Cumhurbaşkanı Başdanışmanı ve Cumhurbaşkanlığı Hukuk Politikaları Kurulu Başkanvekili Mehmet Uçum, erken seçim tartışmalarına ilişkin kaleme aldığı değerlendirmede seçim takvimi ve anayasal süreçlere dair dikkat çeken açıklamalarda bulundu. Anadolu Ajansı’nda yayımlanan yazısında Uçum, mevcut siyasi sistemde “erken seçim” kavramının hukuki karşılığının bulunmadığını belirterek, bu durumun “seçimlerin yenilenmesi” olarak tanımlandığını ifade etti.
Uçum, Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi çerçevesinde Cumhurbaşkanı ve Türkiye Büyük Millet Meclisi’nin beş yıllık görev süresiyle seçildiğini hatırlatarak, seçimlerin ancak belirli anayasal şartlar oluştuğunda yenilenebileceğini vurguladı. Bu çerçevede erken seçim söylemlerinin hukuki değil, daha çok siyasi tartışmalar kapsamında değerlendirilebileceğini dile getirdi.
Son dönemde kamuoyunda yeniden gündeme gelen erken seçim iddialarına da değinen Uçum, geçmişte de benzer tartışmaların yapıldığını ancak hiçbirinin somut bir sonuç doğurmadığını ifade etti. Mevcut koşullar altında erken seçim beklentilerinin gerçekçi olmadığını savunan Uçum, Türkiye’nin gündeminde öncelikli olarak farklı siyasi ve ekonomik başlıkların bulunduğunu belirtti.
Uçum, yaptığı değerlendirmede “2028 yılına kadar olağanüstü şartlar ve istisnai durumlar oluşmadığı sürece erken seçim tartışması somut bir gündem haline gelemez” ifadelerine yer verdi. Bu açıklama, mevcut seçim takviminin değişmeyeceği yönünde güçlü bir mesaj olarak yorumlandı.
Seçimlerin yenilenmesi sürecine ilişkin anayasal mekanizmaya da dikkat çeken Uçum, bu kararın Cumhurbaşkanı tarafından ya da Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde en az 360 milletvekilinin oyuyla alınabileceğini hatırlattı. Bu sürecin siyasi açıdan kritik bir eşik olduğuna işaret eden Uçum, böyle bir kararın hem iktidar hem de muhalefet açısından önemli sonuçlar doğurabileceğini belirtti.
TBMM’nin seçimlerin yenilenmesi yönünde karar alması halinde milletvekilleri ve siyasi partilerin yeniden seçime gitme riskini üstleneceğini ifade eden Uçum, bu durumun siyasi dengeleri doğrudan etkileyebilecek nitelikte olduğunu dile getirdi.
Yazıda dikkat çeken bir diğer değerlendirme ise olası seçim tarihine ilişkin oldu. Uçum, seçimlerin yenilenmesine karar verilmesi halinde genel seçimlerin 16 Nisan 2028 tarihinde yapılmasının sembolik bir anlam taşıyabileceğini belirtti. Bu tarihin, Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi’nin kabul edildiği referandumun yıl dönümüne denk gelmesi nedeniyle özel bir anlam içerdiğini ifade etti.
Uçum’un açıklamaları, son dönemde sıkça dile getirilen erken seçim tartışmalarına yönelik iktidar cephesinin bakış açısını ortaya koyarken, mevcut siyasi takvimin 2028 hedefi doğrultusunda ilerlediği mesajını da güçlendirdi. Bu değerlendirme, kamuoyunda seçim tartışmalarının yeniden şekillenmesine neden oldu.
Siyasi gündemde erken seçim tartışmaları devam ederken, gözler bir yandan da 2028 yılına yönelik olası senaryolara çevrilmiş durumda.
