Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, Gelir Vergisi Kanunu’nda yapılan yeni düzenlemelere ilişkin kapsamlı açıklamalarda bulundu. Yeni sistemin temel amacının Türkiye’yi uluslararası sermaye, yetenek ve hizmet üretimi açısından bir “merkez ülke” haline getirmek olduğunu vurgulayan Şimşek, düzenlemenin hem yerli hem yabancı yatırımcıları kapsadığını ifade etti.
CNN Türk canlı yayınında gazeteci Ahmet Hakan’ın sorularını yanıtlayan Şimşek, özellikle vergi istisnalarının hangi alanlarda uygulanacağına dair örnekler vererek yeni modelin mantığını detaylandırdı.
Yeni yaklaşım: “Türkiye’yi merkez yap, avantajı kazan”
Bakan Şimşek’in açıklamalarına göre yeni vergi düzenlemeleri, klasik anlamda sadece vergi indirimi değil, Türkiye’nin küresel ekonomik sistemde konumunu güçlendirmeyi hedefleyen bir strateji içeriyor.
Bu kapsamda özellikle çok uluslu şirketlerin yönetim merkezlerini Türkiye’ye taşıması teşvik ediliyor. Şimşek, “küresel hizmet üretimi” yapan şirketlerin İstanbul gibi şehirlerde merkez kurmaları halinde önemli vergi avantajları elde edebileceğini söyledi.
Transit ticaret modeli öne çıkıyor
Şimşek’in üzerinde durduğu en önemli başlıklardan biri “transit ticaret” oldu. Bu modelde Türkiye, sadece üretim değil aynı zamanda ticaretin yönetildiği bir merkez olarak konumlandırılmak isteniyor.
Verilen örneğe göre bir şirket Hindistan’dan ürün alıp İngiltere’ye satıyorsa, bu operasyonun yönetim merkezi Türkiye’ye taşındığında vergi avantajı sağlanabilecek. Bu uygulamada yabancı ya da yerli ayrımı yapılmayacağı özellikle vurgulandı.
Bakan, bu modelin Türkiye’ye katma değer kazandıracağını, şirket merkezlerinin Türkiye’ye gelmesiyle istihdam, lojistik ve finansal hareketliliğin de artacağını ifade etti.
Hizmet ihracatında vergi avantajı
Yeni düzenleme yalnızca ticaretle sınırlı değil. Yazılım, dijital içerik üretimi, dizi-film yapımı ve benzeri hizmet ihracatları da vergi istisnası kapsamına alındı.
Bu kapsamda Türkiye’den üretilen bir yazılımın veya dizinin yurt dışına satılması durumunda, belirli vergi avantajları uygulanacak. Şimşek, bu adımın Türkiye’yi dijital ekonomi ve yaratıcı endüstriler açısından daha rekabetçi hale getireceğini belirtti.
Uluslararası şirketlere açık çağrı
Bakan Şimşek, açıklamalarında büyük küresel şirketlere de doğrudan mesaj verdi. Apple gibi çok uluslu şirketlerin farklı ülkelerde merkezler kurduğunu hatırlatarak, Türkiye’nin de bu yarışta yer almak istediğini ifade etti.
Şimşek’e göre şirketlerin Türkiye’yi tercih etmesi halinde hem operasyonel avantajlar hem de vergi istisnaları devreye girecek. Bu durumun Türkiye ekonomisine döviz girişi, istihdam artışı ve finansal derinleşme sağlayacağı öngörülüyor.
Yurt dışı gelirlerine ilişkin yeni düzenleme
Yeni sistemin en dikkat çeken başlıklarından biri de bireylerin yurt dışı gelirlerine ilişkin vergi yaklaşımı oldu.
Buna göre son 3 yıl içinde Türkiye’de vergi mükellefi olmayan ve 183 günden fazla yurtdışında yaşayan kişilerin Türkiye’ye gelmeleri durumunda, yurt dışından elde ettikleri gelirler belirli şartlar altında vergiden muaf tutulabilecek.
Ancak Türkiye içinde elde edilen gelirler, çalışma kazançları ve tüketim harcamaları vergilendirilmeye devam edecek.
Şimşek bu noktada özellikle yüksek gelirli profesyonelleri örnek gösterdi. Yurt dışında danışmanlık yapan bir kişinin Türkiye’ye yerleşmesi halinde, sadece Türkiye içi kazançlarının vergilendirileceğini, dış gelirlerde ise istisna uygulanacağını belirtti.
“Amaç sermaye ve yetenek çekmek”
Mehmet Şimşek, Türkiye’nin yalnızca vergi rekabeti değil, aynı zamanda küresel yetenek rekabeti içinde olduğunu söyledi.
Şimşek, Yunanistan, İtalya ve İngiltere gibi ülkelerin benzer programlar uyguladığını hatırlatarak, dünyada ciddi bir “beyin ve sermaye göçü” yaşandığını ifade etti.
Özellikle son yıllarda yüksek gelirli bireylerin ve milyonerlerin farklı ülkelere taşındığını belirten Şimşek, Türkiye’nin de bu hareketlilikten pay almak istediğini söyledi.
Sonuç: Türkiye’yi “finans ve hizmet üssü” yapma hedefi
Genel çerçevede yeni Gelir Vergisi düzenlemeleri, Türkiye’yi yalnızca üretim yapan bir ekonomi değil, aynı zamanda yönetim, finans ve hizmet ihracatı merkezi haline getirmeyi hedefliyor.
Uzmanlara göre bu model başarılı olursa, Türkiye’ye hem doğrudan yabancı yatırımın artması hem de nitelikli insan gücünün çekilmesi mümkün olabilir. Ancak düzenlemenin etkilerinin orta ve uzun vadede netleşeceği değerlendiriliyor.
