Suriye’de Esad ailesinin yıllarca süren yönetiminin ardından eski rejim mensupları hakkındaki yargılamalar devam ediyor. Şam’da görülen davada devrik lider Beşar Esad, kardeşi Mahir Esad ve eski rejimin bazı üst düzey isimleri hakkında dikkat çeken bir karar çıktı.
Suriye mahkemesi, firari sanıkları çeşitli ağır suçlardan sorumlu tutarak gıyaben idam cezasına mahkum etti. Karar, Baas rejiminin 8 Aralık 2024’te devrilmesinin ardından eski yönetime ilişkin yürütülen yargı süreçlerinde yeni bir dönemin işareti olarak değerlendiriliyor.
ŞAM’DAKİ DAVADA KARAR AÇIKLANDI
Şam Dördüncü Ceza Mahkemesi’nde görülen davada, 2011 yılında başlayan iç savaşın ilk dönemlerinden itibaren yaşanan olaylara ilişkin suçlamalar ele alındı.
Mahkeme, aralarında Beşar Esad, kardeşi Mahir Esad ve Esad’ın kuzeni Atıf Necib’in de bulunduğu sanıklar hakkındaki dosyaları değerlendirdi.
Firari durumda bulunan sanıkların duruşmalara katılamaması nedeniyle yargılama gıyaben gerçekleştirildi.
Mahkeme kararında sanıkların “kasten ve taammüden öldürme” ve “ölümle sonuçlanan işkence” gibi ağır suçlardan sorumlu tutulduğu belirtildi.
BEŞAR ESAD RUSYA’YA KAÇMIŞTI
Suriye’de muhalif güçlerin başkent Şam’ın kontrolünü ele geçirmesinin ardından Beşar Esad ülkeyi terk ederek Rusya’ya kaçmıştı.
Esad’ın Suriye’den ayrılmasıyla ülkede Baas Partisi’nin 61 yıllık iktidarı da sona ermişti.
Esad ailesinin yönetimi, 1970’te Hafız Esad’ın iktidara gelmesiyle başlamış, Beşar Esad ise 2000 yılında babasının ölümünün ardından devlet başkanlığı görevini devralmıştı.
Ancak 2011’de başlayan halk protestolarının iç savaşa dönüşmesiyle ülke uzun yıllar süren ağır bir çatışma dönemine girmişti.
MAHİR ESAD DA SANIKLAR ARASINDA
Beşar Esad’ın kardeşi Mahir Esad da davada hakkında idam kararı verilen isimler arasında yer aldı.
Rejim döneminde önemli bir askeri gücün başında bulunan Mahir Esad, Suriye’deki çatışmalar sırasında rejim güçlerinin gerçekleştirdiği operasyonlarla ilgili çok sayıda suçlamanın hedefinde bulunuyordu.
Rejimin çöküşünün ardından Mahir Esad’ın önce Irak’a, daha sonra Rusya’ya geçtiği belirtilmişti.
KUZENİ ATIF NECİB DE İDAM CEZASINA ÇARPTIRILDI
Davada dikkat çeken bir diğer isim ise Beşar Esad’ın kuzeni Atıf Necib oldu.
Necib, 2011 yılında halk hareketlerinin başladığı Dera’da Siyasi Güvenlik Müdürlüğünün başında bulunuyordu.
Dera’da rejim karşıtı sloganlar yazan çocukların gözaltına alınması ve işkence gördüklerine ilişkin iddialar, bölgedeki protestoların büyümesinde önemli bir rol oynamıştı.
Necib’in güvenlik güçlerinin gösterilere yönelik müdahalesinde sorumluluğu bulunduğu gerekçesiyle yargılandığı bildirildi.
8 SANIK HAKKINDA İDAM KARARI
Suriye resmi haber ajansı SANA tarafından aktarılan mahkeme kararına göre, Beşar Esad ve Mahir Esad’ın yanı sıra Fehd Casım el-Fureyc, Muhammed Eymen Uyuş, Lüey Ali el-Ali, Kusay İbrahim Mehiyub, Vefik Salih Nasır ve Talal Faris el-Asimi de idam cezasına çarptırıldı.
Mahkeme, sanıkların soruşturma kapsamında elde edilen deliller ve tanık ifadeleri doğrultusunda suçlu bulunduğunu açıkladı.
Kararda özellikle kasten ve planlı şekilde öldürme ile ölümle sonuçlanan işkence suçlarına vurgu yapıldı.
KARARIN UYGULANMASI İÇİN SANIKLARIN YAKALANMASI GEREKİYOR
Verilen kararın en önemli ayrıntılarından biri ise sanıkların firari durumda olması.
Beşar Esad ve kardeşi Mahir Esad’ın Suriye dışında bulunması nedeniyle mahkemenin gıyabi olarak verdiği idam kararının uygulanabilmesi için sanıkların Suriye makamlarının kontrolüne geçmesi gerekiyor.
Bu nedenle kararın ardından gözler, Rusya’da bulunduğu belirtilen eski rejim yöneticilerinin geleceğine çevrildi.
DEVRİM SONRASI İLK İDAM KARARI
Suriye’de 8 Aralık 2024’te Esad yönetiminin devrilmesinin ardından yeni yönetim döneminde eski rejim mensuplarına yönelik çeşitli soruşturmalar başlatılmıştı.
Son mahkeme kararı ise bu süreçte idam cezasının gündeme gelmesi açısından ayrı bir önem taşıyor.
Suriye yasaları belirli suçlar için idam cezasına izin verse de Baas rejiminin devrilmesinden bu yana ülkede herhangi bir idam cezasının infaz edilmediği bildirildi.
Şam Dördüncü Ceza Mahkemesi’nin kararı, hem Suriye’deki yeni dönemin hukuk politikası hem de eski rejim dönemindeki suçların yargılanması açısından yakından takip ediliyor.
