ABD Başkanı Donald Trump, İsrail’in işgal altındaki Batı Şeria’yı ilhak etmeye yönelik adımlarına ilişkin dikkat çekici açıklamalarda bulundu. Amerikan Axios haber sitesine verdiği özel röportajda Trump, Batı Şeria ile ilgili tartışmaların öncelikli olmadığını belirterek, “Ben ilhakı desteklemiyorum. Şu anda düşünmemiz gereken yeterince şey var. Batı Şeria ile uğraşmamıza gerek yok.” ifadelerini kullandı.
Bu açıklama, İsrail kabinesinin Batı Şeria’nın olası ilhakına yönelik yeni adımlar attığı bir dönemde geldi. Trump, bölgedeki gelişmelerin yakından takip edildiğini ve ABD’nin önceliklerinin farklı olduğunu vurguladı.
Trump ve Netanyahu Görüşmeleri Bekleniyor
Trump’ın açıklamaları, İsrail ile ABD arasındaki diplomatik temasların öncesinde geldi. İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu’nun, kısa süre içinde Beyaz Saray’da Trump ile bir görüşme yapması planlanıyor ve bu görüşmede Batı Şeria’nın durumu gündeme gelecek.
Geçen Aralık ayında yapılan görüşmede Trump’ın özel temsilcisi Steve Witkoff ve damadı Jared Kushner, İsrail’e Batı Şeria’daki tansiyonu düşürme çağrısında bulunmuş, bölgenin ilhak edilmesine ABD’nin karşı olduğunu net şekilde ifade etmişti. Trump ayrıca, Gazze’deki ateşkesin sağlanabilmesi için Müslüman ülkelere Batı Şeria’nın ilhak edilmeyeceği yönünde teminat verdiğini hatırlattı.
Trump’ın bu açıklamaları, ABD’nin İsrail’in Batı Şeria’daki planlarını sınırlı bir diplomatik çerçevede değerlendirdiğini ve doğrudan destek vermediğini gösteriyor.
İsrail Kabinesinin Kararları ve Bölgesel Etkileri
İsrail güvenlik kabinesi, 8 Şubat tarihinde Batı Şeria’da Filistin yönetiminin kontrolündeki bölgelerde İsrail’in denetim ve kontrol faaliyetlerini artıran bir dizi karar aldı. Bu kararlar, özellikle Batı Şeria’nın siyasi ve idari yapısını etkileyebilecek nitelikte.
Batı Şeria, 1995 tarihli İkinci Oslo Anlaşması’na göre üç bölgeye ayrılıyor:
-
A Bölgesi: Tamamen Filistin yönetiminde
-
B Bölgesi: Filistin sivil idaresi ve İsrail güvenlik kontrolünde
-
C Bölgesi: Tamamen İsrail kontrolünde ve Batı Şeria’nın yaklaşık %61’ini kapsıyor
Kabinenin aldığı bazı kararlar, özellikle El Halil’deki mevcut düzenlemeleri etkiliyor. Örneğin Harem-i İbrahim Camisi ve çevresindeki planlama ile inşaat yetkileri, 1997 El Halil Anlaşması’na aykırı şekilde yerel belediyeden alınarak İsrail Sivil İdaresine bağlı kurumlara devredildi.
Bu gelişmeler, uluslararası toplumun tepkisini çekiyor. Birleşmiş Milletler ve Avrupa Birliği yetkilileri, Doğu Kudüs dahil Batı Şeria’yı işgal altındaki Filistin toprağı olarak tanıyor ve İsrail’in yerleşim faaliyetlerini uluslararası hukuka aykırı kabul ediyor.
Trump’ın Mesajı ve ABD’nin Tutumu
Trump, röportajında ABD’nin bölgedeki önceliklerini net şekilde ortaya koydu. Başkan, İsrail’in olası ilhak adımlarına doğrudan destek vermediğini ve ABD’nin şu anda öncelikli olarak bölgedeki güvenlik ve diplomatik süreçlerle ilgilenmesi gerektiğini vurguladı.
Uzmanlar, Trump’ın açıklamalarını ABD’nin İsrail ile ilişkilerinde temkinli bir yaklaşım benimsemesi olarak değerlendiriyor. Özellikle Orta Doğu’daki tansiyonun artmasını önlemek ve bölgesel istikrarı korumak adına ABD’nin doğrudan ilhakı desteklememe pozisyonunu sürdürdüğü ifade ediliyor.
Bölgede Uluslararası Tepkiler ve Yansımalar
İsrail’in Batı Şeria’daki denetim artırıcı kararları ve olası ilhak planları, uluslararası kamuoyunda geniş yankı uyandırdı. Birleşmiş Milletler yetkilileri, İsrail’in yerleşim ve ilhak faaliyetlerini yasa dışı olarak değerlendirirken, Avrupa Birliği ve Arap ülkeleri de benzer şekilde tepki gösterdi.
Analistler, Netanyahu ile Trump arasındaki yaklaşan Beyaz Saray görüşmesinin Batı Şeria’daki statüyü ve olası ilhak adımlarını belirlemede kritik bir rol oynayacağını belirtiyor. Görüşmenin, bölgedeki tansiyonu düşürme veya ilhak tartışmalarının önünü açma açısından belirleyici olabileceği vurgulanıyor.
Tarihsel ve Hukuki Arka Plan
Batı Şeria, 1967’den bu yana İsrail’in işgali altında ve bölgedeki yönetim, Oslo Anlaşmaları çerçevesinde Filistin otoritesi ile İsrail arasında bölgesel olarak paylaşılmış durumda.
-
A ve B bölgeleri, Filistin yönetimi ve sivil idareye bırakılmışken,
-
C bölgesi, İsrail’in tam kontrolünde ve bu bölge üzerinde yerleşim faaliyetleri yoğun şekilde devam ediyor.
Uluslararası hukuk açısından, Batı Şeria’daki yerleşimlerin ve ilhak girişimlerinin yasa dışı olduğu kabul ediliyor. Bu nedenle ABD ve diğer küresel aktörlerin bölgedeki adımları dikkatle takip ettikleri bildiriliyor.
Önümüzdeki Günlerde Beklentiler
ABD ve İsrail liderlerinin önümüzdeki günlerde yapacakları görüşmeler, Batı Şeria’nın geleceği açısından belirleyici olacak. Trump’ın açıklamaları, ABD’nin doğrudan ilhakı desteklememe konusundaki pozisyonunu açıkça ortaya koyarken, İsrail’in kendi iç politikası ve yerleşim planları diplomatik bir gerilim unsuru olmaya devam edecek.
Uzmanlar, bölgedeki gelişmelerin sadece Orta Doğu’yu değil, küresel diplomasi ve güvenlik dengelerini de etkileyebileceğini ifade ediyor.
