ses kayıtları ve olayla ilgili açıklamalar, saldırının bilinmeyen ayrıntılarını ortaya koyarken, Hamaney’in yerleşke içindeki kritik noktalardan dakikalar önce güvenli bir şekilde uzaklaştığını gösteriyor. İngiliz The Telegraph tarafından doğrulanan bu kayıtlar, operasyonun yüksek düzeyde planlanmış ve eş zamanlı olarak yürütülen “yok etme operasyonu” niteliğinde olduğunu ortaya koyuyor.
Saldırı, yerel saatle sabah 09.32’de başladı. Dönemin İran lideri Ali Hamaney, üst düzey askeri ve güvenlik yetkilileriyle birlikte kritik toplantılarda bulunuyordu. Ses kayıtlarında protokol sorumlusu Mazaher Hosseini, saldırının tek bir binaya değil, yerleşke içindeki birden fazla kritik noktaya eş zamanlı olarak düzenlendiğini belirtti. Liderin bulunduğu bölüm üç ayrı füze ile vurulurken, üst katlardaki konutlar ve aile üyelerinin yaşam alanları da doğrudan hedef alındı.
Hamaney’in ölümden kurtulması, kısa süreliğine bahçeye çıkması sayesinde gerçekleşti. Hosseini, kayıtta, Hamaney’in bahçede bulunduğu sırada füzelerin binayı vurduğunu ve liderin içeri tekrar yöneldiği sırada patlamaların gerçekleştiğini anlattı. Bu sayede Hamaney, doğrudan hedef olmaktan son anda kurtuldu. Patlamaların etkisiyle liderin bacağında hafif yaralanmalar meydana geldiği bildirildi, ancak sağlık durumu tamamen iyi olarak değerlendirildi.
Saldırının şiddeti, yerleşke içinde büyük yıkıma yol açtı. Hamaney’in üst katı doğrudan vurulurken, alt kattaki aile üyelerinin yaşadığı alanlar ciddi hasar gördü. Hosseini, bir füzenin alt kattaki odaya kadar inerek büyük bir yıkıma sebep olduğunu aktardı. Saldırının eş zamanlı planlanmış olması, operasyonun tek bir hedefi değil, birden fazla kritik noktayı aynı anda etkisiz hâle getirmeyi amaçladığını ortaya koyuyor.
Kayıtlarda, saldırıda İran’ın askeri ve siyasi yapısında kritik görevlerde bulunan birçok kişinin hayatını kaybettiği, bazı cenazelerin ise büyük ölçüde parçalandığı ifade edildi. Yerleşke içindeki alt ve üst katlardaki diğer konutlar ile aile üyelerinin yaşam alanları da hedef alınmış, bazı kişiler enkaz altında kalarak şans eseri kurtulmuştu. Operasyonun bu planlı ve eş zamanlı yapısı, saldırının “maksimum yıkım” stratejisi ile gerçekleştirildiğini gösteriyor.
İranlı yetkililerden Abbas Arakçi, Hamaney’in sağlık durumunun mükemmel olduğunu belirterek, liderin görevlerini aksatmadan sürdürebildiğini açıkladı. Arakçi, Hamaney’in hem fiziksel hem de psikolojik olarak sağlıklı olduğunu ve ülke yönetiminde aktif rolünü devam ettirdiğini ifade etti.
Saldırının ardından ortaya çıkan ses kayıtları, yerleşke güvenliği, liderlik yapısı ve kriz yönetimi konularında önemli bilgiler sunuyor. Uzmanlar, operasyonun teknik detayları ve eş zamanlı planlaması sayesinde maksimum etki yaratmayı amaçladığını belirtiyor. Öte yandan, saldırının ardından İran yönetiminin güvenlik mekanizmalarını yeniden gözden geçireceği ve ek önlemler alacağı öngörülüyor.
Bu gelişmeler, Orta Doğu’daki gerilimin boyutlarını ve bölgesel güvenlik dinamiklerini yeniden gündeme getiriyor. Hamaney’in ölümden kurtulması, İran rejimi için kritik bir şans olarak değerlendiriliyor. Uzmanlar, bu olayın ardından İran liderliğinin stratejik güvenlik planlarını güçlendireceğini ve benzer tehditlere karşı daha dikkatli bir güvenlik protokolü uygulayacağını öngörüyor.
Saldırının ortaya çıkardığı detaylar, aynı zamanda füze teknolojisi, istihbarat kapasitesi ve kritik hedeflerin tespit edilmesi açısından da uluslararası arenada tartışmalara yol açtı. Operasyonun etkisi, sadece yerel güvenlik ve liderlik yapısını değil, bölgesel istikrar ve küresel enerji güvenliğini de yakından ilgilendiriyor.
