Gazeteci Serdar Akinan, geçirdiği sağlık sorunlarının ardından yaptığı açıklamayla gündeme geldi. Akinan, yüksek ateş, yoğun halsizlik ve sesinde değişiklik gibi şikâyetler yaşadıktan sonra hastaneye başvurduğunu ve kendisine Dang Virüsü teşhisi konulduğunu açıkladı.
Aedes türü sivrisineklerin taşıdığı Dang Virüsü’ne yakalandığını belirten Akinan, hastalık sürecinde yaşadıklarını YouTube kanalında yayınladığı videoda anlattı. Zorlu bir dönem geçirdiğini ifade eden gazeteci, yaşadığı sağlık sorunlarının kendisine hayatın ne kadar beklenmedik şekilde değişebileceğini hatırlattığını söyledi.
Geçmişte çatışma bölgelerinde bulunduğunu ve mesleği nedeniyle çok sayıda tehlikeli durumla karşılaştığını anlatan Akinan, buna rağmen yaşadığı hastalığın kendisini şaşırttığını dile getirdi.
Akinan, “Bunca tehlikeli ortamda bulundum, her tarafımdan belki yüzlerce mermi geçti. Ama bu şekilde öleceğim aklıma gelmezdi” ifadeleriyle yaşadığı sürecin kendisini ne kadar etkilediğini anlattı.
Hastaneye başvurduğunda doktorların kendisine Dang Virüsü teşhisi koyduğunu belirten Akinan, hastalığın tedavisine ilişkin kendisine verilen bilgileri de paylaştı. Bol miktarda su içmesi gerektiğinin söylendiğini aktaran gazeteci, özellikle aspirin gibi kan sulandırıcı ilaçların kanama riskini artırabileceği konusunda uyarıldığını ifade etti.
Yaşadığı sürecin ardından geleceğe ilişkin bazı kararlarını da kamuoyuyla paylaşan Akinan, yaptığı akrilik tabloları satışa çıkaracağını açıkladı. Resimlerinden elde edilecek gelirin tamamını Koruncuk Vakfı’na bağışlamak istediğini belirten Akinan, takipçilerine de bu konuda destek çağrısında bulundu.
Akinan’ın açıklamasında en dikkat çeken bölüm ise hayatını kaybetmesi halinde uygulanmasını istediği vasiyeti oldu.
Kremasyon istediğini belirten gazeteci, küllerinin Türkiye’nin farklı bölgelerine dağıtılmasını istediğini söyledi. Akinan’ın vasiyetinde Karadeniz’den Ege’ye, Doğu Anadolu’dan İstanbul’a kadar birçok farklı nokta yer aldı.
Küllerinden bir bölümünün Karadeniz’de Pokut Yaylası’na, bir bölümünün Kızılırmak ve Yeşilırmak’a bırakılmasını isteyen Akinan; Dicle ve Fırat nehirleri ile Tendürek ve Ağrı dağlarının da vasiyetinde bulunduğunu belirtti.
Ege Bölgesi’nde Ovacık ve Bozburun Adaboğazı’nı işaret eden Akinan, İstanbul Boğazı’nı da vasiyetine dahil etti. Küllerinin bir bölümünün Boğaz’a bırakılmasını isteyen gazeteci, başka bir bölümünün ise Zincirlikuyu Mezarlığı’ndaki aile kabristanına serpilmesini istedi.
Burada babasının ve Çanakkale gazisi dedesinin bulunduğunu ifade eden Akinan, aile mezarlığının da vasiyetinde özel bir yeri olduğunu dile getirdi.
Gazeteci ayrıca, İstanbul Boğazı’nda Kandilli İskelesi civarında gıyabında cenaze namazı kılınabileceğini söyledi. Ardından dostlarının katılacağı bir anma programı düzenlenmesini isteyen Akinan, bu buluşmanın güzel bir gün batımında yapılmasını arzu ettiğini belirtti.
Anma programına ilişkin ayrıntıları da paylaşan Akinan, Neşet Ertaş, Sezen Aksu ve Tarkan şarkılarının çalmasını, Ahmet Arif ve Nâzım Hikmet şiirlerinin okunmasını istediğini söyledi.
Akinan’ın açıklamaları, yalnızca hastalığı nedeniyle değil, sağlık sürecinin ardından yaptığı bağış çağrısı ve vasiyeti nedeniyle de dikkat çekti. Gazeteci, yayınını takipçilerine teşekkür ederek ve sağlık durumunun yeniden ağırlaşmaması dileğinde bulunarak tamamladı.
