Arif Ahmet Denizolgun’un 2016 yılında gerçekleşen ve yıllardır çeşitli iddialarla gündeme gelen ölümü yeniden soruşturma konusu oldu. Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığı’nın talebi üzerine Denizolgun hakkında feth-i kabir kararı verildi. Karar doğrultusunda mezarı açılacak ve ölüm nedeninin yeniden belirlenmesi amacıyla adli inceleme yapılacak.
Süleymancılar cemaatinin önceki lideri olarak bilinen ve bir dönem Ulaştırma Bakanlığı görevinde bulunan Arif Ahmet Denizolgun’un ölümüyle ilgili soruşturmada dikkat çeken bir gelişme yaşandı.
Denizolgun’un, 7 Eylül 2016’da İstanbul Beykoz Çavuşbaşı’nda bulunan çiftliğinde hayatını kaybetmesinin ardından olayla ilgili farklı iddialar ortaya atılmıştı. Aradan geçen yılların ardından, yürütülen yeni soruşturma kapsamında bu iddiaların yeniden değerlendirilmesine karar verildi.
FETH-İ KABİR KARARI VERİLDİ
Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığı’nın talebi üzerine Denizolgun’un mezarının açılması yönünde karar alındı.
Feth-i kabir olarak adlandırılan işlem kapsamında mezar açılarak naaş üzerinde yeniden adli inceleme gerçekleştirilecek. Yapılacak incelemenin temel amacı, Denizolgun’un gerçek ölüm sebebinin tespit edilmesi olacak.
Başsavcılığın açıklamasında, Denizolgun’un ölümünün ve daha önce gerçekleştirilen otopsi işlemlerinin şüpheli olduğuna ilişkin iddia ve şikayetlerin bulunduğu belirtildi.
Bu nedenle ölüm nedeninin yeniden araştırılmasına karar verildiği bildirildi.
YILLARDIR TARTIŞILIYORDU
Denizolgun’un ölümü, 2016 yılından bu yana farklı iddialarla gündeme geldi.
Denizolgun’un cansız bedenine yaklaşık 36 saat sonra ulaşılması da soruşturma kapsamında dikkat çekilen ayrıntılardan biri oldu.
Savcılık tarafından hazırlanan bilgi notunda, olayla ilgili elde edilen bilgi ve belgelerin yanı sıra bazı ifadelerdeki çelişkilere de yer verildi.
Özellikle soruşturma kapsamında alınan bazı ifadelerin zaman ve kişiler bakımından birbiriyle uyuşmadığı değerlendirmesi yapıldı.
ÇİFTLİKTEKİ SON SAATLERİ MERCEK ALTINDA
Soruşturma dosyasına giren ifadelerden biri Türkmenistan uyruklu çiftlik çalışanı Rufat Kadyrow’a ait.
Kadyrow, ifadesinde Denizolgun’un 6 Eylül 2016 günü saat 15.00 sıralarında çiftliğe geldiğini söyledi.
Daha sonra Murat isimli şoförün de çiftliğe geldiğini belirten Kadyrow, Denizolgun’dan haber alamaması üzerine aynı gün saat 19.00 sıralarında eve girdiğini anlattı.
Evin anahtarının kapının üzerinde olduğunu belirten Kadyrow, üst kata çıktığında Denizolgun’u kanepede hareketsiz halde bulduğunu ifade etti.
36 SAAT BOYUNCA HABER ALINAMADI
Soruşturma kapsamında yapılan tespitlerde, Denizolgun’un at binmek amacıyla çiftliğe geldiğinin söylenmesine rağmen uzun süre kendisinden haber alınamadığı belirtildi.
Yaklaşık 36 saat boyunca Denizolgun’a ulaşılamaması, olayın ardından soruşturma dosyasında dikkat çeken ayrıntılardan biri oldu.
Polis tutanaklarında ise Denizolgun’un ağzından yoğun ve kabarcıklı kan çıktığına ilişkin tespitlerin bulunduğu aktarıldı.
Şimdi mezarın açılmasıyla birlikte, yıllar önce yaşanan olayın tıbbi ve adli açıdan yeniden değerlendirilmesi bekleniyor.
DOSYAYA “ÖLDÜRÜLDÜ” İDDİASI DA GİRDİ
Alihan Kuriş soruşturması kapsamında ifade veren Rüstem Şahin’in de Denizolgun’un ölümüyle ilgili önemli iddialarda bulunduğu aktarıldı.
Cemaat içerisinde bulunduğunu belirten Şahin, ifadesinde Ahmet Arif Denizolgun’un öldürüldüğünü ileri sürdü.
Şahin ayrıca Alihan Kuriş’in, dayısının öldürüleceğinden haberdar olduğunu iddia etti.
Ancak dosyada yer alan bu ifadelerin şu aşamada iddia niteliğinde olduğu ve soruşturmanın devam ettiği önemle belirtiliyor.
ALİHAN KURİŞ SORUŞTURMASIYLA BİRLİKTE YENİDEN GÜNDEME GELDİ
Denizolgun’un ölümünün yeniden araştırılması, Alihan Kuriş hakkında yürütülen kapsamlı soruşturma sırasında gündeme geldi.
Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen soruşturma kapsamında Süleymancılar cemaatinin lideri olarak bilinen Alihan Kuriş’in de aralarında bulunduğu 38 şüpheli gözaltına alındı.
Soruşturma kapsamında suç örgütü kurma ve yönetme, suç örgütüne üye olma, suçtan kaynaklanan malvarlığı değerlerini aklama, kamu kurum ve kuruluşlarının zararına dolandırıcılık ile Vergi Usul Kanunu’na muhalefet gibi suçlamalar yer aldı.
32 ŞÜPHELİ TUTUKLANDI
Operasyon sonrasında 38 şüpheliden 32’si tutuklandı.
Aralarında Alihan Kuriş’in de bulunduğu şüpheliler hakkında adli süreç devam ederken, 6 kişi hakkında ise adli kontrol tedbiri uygulandığı bildirildi.
Soruşturmanın finansal boyutuyla ilgili MASAK raporlarının da dosyada yer aldığı aktarıldı.
Raporda, ilgili şirketler üzerinden 100 milyar lirayı aşan para hareketleri ve yurt dışına yapılan transferlerin tespit edildiği öne sürüldü.
ÇOK SAYIDA ADRESE OPERASYON DÜZENLENDİ
Soruşturma kapsamında şüphelilere ait çok sayıda adreste arama yapıldı.
Aramalarda döviz, altın, ziynet eşyaları, ruhsatsız silahlar ve dijital materyaller ele geçirildiği açıklandı.
Ayrıca soruşturmayla bağlantılı bazı şirketlere kayyum atandığı bildirildi.
Tüm bu gelişmelerin ardından Denizolgun’un yıllar önce gerçekleşen ölümü de dosyanın önemli başlıklarından biri haline geldi.
ŞİMDİ KRİTİK SÜREÇ BAŞLIYOR
Feth-i kabir kararı sonrasında Denizolgun’un mezarının açılması ve naaş üzerinde yeniden adli inceleme yapılması bekleniyor.
Uzmanların gerçekleştireceği incelemede elde edilecek bulgular, Denizolgun’un ölümünün doğal nedenlerle mi gerçekleştiği yoksa dış müdahale ihtimalinin bulunup bulunmadığı konusunda önemli veriler sağlayabilir.
Yıllardır tartışılan ölümle ilgili yeni incelemenin ardından hazırlanacak adli rapor, soruşturmanın bundan sonraki seyrinde belirleyici olabilir.
