Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB) Başkanı Fatih Karahan, 2026 yılının ilk enflasyon raporunu sunmak üzere İstanbul Finans Merkezi’ndeki Merkez Bankası Yerleşkesi’nde düzenlenen toplantının ardından basının sorularını yanıtladı. Toplantıda, özellikle Türkiye’deki yastık altı altın stoku ve bunun ekonomik göstergeler üzerindeki etkileri ön plana çıktı.
Başkan Karahan, yastık altı altın stoklarının Türkiye ekonomisi açısından önemli bir büyüklüğe sahip olduğunu vurguladı. Altın fiyatlarının son dönemdeki hızlı yükselişine dikkat çeken Karahan, “Altın fiyatları artıyordu ama bu kadar yüksek seviyelere ulaşmamıştı. Türkiye’de yastık altında tahmini olarak önemli miktarda altın stoku bulunuyor. Altın fiyatları arttıkça bunun bir servet etkisi ortaya çıkıyor” dedi.
Karahan, bu servet etkisinin ekonomik aktiviteye ve enflasyona etkilerini de değerlendirdi. Yastık altındaki altınların ne kadarının harcandığı ve piyasaya girdiğine bağlı olarak enflasyon üzerinde değişik etkiler olabileceğini belirten Karahan, Türkiye’deki yastık altı altın stokunun yaklaşık 600 milyar dolar civarında olduğunu söyledi. Bu rakam, ülke ekonomisi açısından son derece büyük bir değer anlamına geliyor.
Başkan ayrıca geçtiğimiz yıldan bu yana 100 milyar doların üzerinde, bazı hesaplamalara göre 200 milyar dolara yaklaşan bir servet etkisi olduğunu ifade etti. Karahan, bu durumun özellikle talep yönetimi açısından para politikası üzerindeki etkilerini bir ölçüde azalttığını ve dezenflasyonu yavaşlatan bir unsur olarak ortaya çıktığını belirtti. Yani, yastık altındaki altın stokları, tüketim ve yatırım davranışları üzerinden doğrudan fiyatlar ve enflasyon üzerinde etki oluşturuyor.
Ekonomistler, yastık altı altın stokunun hem bireysel serveti hem de ekonomik dengeyi etkileme potansiyeline sahip olduğunu belirtiyor. Türkiye’de birçok aile ve birey, altın birikimlerini güvenli bir yatırım ve tasarruf aracı olarak görüyor. Karahan, yastık altı altınların ekonomiye etkisini değerlendirirken, bunun yalnızca piyasa fiyatlarıyla sınırlı kalmadığını, aynı zamanda tüketim harcamaları ve ekonomik güven algısı üzerinde de önemli bir etkisi olduğunu vurguladı.
Merkez Bankası Başkanı’nın verdiği rakamlar, Türkiye’de altın birikiminin ve tasarruf eğiliminin boyutunu gözler önüne seriyor. Yastık altında tutulan altınlar, özellikle ekonomik belirsizlik dönemlerinde önemli bir likidite ve güven kaynağı olarak öne çıkıyor. Bu altın stoklarının ekonomiye ne kadarının yönlendirileceği, enflasyon ve para politikası açısından kritik bir gösterge olarak takip ediliyor.
Özetle, Türkiye’de yastık altında tutulan altın miktarı oldukça yüksek ve bunun ekonomide hem servet etkisi hem de talep yönetimi üzerinden enflasyon üzerindeki etkileri önemli boyutlarda. Merkez Bankası’nın tahminine göre bu stok yaklaşık 600 milyar dolar seviyesinde, ve geçen yılın ekonomik hareketleri, yastık altı altınların ekonomideki rolünü net bir şekilde ortaya koydu. Karahan’ın açıklamaları, altın birikiminin ekonomik göstergeler üzerindeki etkisinin anlaşılması açısından büyük önem taşıyor.
