Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM) Milli Eğitim, Kültür, Gençlik ve Spor Komisyonu, yükseköğretim sistemini yakından ilgilendiren kapsamlı bir kanun teklifini kabul etti. Yükseköğretim Kanunu ile bazı kanunlarda değişiklik öngören teklif; öğrenci affından akademik etik ihlallerine, vakıf üniversitelerine uygulanacak yaptırımlardan öğretim elemanlarına yönelik güvenlik soruşturmasına kadar birçok alanda yeni düzenlemeler içeriyor.
Komisyondan geçen düzenleme, üniversitelerde eğitim gören milyonlarca öğrenci ile akademisyenleri doğrudan ilgilendirirken, teklifin TBMM Genel Kurulu’nda kabul edilmesinin ardından yürürlüğe girmesi bekleniyor.
Son sınıf öğrencilerine mezuniyet yolu açılıyor
Teklifin en dikkat çeken maddelerinden biri, kamuoyunda “öğrenci affı” olarak nitelendirilen düzenleme oldu.
Buna göre azami öğrenim süresini doldurduğu için ilişiği kesilme aşamasına gelen son sınıf öğrencilerine yeni bir fırsat tanınacak. Başarısız oldukları dersler için iki ek sınav veya ders tekrar hakkı verilecek. Uygulamalı eğitim ve intörnlük gibi zorunlu süreçlerini tamamlayan öğrenciler mezun olabilecek.
Ancak düzenleme yalnızca son sınıf öğrencilerini kapsıyor. Ara sınıflarda bulunan öğrenciler bu haktan yararlanamayacak. Uygulamanın ayrıntıları ise Yükseköğretim Kurulu (YÖK) tarafından belirlenecek.
Öğrenci affından kimler yararlanabilecek?
Teklife göre daha önce öğrenci affından yararlanmamış olan kişiler, gerekli başvuruyu yapmaları halinde 2026-2027 eğitim öğretim yılında öğrenimlerine kaldıkları yerden devam edebilecek.
Ancak terör suçları, kasten öldürme, cinsel saldırı, uyuşturucu ticareti ve benzeri ağır suçlardan hüküm giyen kişiler düzenleme kapsamı dışında tutulacak.
Bunun yanında farklı bir eğitim seviyesinde daha önce aftan yararlanılmış olması, başka bir öğrenim düzeyinde yeniden bu haktan faydalanılmasına engel oluşturmayacak.
Polis Akademisi ve MSÜ kapsam dışı bırakıldı
Komisyonda kabul edilen önergeyle bazı eğitim kurumları öğrenci affının dışında tutuldu.
Polis Akademisi, Jandarma ve Sahil Güvenlik Akademisi, Milli Savunma Üniversitesi’ne bağlı harp okulları, astsubay meslek yüksekokulları ve enstitülerde öğrenim gören ya da bu kurumlar adına başka üniversitelerde eğitim alırken ilişiği kesilen öğrenciler düzenlemeden yararlanamayacak.
Akademik usulsüzlüklere ağır yaptırımlar geliyor
Kanun teklifi, akademik etik ihlallerine yönelik bugüne kadarki en kapsamlı yaptırımlardan bazılarını içeriyor.
Başkalarının hazırladığı tez, makale, proje veya bilimsel çalışmaları kullanarak akademik unvan, kadro ya da derece elde eden kişiler üniversite mesleğinden çıkarılabilecek.
Ayrıca bu kişilere 5 bin ila 10 bin gün arasında adli para cezası verilmesi öngörülüyor.
Sadece bu çalışmaları kullananlar değil, ücret karşılığında hazırlayanlar veya bu faaliyetlere aracılık edenler de aynı kapsamda cezalandırılacak. Bu işi ticari faaliyet haline getirenlere ise 10 bin ila 20 bin gün arasında adli para cezası uygulanabilecek.
Öğretim elemanlarına güvenlik soruşturması şartı
Teklifte dikkat çeken düzenlemelerden biri de yükseköğretim kurumlarında görev yapacak öğretim elemanlarına yönelik oldu.
Güvenlik Soruşturması ve Arşiv Araştırması Kanunu’nda yapılacak değişiklikle birlikte üniversitelerde görev alacak akademik personel de güvenlik soruşturması ve arşiv araştırması yapılacak personel kapsamına dahil edilecek.
Disiplin soruşturmalarında yeni dönem
Üniversitelerde yürütülen disiplin soruşturmalarına ilişkin usuller de yeniden düzenleniyor.
Yeni sistemde hakkında soruşturma yürütülen personele en az yedi gün savunma süresi verilecek.
Kişiye yöneltilen suçlamalar ile talep edilen disiplin cezaları açık şekilde bildirilecek ve dosyayı inceleme hakkı olduğu ayrıca hatırlatılacak.
Belirlenen süre içerisinde savunma yapılmaması halinde ise soruşturma mevcut deliller üzerinden sonuçlandırılabilecek.
Emeklilik yaşını dolduran akademisyenlere yeni imkan
Teklifle birlikte emeklilik yaş haddini dolduran öğretim üyeleri için de yeni bir uygulama getiriliyor.
Üniversitenin ihtiyaç duyması ve YÖK’ün uygun görmesi halinde öğretim üyeleri 75 yaşını geçmemek şartıyla ikişer yıllık sözleşmelerle görev yapmaya devam edebilecek.
Vakıf üniversitelerine sıkı denetim
Kanun teklifi vakıf üniversiteleri için de önemli değişiklikler içeriyor.
Yükümlülüklerini yerine getirmeyen üniversitelere uyarı, kontenjan kısıtlaması, yeni bölüm açma yasağı ve öğrenci alımının durdurulması gibi kademeli yaptırımlar uygulanabilecek.
Faaliyet izni geçici olarak kaldırılan bir vakıf üniversitesi, eksikliklerini üç yıl içinde gideremezse faaliyet izni tamamen iptal edilecek.
Mali yapısını sürdüremeyecek duruma gelen vakıf üniversiteleri ise devlet üniversitelerine devredilecek. Öğrencilerin eğitim haklarının korunacağı, eğitim giderlerinin ise kamu bütçesi yerine üniversitenin mali kaynaklarından karşılanacağı belirtildi.
Yeni akademik kadrolar oluşturulacak
Teklif kapsamında tıpta uzmanlık eğitimi başta olmak üzere akademik ihtiyaçların karşılanması amacıyla 48 üniversite bünyesinde profesör, doçent, doktor öğretim üyesi ve araştırma görevlisi kadroları ihdas edilmesi de öngörülüyor.
Üniversitelere yurt dışında faaliyet imkanı
Düzenlemeyle birlikte devlet üniversitelerine Cumhurbaşkanı kararıyla yurt dışında yerleşke, akademik birim ve eğitim programı açabilme yetkisi tanınıyor.
Ayrıca üniversitelerin ortak teknoloji transfer ofisleri kurmasının önü açılırken, bu ofislerin geliştirilen buluşların ticarileştirilmesi amacıyla yatırım yapabilmesi ve şirketlerle ortaklık kurabilmesi de mümkün hale geliyor.
Komisyonda kabul edilen kanun teklifi, TBMM Genel Kurulu’nda görüşüldükten sonra yasalaşması halinde yürürlüğe girecek. Düzenlemenin hayata geçmesiyle birlikte yükseköğretim sisteminde öğrenci haklarından akademik etik kurallarına, üniversite yönetiminden öğretim elemanlarının çalışma esaslarına kadar birçok alanda kapsamlı değişiklikler uygulanmaya başlanacak.
