Türkiye’de çocukların karşı karşıya kaldığı akran zorbalığının boyutu, açıklanan istatistiklerle bir kez daha gündeme geldi. TÜİK’in 2022 yılına ait verilerine göre, 6-17 yaş grubundaki çocukların yüzde 13,8’i ayda en az birkaç kez akran zorbalığına maruz kalıyor. Özellikle küçük yaş grubundaki ve işlevsel zorluğu bulunan çocuklarda oranların yükselmesi dikkat çekiyor.
Akran zorbalığı küçük yaşlarda daha yaygın
Araştırma sonuçları, akran zorbalığının kız ve erkek çocukları benzer oranlarda etkilediğini ortaya koydu. Kız çocuklarının yüzde 14,2’si, erkek çocuklarının ise yüzde 13,4’ü zorbalıkla karşılaşıyor.
Yaş gruplarına bakıldığında 6-12 yaş arasındaki çocukların yüzde 15,9’unun zorbalığa maruz kaldığı görülüyor. Bu oran 13-17 yaş grubunda yüzde 10,7’ye geriliyor.
Veriler, özellikle ilkokul çağındaki çocukların akran zorbalığı açısından daha fazla risk altında olduğunu gösteriyor.
İşlevsel zorluğu bulunan çocuklarda risk iki katından fazla
Araştırmanın en dikkat çekici sonuçlarından biri, işlevsel zorluğu bulunan çocuklarla diğer çocuklar arasındaki fark oldu.
İşlevsel zorluğu bulunan çocukların yüzde 27,2’si akran zorbalığına uğrarken bu oran işlevsel zorluğu bulunmayan çocuklarda yüzde 11,6 olarak kaydedildi.
İki grup arasındaki 15,6 puanlık fark, zorbalığın bazı çocukları çok daha ağır biçimde etkilediğini ortaya koydu.
En yaygın zorbalık türü dalga geçilmesi
Çocukların karşılaştığı zorbalık türleri arasında ilk sırada yüzde 7,7 ile dalga geçilmesi bulunuyor. Bunu yüzde 7,2 ile kasıtlı olarak dışlanma ve yüzde 4,8 ile hakkında dedikodu yapılması takip ediyor.
Fiziksel zorbalık da önemli bir sorun olarak öne çıkıyor. Çocukların yüzde 4,4’ü vurulma veya itilip kakılmaya, yüzde 3,4’ü eşyalarının alınmasına ya da zarar görmesine maruz kalıyor. Tehdit edilme oranı ise yüzde 2,1 olarak belirtiliyor.
Ortaya çıkan tablo, akran zorbalığının yalnızca fiziksel şiddetle sınırlı olmadığını; alay etme, dışlama ve dedikodu gibi davranışların da çocukların yaşamında önemli bir yer tuttuğunu gösteriyor.
Türkiye’de her 100 çocuktan yaklaşık 14’ünün karşılaştığı bu sorun, çocukların güvenli ve destekleyici ortamlarda büyümesinin önemini bir kez daha ortaya koyuyor.
