Taksi sektörünü yakından ilgilendiren yeni vergi düzenlemesi yürürlüğe girerken, hem taksi işletmecileri hem de ticari plaka sahipleri için önemli değişiklikler hayata geçirildi. Resmi Gazete’de yayımlanan 7587 sayılı Kanun ile birlikte taksicilere alternatif bir vergilendirme modeli sunulurken, belirli tarihten önce alınan ticari plakaların satışında vergi avantajı sağlandı.
Yeni düzenlemenin en dikkat çeken başlığı, hasılat esaslı vergilendirme sisteminin devreye alınması oldu. Buna göre taksiyle yolcu taşımacılığı yapan mükellefler isterlerse mevcut sistem yerine hasılat esaslı vergilendirmeyi tercih edebilecek. Böylece vergi hesaplamalarında daha sade ve doğrudan bir yöntem uygulanacak.
Sisteme geçen işletmecilerin tüm gelirlerini taksi mali cihazı üzerinden belgelemeleri gerekecek. Bu şartı yerine getiren esnafın toplam hasılatının yüzde 10’u vergi matrahı olarak kabul edilecek. Böylece gelir vergisinin hesaplanmasında farklı bir model uygulanmış olacak.
Vergi düzenlemesinin sektörde en fazla konuşulan yönü ise KDV uygulaması oldu. Hasılat esaslı sisteme geçen taksiciler, yaptıkları harcamalara ait KDV’leri indirim konusu yapamayacak. Ancak bunun karşılığında düzenledikleri belgelerde yer alan toplam tutar üzerinden yalnızca yüzde 1,5 oranında KDV hesaplayacak. Bu oran, sektör açısından önemli bir değişiklik olarak değerlendiriliyor.
İndirilemeyen KDV tutarlarının ise doğrudan gider veya maliyet olarak kayıtlara geçirilebilecek olması, işletmecilere muhasebe açısından ek kolaylık sağlayacak. Vergi uzmanları, yeni sistemin özellikle gelir-gider dengesini daha kolay yönetmek isteyen esnaf için avantaj oluşturabileceğini belirtiyor.
Kanun kapsamında sisteme dahil olan mükellefler için bazı şartlar da getirildi. Hasılat esaslı vergilendirmeyi seçen işletmeciler en az iki yıl boyunca bu sistemde kalmak zorunda olacak. Ayrıca uygulamadan yararlanma süresi, başvuruyu takip eden yılın başından itibaren en fazla üç yıl olarak uygulanacak.
Düzenleme yalnızca taksi işletmecilerini değil, ticari plaka sahiplerini de kapsıyor. Gerçek usulde vergilendirilen kişilerin 1 Temmuz 2026 tarihinden önce satın aldıkları taksi, dolmuş, minibüs ve servis plakalarının satışından elde edilen kazançlar gelir vergisinden muaf tutuldu.
Bununla birlikte aynı plakaların satış ve devir işlemlerinde Katma Değer Vergisi de uygulanmayacak. Böylece ticari plaka devrinde oluşan mali yükün azaltılması ve sektörün hareketlendirilmesi hedefleniyor.
Ancak vergi avantajı tüm plakaları kapsamıyor. Kanunda açıkça belirtilen tarih sınırına göre 1 Temmuz 2026’dan sonra satın alınan ticari plakalar muafiyet kapsamında değerlendirilmeyecek. Bu plakaların ileride yapılacak satışlarında mevcut vergi hükümleri uygulanmaya devam edecek.
Sektör temsilcileri, yeni düzenlemenin hem vergi uygulamalarında sadeleşme sağlayacağını hem de ticari plaka piyasasında yeni bir hareketlilik oluşturabileceğini ifade ediyor. Özellikle KDV oranındaki değişiklik ve plaka devirlerindeki vergi avantajlarının önümüzdeki dönemde sektör üzerinde önemli etkiler yaratması bekleniyor.
