Türkiye’nin en köklü sanayi kuruluşlarından Şişecam, İstanbul’un Beykoz ilçesinde yer alan ve kamuoyunda “Paşabahçe Gayrimenkulleri” olarak bilinen arsalarını 171 milyon 500 bin dolar bedelle devretti. Şirketin Kamuyu Aydınlatma Platformu’na (KAP) yaptığı bildirim, hem satış tutarı hem de işlem sonucunda finansal tablolara yansıyan zarar nedeniyle ekonomi çevrelerinde geniş yankı uyandırdı.
117 bin metrekarelik dev satış
KAP açıklamasına göre satışa konu taşınmazlar, İstanbul ili Beykoz ilçesi İncirköy Mahallesi’nde yer alıyor. Toplam yüzölçümü 117 bin 18,95 metrekare olan arsa niteliğindeki taşınmazların tamamı peşin bedelle el değiştirdi. Alıcı şirketin Çelikler Taahhüt İnşaat ve Sanayi A.Ş. olduğu duyuruldu.
Satış bedeli 171,5 milyon dolar olarak belirlenirken, tapu devri sırasında oluşacak vergi, resim ve harçların alıcı ve satıcı tarafından eşit şekilde paylaşılacağı ifade edildi. Peşin ödeme yöntemi, şirketin kısa vadeli nakit pozisyonuna doğrudan katkı sağlayacak bir unsur olarak değerlendiriliyor.
2,3 milyar TL’lik muhasebesel zarar
İşlemin en dikkat çeken boyutlarından biri, finansal tablolara yansıyan zarar kalemi oldu. Şirket açıklamasında, söz konusu satıştan “Elde Edilen Maddi Duran Varlık Satış Karı/Zararı” hesabında yaklaşık 2 milyar 309 milyon 885 bin 500 TL zarar hesaplandığı bildirildi.
18 Şubat tarihli değerleme çalışmasında arsaların toplam değerinin 7 milyar 390 milyon 145 bin TL olarak belirlendiği kaydedildi. Ancak defter değeri ile satış fiyatı arasındaki fark, muhasebe standartları gereği zarar olarak kayıtlara geçti. Uzmanlara göre bu tür işlemlerde oluşan zarar, her zaman nakit çıkışı anlamına gelmiyor; çoğu zaman bilanço kalemlerindeki değer farklarından kaynaklanıyor.
Sanayi tarihinin sembol alanı
Satışı yapılan alan yalnızca ekonomik bir varlık değil, aynı zamanda Türkiye sanayi tarihinin önemli bir simgesi. Paşabahçe Şişe ve Cam Fabrikası, Cumhuriyet’in ilk sanayi yatırımlarından biri olarak kurulmuştu. Mustafa Kemal Atatürk’ün talimatıyla Türkiye İş Bankası’na Türk cam sanayisini kurma görevi verilmiş, Beykoz’daki fabrikanın temeli 1934 yılında atılmıştı. Üretim 1935’te başlamış, tesis uzun yıllar boyunca Türkiye’nin cam ihtiyacının karşılanmasında kritik rol oynamıştı.
Paşabahçe’deki üretim faaliyetleri 22 Temmuz 2002 tarihinde sona ermişti. O tarihten bu yana arazi, Şişecam portföyünde gayrimenkul niteliğiyle yer alıyordu. Bu nedenle satış, yalnızca finansal bir işlem değil, aynı zamanda sembolik bir dönemin kapanışı olarak da yorumlanıyor.
Stratejik dönüşüm mü?
Ekonomi çevrelerinde, bu satışın Şişecam’ın stratejik yeniden yapılanma sürecinin bir parçası olabileceği değerlendiriliyor. Küresel ölçekte faaliyet gösteren şirketin, ana faaliyet alanına odaklanma ve varlık portföyünü sadeleştirme hedefi doğrultusunda gayrimenkul satışlarına yöneldiği yorumları yapılıyor.
Ayrıca küresel piyasalarda artan finansman maliyetleri ve dalgalı ekonomik koşullar, şirketleri daha likit ve esnek bilanço yapısına yöneltiyor. Bu çerçevede söz konusu satışın, uzun vadeli yatırım planları ve borç yönetimi açısından bir denge unsuru oluşturabileceği belirtiliyor.
Arazinin geleceği merak konusu
Beykoz’daki geniş ve stratejik konumlu arazinin yeni sahibi tarafından nasıl değerlendirileceği ise henüz netlik kazanmadı. Bölgenin konumu göz önüne alındığında konut, ticari alan ya da karma projeler gündeme gelebilir. Ancak resmi bir proje açıklaması yapılmış değil.
Paşabahçe arazisi, hem tarihi mirası hem de İstanbul’un değerli lokasyonlarından birinde yer alması nedeniyle kamuoyunda yakından takip ediliyor. Satış sonrası atılacak adımların, yalnızca ekonomi değil şehir planlaması ve kültürel miras açısından da tartışma yaratması bekleniyor.
171,5 milyon dolarlık bu işlem, Şişecam açısından finansal bir karar olmanın ötesinde, Türkiye sanayi tarihinin simgesel mekânlarından birinin yeni bir döneme geçişi anlamına geliyor.
