Donald Trump, katıldığı televizyon programında hem kendisine yönelik ağır iddialara hem de son dönemde yaşanan saldırı olayına ilişkin kapsamlı açıklamalarda bulundu. CBS’te yayınlanan “60 Minutes” röportajında konuşan Trump, kendisi hakkında ortaya atılan suçlamaları kesin bir dille reddederek sert ifadeler kullandı.
Röportaj sırasında sunucunun, bir saldırı şüphelisine ait olduğu öne sürülen notlarda yer alan ifadeleri okuması üzerine Trump oldukça tepkili bir yanıt verdi. Kendisini hedef alan suçlamaları “tamamen asılsız ve kabul edilemez” olarak nitelendiren Trump, “Ben tecavüzcü değilim, kimseye tecavüz etmedim, ben bir pedofili değilim” sözleriyle iddiaları kesin şekilde reddetti. Bu açıklamasıyla birlikte, hakkında konuşulan ifadelerin “hasta bir zihnin ürünü” olduğunu savundu.
Trump, saldırı olayına ilişkin değerlendirmesinde, olayın hedefinin kendisi olup olmadığının net olmadığını ancak bazı işaretlerin bunu gösterdiğini belirtti. Saldırganın radikalleşmiş ve ciddi psikolojik sorunları olan biri olduğunu düşündüğünü ifade eden Trump, olayın bireysel bir eylem olabileceğini, yani “yalnız kurt” tipi bir saldırı olabileceğini söyledi. Zanlının aile içi sorunlar yaşadığını ve çevresi tarafından da daha önce şikayet edildiğini dile getirdi.
Olay anını da detaylandıran Trump, Beyaz Saray Muhabirleri Derneği yemeği sırasında büyük bir gürültü duyduklarını ve ilk anda bunun bir kaza olabileceğini düşündüklerini söyledi. Ancak durumun hızla ciddileştiğini ve güvenlik ekiplerinin devreye girdiğini belirtti. Eşi Melania Trump’ın da olaydan etkilendiğini, yaşanan anların oldukça gergin geçtiğini ifade etti.
Trump, konuşmasında medyanın ve internet ortamının etkilerine de geniş yer ayırdı. İnternetin hem faydalı hem de zararlı bir araç olduğunu belirten Trump, özellikle sosyal medyanın insanları psikolojik olarak etkileyebildiğini ve bazı durumlarda radikalleşmeye zemin hazırlayabildiğini söyledi. “İnternet insanları ruhsal olarak hasta etti” ifadesini kullanarak bu konudaki endişesini dile getirdi.
Siyasi değerlendirmelerde de bulunan Trump, kendi yönetimi döneminde ülkeyi ekonomik ve siyasi açıdan güçlendirdiğini savundu. Kendisine yönelik saldırıların, güçlü ve etkili liderlere karşı daha sık yaşandığını öne süren Trump, ABD’nin önceki dönemlerde zayıf yönetildiğini iddia etti. Ayrıca İran, Venezuela ve diğer uluslararası konulara değinerek ABD’nin daha sert ve etkili bir dış politika izlediğini söyledi.
Trump, İran’ın nükleer silah sahibi olmasına izin verilmeyeceğini vurgularken, ülkesinin küresel güç dengelerinde daha etkin bir rol oynadığını ifade etti. Ayrıca geçmişte yaşanan tarihi suikastlara atıfta bulunarak, siyasi liderlerin zaman zaman hedef alındığını hatırlattı.
Genel olarak röportaj, Trump’ın hem kişisel iddialara karşı kendini savunduğu hem de siyasi görüşlerini geniş şekilde anlattığı dikkat çekici bir açıklama olarak öne çıktı. Konuşma boyunca hem sert ifadeler hem de siyasi mesajlar dikkat çekerken, yaşanan olayın ardından güvenlik ve medya etkisi konuları da tartışmanın merkezine yerleşti.
