ABD’nin Ankara Büyükelçisi ve Suriye Özel Temsilcisi Tom Barrack, Heybeliada Ruhban Okulu’nun yeniden açılmasıyla ilgili dikkat çeken açıklamalarda bulundu. Barrack, okulun yeniden açılmasının 2026 yılının Eylül ayında planlandığını belirterek, bu sürecin hem ABD hem de Türkiye açısından stratejik öneme sahip olduğunu ifade etti.
Perşembe günü Şükran Günü çerçevesinde Fener Rum Patrikhanesi’ni ziyaret eden Barrack, burada Patrik Bartholomeos ile bir araya geldi. Görüşmede, Heybeliada Ruhban Okulu’nun yeniden açılması, okulun yönetim ve denetim yapısı ile bölgesel dini eğitim konuları detaylı şekilde ele alındı. Barrack, ziyaretin ardından yaptığı açıklamada, “Hedefimiz, Eylül 2026’da Heybeliada Ruhban Okulu’nu yeniden açmak. Bu konu hem Başkan Trump hem de Başkan Erdoğan için son derece önemli” ifadelerini kullandı.
Heybeliada Ruhban Okulu, kilise ve metropolitlere din adamı yetiştiren bir eğitim kurumu olarak 54 yıldır kapalı bulunuyor. Okul, 1971 yılında Türk üniversitesine bağlanması şartı getirilince Rum Patrikhanesi tarafından kapatılmıştı. Barrack’ın açıklamalarıyla birlikte okulun yeniden açılması süreci yeniden gündeme geldi ve tartışmalar yoğunlaştı.
Planlanan yeni modelde okul, “Teoloji Meslek Yüksekokulu” adı altında özel okul statüsünde faaliyet gösterecek. Yönetimi Rum Patrikhanesi’nde olacak, denetimi ise Milli Eğitim Bakanlığı tarafından gerçekleştirilecek. Bu yapı, okulun eğitim faaliyetlerini bağımsız şekilde yürütmesine olanak sağlarken, Türkiye’nin denetim mekanizmasını da koruyacak.
Heybeliada Ruhban Okulu’nun açılması, Ortodoks dünyası için de önemli bir gelişme olarak değerlendiriliyor. Türkiye’de ve Yunanistan’da yoğun tartışmalara yol açması beklenen bu süreç, dini eğitimde eskiye dönüşün yanı sıra diplomatik bir boyut da taşıyor. Türkiye-Yunanistan ilişkileri ve bölgesel diplomasi açısından hassas bir konu olarak ön plana çıkan okulun açılışı, kilise ve metropolitlerin yetiştirilmesi sürecini yeniden başlatacak.
Barrack’ın açıklamaları, aynı zamanda ABD’nin bölgesel dini eğitim ve diplomatik süreçlerdeki rolünü de vurguluyor. Açıklama, Türkiye’deki siyasi ve dini çevrelerde tartışmaların yeniden alevlenmesine neden olurken, okulun Eylül 2026’da açılması hedefi, süreç için belirlenen somut bir tarih olarak öne çıkıyor.
Okulun açılmasıyla birlikte, Heybeliada’daki eğitim altyapısı güçlendirilecek, Ortodoks din adamlarının yetiştirilmesi süreci modern eğitim standartlarına uygun şekilde yürütülecek. Ayrıca, okulun özel statüde faaliyet göstermesi, Türkiye’deki eğitim yasaları çerçevesinde denetim ve yönetim mekanizmalarının da etkin şekilde işlemesini sağlayacak.


